Eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil davasında, Yargıtay bozması sonrası zilyetlik şartlarının hava fotoğrafları ve uzman bilirkişi raporlarıyla detaylıca yeniden araştırılması.
Özet: Bu hukuki evrak, maliki bilinmeyen ve Hazine adına tescilli bir taşınmazın, satış senedi ve eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla davacı adına tapu iptali ve tescilini talep eden bir davaya ilişkindir; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı ve ardından Yargıtayın ilk onama kararı sonrasında, Hazinenin karar düzeltme talebinin kabul edilmesi üzerine, önceki inceleme ve bilirkişi raporlarının çelişkili ve yetersiz bulunması nedeniyle, taşınmazın geçmişteki durumu, kullanımı, zilyetliği ve Kadastro Kanunundaki norm kısıtlamasının aşılıp aşılmadığı konularında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tüm eski hava fotoğrafları getirtilerek, yeni ve uzman bilirkişiler ile yerel tanıkların katılımıyla kapsamlı bir keşif yapılmasının gerektiğine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/292 E., 2023/166 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 17.02.2025 tarihli ve 2023/3438 Esas, 2025/1166 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.Davalı Hazine vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, ... ili .. ilçesi ..... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 05... parsel sayılı 17.703,55 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, kim yada kimlerin malı olduğu bilinemediği belirtilerek Hazine adına tarla vasfıyla tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı 1997 yılında satış senedi ile satın aldığını, malik sıfatına sahip olduğunu ve lehine eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2014/192 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 1 05... numaralı Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/4344 Esas, 2020/382 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi çekişmeli taşınmaz hakkında zilyetlikle mal edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, bozma kararından sonra yapılan keşifte dinlenen ziraat bilirkişi “önceleri tarım yapıldığı, ancak son yıllarda tarımsal faaliyet yapılmadığı gözlemlenmektedir.” tespitinde bulunmuş, orman bilirkişisi 1971 tarihli hava fotoğrafında tarımsal faaliyet yapılan yer olduğunu bildirmiş, kadastro tarihinden 15... yıl önceki hava fotoğraflarını incelememiş, iade kararı üzerine keşifte dinlenen uzman orman bilirkişisi, ziraat bilirkişisi ve harita mühendisi bilirkişi müşterek imzalı raporlarında 1991 tarihli hava fotoğrafında tarım amaçlı kullanım bulunduğu, tahıl ürünü olduğu bildirilmiş olup, 1991 tarihli hava fotoğrafı çıplak gözle incelendiğinde bilirkişi tespiti ile uyumlu olmadığı gözlemlenmektedir. Bu haliyle, süre yönünden zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur. Ayrıca davacı eklemeli zilyetliğe dayandıkları halde zilyetliği edindiklerini belirttikleri bayiler yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde yazılı 40/100 dönüm norm kısıtının aşılıp aşılmadığı da araştırılmamıştır. O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yöreye ait 19 87... tarihleri arasındaki tüm hava fotoğrafları ve bunlardan üretilen memleket haritaları ile varsa belirtilen tarih aralığına ait tüm ortofoto haritaları getirtilerek, bundan sonra mahallinde önceki keşiflerde görev almayan halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan toprak konusunda uzman bir ziraat mühendisi, iki harita - jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve bir harita mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti, dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız mahalli bilirkişiler ve tarafların gösterdiği tanıkların tümü hazır olduğu hâlde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, zilyetliğin türü, zilyetliğin terk edilip edilmediği, zilyetliğe konu edilip de zilyetlik terk edilmiş ise ne zaman terk edildiği, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi hâlinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, harita mühendisi bilirkişiden keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı, getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; dosyada bulunan bilirkişi raporlarından uygulama ve araştırmada kullanıldığı anlaşılan 1991 tarihli hava fotoğrafı ile getirtilen hava fotoğrafları ve ortofoto haritalarının ölçekleri kadasrto paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de bu belgelerin ölçeğine çevrilip çakıştırıldıktan sonra, çekişmeli taşınmaz komşularıyla birlikte bu harita ve hava fotoğraflarında gösterilmeli, hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, üzerindeki bitki örtüsü, belirtilen tarihlerde kullanım bulunup bulunmadığı, kısmen kullanılan yerlerden ise ne kadarlık kısmının kullanıldığı, tasarruf sınırlarının olup olmadığı, tasarruf sınırları var ise komşu taşınmazların kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, belirli bir süre kullanım olupta zilyetlik terk edilmişse ne zaman terk edildiği belirlenmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsü (özellikle bitkilerin aşı yaşları), zilyetlik terk edilmiş ise ne zamandan beri kullanılmadığını içerir, önceki bilirkişinin esas ve ek bilirkişi raporlarını irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, uzman orman ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilerden tüm hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, belirtilen tarihlerde kullanım bulunup bulunmadığını, tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığını belirtir şekilde rapor alınmalı, davacının zilyetliği edindikleri bayileri yönünden 40/100 dönüm norm kısıtının aşılıp aşılmadığı araştırılmalı, böylece tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleşmiş olup olmadığına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 05... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline ve davalı ... İdaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 17.02.2025 tarihli ve 2023/3438 Esas, 2025/1166 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.VI. KARAR DÜZELTMEDairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, 20.09.2022 tarihli teknik bilirkişi heyet raporunda; dava konusu parselin 600 metre kotta %25 eğime sahip olduğu, toprak yapısının orman toprakları büyük grubuna dahil edilen çok sığ derinlikte (0-20 cm) hafif taşlı altıncı (VI.) sınıf arazi vasfında olduğu ve altıncı sınıf arazinin; "ormanlık ve çayır olarak kullanılmada dahi orta derece tedbirler alınmasını icap ettiren arazidir. Fazla meyillidir ve şiddetli erezyona maruz kalır. Yüzlektir, ıslak veya çok kurudur veya başka sebeplerden kültivasyona müsait değildir." şeklinde tanımlandığı, dava konusu parselin eski tarihli hava fotoğraflarından tarla olarak aktif kullanılıp kullanılmadığının tam anlaşılamadığı, saha incelemesinde de en son ne zaman tarım yapıldığına ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı, keşif tarihi itibarıyla taşınmazda kullanım olmadığı ve orman emvali ağaçlar, çalı ve ot ile kaplı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca mahallinde 11.06.2021 tarihinde yapılan keşif sırasında alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında, dava konusu taşınmazın uzun süre önce satıldığı, kime satıldığını bilmedikleri, satış yapıldıktan sonra üzerinde hiç tarım yapılmadığı, bu nedenle üzerinde ot, çalı ve ağaçların yetiştiği belirtilmiş olup, bu duruma göre, davacının taşınmazı satın aldığı 1997 yılından beri üzerinde ekonomik amaca elverişli bir kullanım ve zilyetliğinin bulunmadığı, kadastro tespit tarihine kadar dava konusu taşınmazlar üzerinde kanunun aradığı zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine oluşmadığı anlaşılmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 17.02.2025 tarihli ve 2023/3438 Esas, 2025/1166 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş ise de yazılı sebeplerle bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı, bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARARDavalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 17.02.2025 tarihli ve 2023/3438 Esas, 2025/1166 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.