Boşanma davasında bölge adliye mahkemesince hükmedilen maddi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakasının kadın lehine yetersiz bulunması nedeniyle temyiz dairesi tarafından bozulması.
Özet: Boşanma davasında, tarafların karşılıklı temyiz başvuruları üzerine yapılan incelemede, davacı kadına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile yoksulluk nafakasının, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve kişilik haklarına yapılan saldırılar dikkate alındığında az olduğu tespit edilmiştir; bu nedenle, hakkaniyet ilkesi ve ilgili kanun maddeleri çerçevesinde daha uygun miktarda tazminat ve nafaka takdir edilmesi gerektiği belirtilerek bölge adliye mahkemesi kararının tazminat ve nafaka miktarları yönünden bozulmasına, davalı erkeğin tüm temyiz itirazları ile davacı kadının bozma kapsamı dışındaki diğer itirazlarının ise reddedilerek hükmün geri kalan kısımlarının onanmasına karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/5540 E.  ,  2026/2986 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/239 E., 2025/132 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kuşadası 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/106 E., 2021/96 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm duruşma istemli olarak davacı kadın vekili tarafından tazminatların ve nafakaların miktarları ile nafaka artış talebi yönünden; duruşma istemli olarak davalı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle 05.06.2007 doğumlu ... 'nin temyiz inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (2) ve (3) numaralı paragraflarda belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminatların ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'tan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı ...'e verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin harcın istek halinde yatıran davacıya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.