Birden fazla sanığın sahte belge düzenleme suçundan yargılandığı davada zamanaşımı, beraat ve mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf ve temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, sahte belge düzenleme suçuna ilişkin olarak ilk derece mahkemesinin 2006 yılı için zamanaşımı nedeniyle düşme ve delil yetersizliğinden beraat, 2007-2008 yılları için ise bazı sanıkların mahkumiyetine hükmettiği kararların ardından, bölge adliye mahkemesinin 2006 yılı için düşme kararını onadığı, 2007-2008 yılları için verilen mahkumiyet kararlarını ise sanıkların fiili şirket faaliyeti ve temsil yetkisi eksikliği gibi nedenlerle kaldırarak beraatlerine karar verdiği bir süreci anlatmakta olup, katılan vekili ise bu beraat ve düşme kararlarının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
12. Ceza Dairesi         2025/2586 E.  ,  2026/3809 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1324 E., 2019/1578 K.
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi, düşme
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık ... ve sanık ... hakkında 2006 yılı itibariyle sahte belge düzenleme suçundan 28/12/2006 tarihine kadar tanzim edilen faturalar bakımından açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, 28/12/20 06... /12/2006 tarihleri arasındaki faturalar nedeniyle üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine, 2007 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b-1, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, 53... . maddeleri uyarınca 18... gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve cezaların ertelenmesine, sanıklar ..., ... ve ...'ın 2008 yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; "Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine, 2006 takvim yılı için verilen beraat kararlarına karşı istinaf başvurusu incelenmesinde sanıklar hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasının TCK 66/1-e, 67/4., CMK 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, sanık ... hakkında 2007-2008 takvim yıllarında sanık ... hakkında 2008 takvim yıllarında verilen mahkumiyet kararlarına karşı istinaf başvurusu incelenmesinde mahkumiyet kararlarının CMK 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, sanıkların suçu işledikleri sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ve düşme kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; suçun zamanaşımına uğramadığına, sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıklar ... ve ... ile ...'in 2008 takvim yılı itibariyla, üzerlerine atılı zincirleme biçimde sahte fatura düzenlemek suçunu, sanıklar ... ve ...'ın 2007 takvim yılı itibariyle üzerlerine atılı zincirleme biçimde sahte fatura düzenlemek suçunu işledikleri, sanıklar ... ve ... hakkında 2006 yılı itibariyle sahte belge düzenlemek suretiyle vergi usul kanununa muhalefet suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları talebiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de; 28/12/2006 tarihine kadar tanzim edilen faturalar bakımından açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddeleri dikkate alındığında nihai zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine, 28/12/20 06... /12/2006 tarihleri itibarıyla sanıkların sahte fatura düzenlediklerine ilişkin dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında belirtilen tarihler arası itibarıyla kesin bir tespit yapılamadığından, bu tarihler arasında sahte fatura düzenlendiği hususu kesin olarak belirlenemediğinden, sanıkların bu tarihler arasında sahte fatura düzenlediklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, bu tarihler arası itibarıyla atılı suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine, 2006 takvim yılı için verilen beraat kararlarına karşı istinaf başvurusu incelenmesinde sanıklar hakkında verilen beraat hükmünün kaldırılmasına, sanıklar hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasının TCK 66/1-e, 67/4., CMK 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, sanık ... hakkında 2007-2008 takvim yıllarında sanık ... hakkında 2008 takvim yıllarında verilen mahkumiyet kararlarına karşı istinaf başvurusu incelenmesinde dosyadaki mevcut delilde sanık ...'un şirkette % 10 oranında hisse sahibi olduğu ve temsil yetkisinin bulunmadığı, sanık ... ve sanık ...'un yargılamanın her aşamasındaki savunmalarında fiilen şirket işleri ile ilgilenmediklerine dair savunmaları ve bu savunmaları destekleyen deliller ile şirket temsil yetkisinin hissedar ve müdür olan ...'a ait olduğu, sanık ...'ın savunmalarında satış ve pazarlama işine baktığını, hissesini devrettikten sonrada aynı şirketin pazarlama işleri ile ilgilendiğine dair savunmaları da göz önünde bulundurularak Ceza Genel Kurulu’nun 17.12.1990 gün ve 312/340 sayılı kararında açıklandığı üzere, suç ve suçlu arasındaki illiyet bağı ile temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar araştırılıp, suçun ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan sanıkların sorumluluklarının belirlenmesi gerektiği bu bağlamda temsil yetkisi olmayan ve hisse oranına göre sanığın eylemi gerçekleştiren kişilerden olduğnun kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde tespit edilemediği gözetilmeksizin yasaya aykırı değerlendirme ile sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı görülmüş ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, sanık ... hakkında 2007-2008 takvim yıllarında -sanık ... hakkında 2008 takvim yıllarında verilen mahkumiyet kararlarının CMK 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, her ne kadar sanık ... hakkında 2007-2008 takvim yıllarında -sanık ... hakkında 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan dolayı cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de, sanıkların suçu işledikleri sabit olmadığından, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A.Katılan vekilinin düşme kararına yönelik temyizi yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Katılan vekilinin beraat hükümlerine yönelik temyizi yönünden
Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemlerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, en aleyhe kabulle suç tarihi olan "31.12.20 07... .12.2008" tarihlerinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.