Hazinenin kadastro tespitine itirazla talep ettiği taşınmazın, zilyetlikle iktisap şartlarını taşıması ve orman vasfında olmaması nedeniyle davanın reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, bir parselin davalı adına zilyetlik yoluyla tescilinin iptali ve Hazine adına tescili talebiyle açılan davada, taşınmazın orman veya koruma alanı olduğu gerekçesiyle zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği ileri sürülmüşse de, yapılan temyiz incelemesinde, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davalının murisleri tarafından yirmi yılı aşkın süredir tarımsal amaçlı kullanılarak zilyetlik yoluyla iktisap edildiği yönündeki kararı, en eski tarihli hava fotoğraflarının taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğunu ve orman olmadığını göstermesi, ayrıca sonraki imar planlarında da tarımsal niteliğinin korunacağının belirtilmesi gerekçeleriyle hukuka uygun bulunarak temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/771 E., 2024/2897 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro MahkemesiSAYISI : 2020/126 E., 2022/223 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 1 57... parsel sayılı taşınmazın, .. Mahallesinde yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi gereği zilyetlikten davalılar adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın imar ve ihya süresinin henüz tamamlanmadığından zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; tarla vasfındaki taşınmazın murisleri adına önceden tespiti yapılan bir yer olduğunu, yaklaşık 90-100 yıldan beri sahiplenilmiş ve zilyetlik kazanılmış bir taşınmaz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı tarafın eklemeli zilyetlikle 1980 yılından önce 20 yılı aşkın bir süredir tarımsal amaçlı kullanılan taşınmazı edindiği ve zilyetliğini devam ettirdiği, böylelikle taşınmaz üzerinde, imar planına alınmadan önce zilyetlikle iktisap şartlarının sağlandığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 57... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belertilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın arazi kadastrosunun 1983 yılında yapıldığını ve dava konusu taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tespit dışı bırakıldığını, 1941 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman kadastrosunun aplikasyonunun 07.12.2006 yılında ilan edilerek kesinleştiğini, Yargıtay içtihatları gereğince aplikasyonun kesinleştiği tarihten, 2006 tarihine kadar taşınmazın orman olduğunun kabulünün gerektiğini, davacıların ve murislerinin varsa sürdürdükleri zilyetliğin hukuken değerinin bulunmadığını, taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50000 ölçekli imar planında kaldığını, orman aplikasyon ve nazım imar planı tarihleri dikkate alındığında, taşınmazın zilyetlik ve imar-ihya ile kazanılacak yerlerden olmadığını, taşınmazın .. Baraj Gölü Havzası Mutlak Koruma Alanı içerisinde kaldığını, bu nedenle zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, taşınmazın neden tespit dışı bırakıldığının açıklanmadığını, ayrıca taşınmazın eski bir .. köyü olduğunu ve 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Hazinenin mülkiyetine geçen taşınmazlardan olması nedeniyle zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz ve taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.Dava konusu 1 57... parsel sayılı taşınmaz, tapulama Kanunlarına göre yapılan kadastro/tapulama çalışmaları sırasında, kadastroya tabi tutulmayarak tespit harici bırakılan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olup, 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız olarak malik sıfatıyla 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince, 1.247,34 m² yüzölçümlü olarak ve tarla vasfıyla davalı ... murisleri adına tespit edilmiş, 28.10.2020-26.11.2020 tarihleri arasında ilan süresi içinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. Dava konusu 1 57... parsel, mülga 29.07.1980 tasdik tarihli ve 1/50.000 ölçekli .. .. Alan Nazım İmar Planında orman alanı sınırları içinde kaldığı daha sonra yürürlüğe giren 15.06.2009 tasdik tarihli ve 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında "tarımsal niteliği korunacak alan" lejantında yer aldığı, en eski tarihli hava fotoğrafları olan 1942, 1968, 1970, 1975, 1985, 19 92... yıllarına ait hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın açık renkli orman örtüsü olamayan ve tarım arazisi özelliğinde olduğu, batısı ve kuzeyinin 6831 sayılı Orman Kanunu'nca 2/B arazisi olarak Hazine adına tescil edildiği anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza ilişkin orman olmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.