11. Ceza Dairesi, serbest meslek sahibi dolandırıcılığı suçundan verilen beraati onarken, resmi belgede sahtecilik davasını zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
Özet: Yüksek Mahkeme, ağır ceza mahkemesinin sanık hakkında verdiği iki ayrı beraat kararını temyiz incelemesine alarak, serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı suçundan verilen beraat hükmünü, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle hukuka uygun bularak onaylamıştır; ancak, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmünü, suçun kanundaki cezasının türü ve üst sınırı dikkate alındığında olağanüstü dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi sebebiyle bozmuş ve yeniden yargılama gerektirmeden, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/479 E. 2016/298 K.SUÇLAR : Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1.Serbest Meslek Sahibi Kişilerin Dolandırıcılığı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Başvurusunun İncelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Başvurusunun İncelenmesinde; Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.