Temyiz incelemesi sonucu, karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasında kadının anksiyete bozukluğunun kusur sayılamayarak erkeğin ağır kusurlu, kadının az kusurlu bulunmasını hükmeden bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bu kararda, karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı talepli davada, hem davacı-karşı davalı erkek hem de davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının incelendiği belirtilmiştir; hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, özellikle kadına yüklenen "anksiyete bozukluğu" vakıasının tek başına kusur olarak kabul edilemeyeceği, buna rağmen gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla taraf vekillerinin temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle temyiz taleplerinin reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/812 E., 2025/535 K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ: Polatlı Aile MahkemesiSAYISI : 2021/400 E., 2024/311 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı erkek vekili tarafından kadının davasında kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı karşı davacı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davacı karşı davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle İlk Derece Mahkemesince kadına kusur olarak yüklenen "anksiyete bozukluğu olduğu" vakıasının kadına kusur olarak yüklenmeyeceğinin, kadının mevcut rahatsızlığının tek başına kusur olarak yüklenmesi için yeterli olmadığının ve davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının tedaviden kaçındığına dair vakıaya da dayanılmadığının kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı karşı davacı ... 'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı karşı davalı ...'ye verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.