11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçunda olağan dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkumiyet kararını bozarak kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Sanığın üzerine atılı "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, ilk mahkûmiyet kararı tarihinden sonra verilen ikinci mahkûmiyet kararı tarihine kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e maddesinde belirtilen olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından kanuna aykırı bulunmuş; bu nedenle yüksek mahkeme, hükmü bozarak yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda doğrudan karar verme yetkisini kullanarak, kamu davasının gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/160 E. 2025/202 K.SUÇ : Resmi belgede sahtecilikHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : DüşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı "resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ilk mahkûmiyet kararı tarihinden, 07.07.2025 tarihli ikinci mahkûmiyet kararına kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.