Kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, olağanüstü zamanaşımı süresi dolması nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından bozulması ve davanın düşmesine karar verilmesi.
Özet: Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, suçun işlendiği 03.10.2013 tarihinden itibaren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılması nedeniyle bozulmuş olup, bu durum yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle oy birliğiyle düşürülmesine karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2023/13724 E.  ,  2026/7145 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/989 E., 2023/323 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suç tarihi 03.08.2013 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir hata olarak kabul edilmiş ve iddianamede müsaderesi talep edilen suça konu cep telefonları yönünden müsadere hususunda mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 03.10.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 17.06.2026 tarihinde karar verildi.