Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı davasında davalının ödeme yapmasıyla davanın konusuz kalması üzerine esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Özet: Bir trafik kazası sonucu meydana gelen araç değer kaybının tahsili amacıyla sigorta şirketine karşı açılan tazminat davasında, bilirkişi raporuyla kusur ve değer kaybı miktarının belirlenmesinin ardından davalı sigorta şirketinin, dava konusu bedelleri, faizleri, yargılama giderleri ve vekalet ücretini dava sürecinde davacıya ödemesi üzerine dava konusuz kaldığından, mahkemece esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, öte yandan arabuluculuk giderinin ise davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/358 Esas - 2026/522

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/358
KARAR NO: 2026/522
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2025
KARAR TARİHİ : 23/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ..... plakalı aracın, 08.11.2024 tarihinde davalı nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı ..... plakalı araçla karıştığı kazada hasar gördüğünü, onarım bedelinin kasko sigortacısı tarafından karşılandığını, ancak araçta değer kaybı meydana geldiğini ileri sürmüştür. Davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve yetki itirazlarında bulunarak değer kaybı miktarının belirlenebilir olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunmuştur. Davacı aracının dava konusu kazadan önce aynı bölgesinde hasar bulunduğunu, bu nedenle değer kaybı oluşmadığının ekspertiz raporuyla belirlendiğini; kusur durumunun bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı şirketin temerrüde düşmediğini ve uygulanabilecek faizin avans faizi değil yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davaya konu uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı talebine ilişkin. Dosyada toplanması gereken deliller toplanmış dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan raporda davaya konu kazanın meydana gelmesinde tarafların eşit oran kusurunun bulunduğu tespit edilmiş, ayrıca değer kaybı miktarı da hesaplanmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla rapora yönelik itirazlar 22/05/2026 tarihli celsede reddedilmiş ve davacı vekiline HMK 107/2 maddesi gereğince bedel artırım dilekçesi sunmak üzere süre verilmiştir.
Davacı vekili, 23/06/2026 tarihli celsede davanın konusuz kaldığını, davalı tarafından bedel artırım dilekçesi ile talep edilen tutarların vekalet ücreti ve yargılama gideriyle birlikteödendiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili, 18/06/2026 tarihli dilekçesi ile; bilirkişi raporuna istinaden davacı tarafa dava konusu değer kaybu bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretini 15/06/2026 Tarihinde davacı vekiline ödenmiş olduğundan müvekkili sigorta şirketi yönünden dava konusuz kalmış olup, taraflarının da yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, tüm alacak kalemleri ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti hakkında müvekkili şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
HMK 331/1 maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Dava açılış tarihi itibariyle davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği dikkate alınarak davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekse de dava masrafları, harç ve vekalet ücretinin de ödemeler içerisinde olduğu görülmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığı değerlendirilmiş, ara buluculuk ücreti ise davalıya yüklenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gereken 732,00-TL harcın dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ve 269,18 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 152,58-TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve hazineye irat kaydedilen harç davalı tarafından davacı tarafa ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
4-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Ödeme yapıldığından davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı tarafından yargılama giderleri davacıya ödendiğinden bu hususta da hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.23/06/2026
Katip ..... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır