Hazine adına kayıtlı taşınmazın, hava fotoğrafları ve bilirkişi raporlarıyla desteklenen uzun süreli zilyetlik sebebiyle davacılar adına tescili kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bir kadastro davasında, ilk derece mahkemesi, davacıların ve mirasçılarının 100 yılı aşkın süredir tarım amaçlı kullandığı, hava fotoğrafları ve ziraat bilirkişisi raporlarıyla meyve ağaçları ve biçenek olarak kullanımın tespit edildiği, tahsis kararına rağmen jandarma karakolunun inşa edilmediği 1 36... parsel sayılı taşınmazın hazine adına olan tespitinin iptali ile davacılar adına tescilini talep ettiği olayda; mahalli ve fen bilirkişisi raporları ile hava fotoğrafları incelemeleri sonucunda davacıların 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğini ispatladığı, hazinenin ise zilyetliğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve taşınmazın davacılar adına müştereken tesciline karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/3795 E.  ,  2026/1168 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/975 E., 2025/444 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/353 E., 2023/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 36... parsel sayılı 3.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 14.03.1988 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak Hazine adına tepit edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 36... parsel sayılı taşınmazın tespitinin müvekkilleri olan davacılar adına yapılması gerekirken Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın davacılara taksim sonucu kaldığını, davacıların taşınmaza yönelik kullanımlarının 80-90 yıldır devam ettiğini ileri sürerek, taşınmazın eşit hisselerle davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; davacıların zilyet olduklarını somut belgelerle ispat etmeleri gerektiğini, dava konusu taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olduğunu, 1927 yılından bu yana nizasız ve fasılasız olarak Hazinenin hüküm ve tasarrufunda olduğunu, taşınmaz üzerinde Hazine dışında başka kimsenin zilyetliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "dava konusu taşınmazın kadastro tutanağına uygulanan 14.03.1988 tarih cilt 36... sıra 2 numaralı tapu kaydının geldisi olan 28.09.1987 tarih ve 25 sıra numarası ile Hazine adına kayıtlı olduğu, daha sonra 3300 metrekare yerin üzerinde jandarma karakolunun tesisleri kurulması için kullanım hakkının jandarma genel komutanlığına bırakıldığı, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarından taşınmazın yaklaşık 100 yıldan fazla bir süredir davacıların ve evvelli murislerinin kullanımında olduğunun beyan edildiği, bu doğrultuda jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinden rapor alındığı, alınan raporda 2001, 19 88... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinin yapıldığı, yapılan yorumun birbirine benzer olduğu, taşınmazın sınırlarında sıralı ağaçların bulunduğu ve ağaçların ortasında kalan kısımda biçenek olarak kullanım olduğu, 2001, 19 88... hava fotoğrafında da rapor edildiği ve ziraat bilirkişi kurulunda alınan raporda dava konusu taşınmaz üzerinde çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğu, bu meyve ağaçlarının yabani formunda olmadığı, taşınmaz üzerindeki ceviz ağaçlarının yaşlarının yaklaşık 50... yaş aralığında olduğu, tohumlarının taşınmaz üzerinde ekilerek veya fidanlarının dikilerek bu ağaçların meydana geldiğinin rapor edildiği, fen bilirkişi raporunda her ne kadar kadastro tutanağında uygulanan 14.03.1988 tarih cilt 36... sıra 2 numaralı tapu kaydının sınırları itibariyle dava konusu taşınmaza uyumlu olduğu gözlemlenmiş ise de tapu kaydındaki tahsis kararının ilgili kurumlarca yerine getirilmediği, taşınmaz üzerinde keşif günü itibariyle mahkemece yapılan gözlem ile alınan 2001, 19 88... tarihli hava fotoğraflarının yorumlarında her hangi bir karakol inşaat çalışmasının olmadığı, tahsis kararından sonra herhangi bir çalışma yapılmadığı mahkemece kanaat edilerek davacıların taşınmaz üzerindeki kullanımlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 14. ve 17. maddelerine dayandırdığı, bu doğrultuda davacıların tesis kadastrosundan geriye dönük 20 yıl süre ile nizasız fasılasız olarak hak iddia ettikleri taşınmaz üzerinde imar ihya çalışmalarının tamamlamaları gerektiği, ancak iş bu dava dosyasında 14.03.1988 tarih cilt 36... sıra 2 numaralı tapu kaydının ilk geldisi olan 28.09.1987 tarih ve 25 sıra numaralı tapu kaydının oluşumundan geriye dönük olacak şekilde 20 yıl süre ile nizasız fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşullarının sağlamaları gerektiği hasıl olup davacıların birbirini destekleyen ve hayatın olağan akışına uygun mahalli bilirkişilerin beyanlarıyla hava fotoğrafçısının 1968 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde taşınmaz üzerinde biçenek olarak kullanım olduğu raporuyla ve ziraat bilirkişi kurulu tarafından alınan raporda taşınmaz üzerinde 90 yaşında ceviz ağaçları olduğu raporu ortak olarak değerlendirildiğinde davalı ... Hazinesinin dava konusu taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla zilyet olduğunu ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunamadığı ve zilyetliğini ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazın ..., ..., ... ve ... adlarına müşterek olarak meyve bahçesi ve biçenek vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağının incelenmesinde 14.03.1988 tarih ve 2 numaralı tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit gördüğünün anlaşılmakta olduğu, mahalli bilirkişi beyanları ve fen bilirkişi raporuna göre tapu kaydı sınırları taşınmaz ile birebir uymakta olduğu, bu halde davacıların zilyetlikle mülk edinme koşullarını tapu kayıt tarihine kadar gerçekleştirmiş olmalarının ve buna göre de taşınmazda imar ihyanın en geç 1968 yılında tamamlanmış olması gerektiği, dosyada mevcut 06.05.2023 tarihli jeodezi bilirkişi raporunda 1968, 19 88... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazda ağaçların ekili olduğunun, arada kalan kısımların biçenek olarak kullanıldığının bildirilmesine ve 21.02.2023 tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporuna göre taşınmazdaki ağaçlardan bir kısım alıç ağacı dışında yabani olmadığı ve yaşlarının 90 ı bulduğunun bildirilmesine göre, tapu kayıt tarihine kadar zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı ve bu durum karşısında davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davalı .. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, yeniden keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacılar lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın mera olarak kullanıldığını, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik hükümlerine göre gerçek kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.