Karşılıklı boşanma davasında temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararında kadın lehine hükmedilen manevi tazminatın az bulunarak bozulması ve diğer itirazların reddiyle onanması.
Özet: Bu boşanma davasında, temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri ve kişilik haklarına saldırının ağırlığı dikkate alındığında, davalı-davacı kadın lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu tespit edilmiş ve Türk Medeni Kanunu ile Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümleri uyarınca daha uygun bir miktarın belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bu yönden bozulmasına, kadının diğer temyiz itirazlarının ise reddedilerek kararın bozma kapsamı dışındaki bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2026/190 E.  ,  2026/2948 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/974 E., 2025/1208 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları, tedbir ile iştirak nafakası miktarları ile reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne ve kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığına nazaran, davalı-davacı kadın yararına hükmolunan manevî tazminat miktarı, bozma ilamında belirtilen ilkelere ve bozmanın amacına uygun olmayıp azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevî tazminat miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davalı-davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.