5. Ceza Dairesi, tefecilik suçundan verilen beraat hükmünü, hazinenin katılan olarak kabulüyle dava zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının düşmesine karar vererek bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, tefecilik suçundan beraat kararı verilen sanık hakkında, hazinenin katılma talebini kabul ettikten sonra, suçun tabi olduğu lehe 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin son kesici işlem olan 25.02.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile temyiz inceleme tarihi arasında dolduğunu tespit ederek yerel mahkemenin beraat kararını bozmuş; ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/144 Esas, 2022/520 KararSUÇ : TefecilikHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve vekilinin 05.11.2018 havale tarihli dilekçeyle bulunduğu katılma talebi karara bağlanmayan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, aynı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 25.02.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.