İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tanınmış gayrimenkul markasının eski danışmanına karşı açtığı marka hükümsüzlüğü, rekabet yasağı ihlali ve cezai şart talepli davanın istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı, dünyaca tanınmış gayrimenkul markasının sahibi olarak, eski gayrimenkul danışmanının kendisiyle olan sözleşmedeki rekabet yasağını ihlal edip yeni bir şirket kurarak kendi tanınmış markasıyla karıştırılacak derecede benzer bir marka ve logo kullandığını, bu durumun markasının itibarını zedelediğini ve kötü niyetli marka tescili olduğunu iddia ederek, davalı markasının hükümsüz kılınarak sicilden silinmesi, rekabet yasağı ihlalinin tespiti, marka kullanımının durdurulması ve cezai şart ödenmesi talep etmiştir; davalı ise ilişkinin iş sözleşmesi olduğunu, rekabet yasağının ve cezai şartın geçersizliğini, markaların ve logoların benzer olmadığını savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/349 Esas
KARAR NO:2026/841
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:09/05/2024
NUMARASI:2023/1 ESAS, 2024/134 KARAR
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:14/05/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dünyaca ünlü ve tanınmış markaların sahibi olduğunu, 1973 yılında ABD de kurulduğunu, dünyanın en çok gayrimenkul satışı gerçekleştiren firması olduğunu, müvekkilinin ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ...,..., ... tescil numaralı markaların sahibi olduğunu, ... ve ... nolu markaların tanınmış marka olduğunu, balon şekli ve renk kombinasyonunun ABD de telif hakkı olarak tescilli olduğunu, yoğun reklam harcaması yaptığını, müvekkili ve iştiraklerinin dünyanın her tarafında franchise sözleşmeleri yaptığını, marka ve ticari bilgilerini gayrimenkul danışmanı olarak adlandırılan gerçek kişilere kullandırdığını, sözleşmelerde müvekkilinin sözleşmenin tarafları ile aynı haklara sahip lehdar olduğunu, dava konusu gayrimenkul danışmanlığı sözleşmesinde dava dışı ... firması franschise alan sıfatıyla davalılardan ... ın ise gayrimenkul danışmanı olarak yer aldığını, sözleşmenin işçi ve işveren ilişkisine ilişkin olmadığını, davalının sözleşmeyi ihlal etmesi sebebiyle sözleşmenin feshedildiğini sözleşmede kararlaştırılan rekabet yasağının kanuna ve içtihatlara uygun olduğunu, 2 yılı geçmemek ve belli coğrafi çevreyi aşmamak kaydıyla rekabet yasağının geçerli olduğunu, davada sürenin 2 yıl ve Çanakkale merkez ilçe ile sınırlı olduğunu, davalının sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı kabul etmiş ve aynı ticari çevrede aynı konuda faaliyette bulunma yasağı olmasına rağmen davalının sözleşmeye aykırı olarak davalı şirketi kurduğunu, davalının... ... ibareli dava konusu ... numaralı markasının davacıya ait aynı renklerini taşıyan balon logosundan oluştuğunu, ... ibareli markaların tamamına itiraz edildiğini, itirazların kabul edildiğini, başvuruların geri çekildiğini, ... ibaresinin ... ibaresinden çok farklı değerlendirilemeyeceğini, kötüniyetli tescilin hükümsüzlük sebebi olduğunu, sözleşmenin 09.02.2016 tarihinde feshedilmesine rağmen davalının müvekkili markası ile birebir aynılık derecesinde benzer olan... ibaresini kullanmaya başlaması üzerine davalılara iadeli taahhütlü posta ile ihtarname gönderdiklerini, davalının itibar etmeyerek marka ve logoyu kullanmaya devam ettiğini, müvekkili markasıyla iltibas teşkil eden ... numaralı ve...... ... markalarının 39. sınıfta yapılan başvurularının itiraz üzerine müvekkilinin tanınmış markasından dolayı reddedildiğini, dava konusu...... ... markasının 36. sınıfta yapılan başvuruya yapılan itirazın TPMK tarafından kabul edilmeyerek markanın tescil edildiğini, tanınmışlık kararının yok sayıldığını, TPMK nezdinde dava konusu ... numaralı marka hariç tüm itirazların reddedildiğini, müvekkilinin tanınmış ... markası ile iltibas oluşturması nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini, ... markasının ilk defa müvekkili tarafından yaratılarak, yıllar süren emek ve kaynak harcamaları sonucunda piyasada bilinir hale geldiğini, tanınmış olarak tescil edildiğini, dava konusu ... numaralı markanın müvekkili markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu gibi aynı sınıfta tescil edildiğini, kötüniyetli başvuruların iptalinin hükme bağlandığını belirtmiş gayrimenkul danışmanlığı sözleşmesine istinaden davalıların eylemlerinin markanın itibarını zedeleyici eylemler olduğunun tespiti, ortadan kaldırılması, eylemlerin rekabet yasağına girdiğinin tespiti, marka kullanımının sözleşmenin ihlali olduğunun tespiti, 20.000 ABD dolar cezai şartın ödenmesi, ... tescil numaralı... ... markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, davalı şirket unvanından, internet adresinde... ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili ... ın davacı şirkette 2011 yılında çalışmaya başladığını, 2015 yılına kadar gayrimenkul danışmanlığı yaptığını, sözleşmesini feshederek işten ayrılarak diğer davalı şirketi kurup gerekli marka tescillerini yaptırdığını, Çanakkale'de müvekkilinin gayrimenkul alanında tanınmış bir kişilik olduğunu, iş hacminin yükselmesi sebebiyle davacının karalama kampanyası yaptığını, davalı ... ın sigorta kayıtlarını sunduklarını, aralarındaki ilişkinin iş ilişkisi olduğunu, iş mahkemelerinin görevli olduğunu, 02.09.2014-09.02.2016 sigorta giriş çıkış tarihleri olduğunu, cezai şartın tek taraflı olması sebebiyle geçersiz ve fahiş olduğunu, markaların benzer olmadığını, logoların farklı olduğunu, tüketicinin yanılgıya düşmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede 2 yıl rekabet etmeme yasağının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirkette gayrimenkul danışmanı olması sebebiyle şirket sırlarına sahip olmadığını, işçinin Anayasa kapsamında güvence altına alınmış olan işçinin dilediği alanda çalışma ve sözleşme özgürlüğü haklan sebebiyle rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükümlerinin dar yorumlanması gerektiğini, BK md. 444 ün burada geçerli olmayacağını, kendi müşteri çevresini kullanmak suretiyle davacıya pay verdiğini davacının zararı olmadığını, ... numaralı markanın davalı şirket adına davacının itirazları reddedilmek suretiyle tescilli olduğunu, ... markasının 36. Sınıfta gayrimenkul alım satımı kiralamasında tescilleri olduğunu, kullanımının yaygın olduğunu, markaların benzer olmadığını, ... markasının herkesin kullanabildiği kelime olduğunu, normal vatandaşın her iki firmanın farklı olduğunu ayırt edebileceğini belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 2. FSHHM 2023/1 Esas 2024/134 Karar 09.05.2024 Tarihli kararı:"...Tüm dosya kapsamı yukarıda izahı yapılan mevzuat ve açıklamalar kapsamında değerlendirildiğinde; "..." ibareli davacıya ait markaların tanınmış marka olduğu, dava tarihi itibarı ile uygulanması gereken SMK 5, 6 ve 9 maddeleri dikkate alındığında davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, SMK 155 hükmü gereği tescilin tecavüz olgusunu ortadan kaldırmayacağı, davalının marka üzerinde hak sahibi olan davacıya karşı marka tescil korumasından yararlanamayacağı, esasen davalının tescile uygun kullanımının da bulunmadığı dikkate alınarak markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı açılan davaların da kabulüne ve sözleşme hükümleri dikkate alındığında davalının sözleşmenin 10. Maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı hareket ettiği ve sözleşmeden kaynaklı cezai şart koşullarının yukarıda anlatılan hususlar çerçevesinde kısmen oluştuğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının hükümsüzlüğe yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile, davalı... ... Şirketi adına ... no ile tescilli "... ..." ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE,2-Davacının markaya tecavüze dayalı açmış olduğu davanın KABULÜ ile, davalıların kullanımlarının davacıya ait tescilli markalara tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE, ORTADAN KALDIRILMASINA, bu kapsamda davalı ticaret ünvanında irtibasa sebebiyet verdiği anlaşılan "..." ibaresinin çıkartılmasına, aksi takdirde ticaret ünvanının SİCİLDEN TERKİNİNE, davalılara ... sitesinden bu ibarenin çıkartılmasına, aksi takdirde siteye erişimin engellenmesine, site içerisinde yer alan ve markayla iltibasa yol açan görsellerin kullanımının önlenmesine,siteden çıkartılmadıkları takdirde siteye erişimin engellenmesine, infazda 19/06/2019 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, raporun hüküm eki sayılmasına,3-Davalı ...'ın kullanım ve eylemlerinin sözleşmeye yine bu kapsamda sözleşmede düzenlenen rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğinin TESPİTİNE, 4-Davacının cezai şarta dayalı açmış olduğu davanın kısmen KABULÜ ile, takdiren yapılan indirim neticesinde 5.000,00 USD'nin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; DAVALI ... AÇISINDAN; müvekkil, ... rekabet yasağının çiğnendiğinden bahsedilse de söz konusu davalı firma ve müvekkili arasında yapılmış olan sözleşmeni hukuka aykırı olduğunu, geçerliliği bulunmadığını, müvekkili aleyhine ağır koşullar içeren maddeler eklenmek suretiyle müvekkilinin zor durumda bırakıldığını, 2 yıllık rekabet yasağı şartının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette gayrimenkul danışmanı olması sebebiyle şirketin herhangi bir sırrına veya şirket politikası kapsamında işten ayrıldıktan sonra şirket aleyhine kullanabileceği bilgilere sahip olmadığını, müvekkilinin kendi adına şirketi kurduğunu, kendi çabasıyla ve kendi çevresiyle kendi şirketinin gayrimenkul danışmanlığını yaptığını, müvekkili aleyhine tek taraflı olarak cezai şartın geçersiz olduğunu, Söz konusu cezai şart 20.000,00 $ olarak belirtilmiş olup bu fahiş bedelin talebinin haksız olduğunu, işverene zarar gelmesine neden olacak bir olgu bulunmadığını,rekabet yasağı somut olayda geçersiz olduğunu, DAVALI ŞİRKET AÇISINDAN;davalı şirketin, müvekkili davalı tarafından kurulduğunu, ... tescil numaralı markanın sahibi konumunda olduğunu, ... başvuru numaralı... ... markası 36. Sınıfta başvurulduğunu ve davacı firmaca yapılan itirazlar reddedilmek suretiyle TPMK işbu markanın tesciline karar verildiğini, davac şirket ile davalı şirket arasında marka açısından benzerlik bulunmadığı, ... ... ismi olarak bütün tabelalarda faturalarda özellikle belirtildiği herhangi bir karmaşaya mahal verilmediği, Müvekkili şirket ile davalı şirket açısından renk logo vb ticari amblemlerde benzerlikler bulunmamakla birlikte aynı sektörde olmaları itibariyle yakın logoların kullanılması maruz görülebilecek olağan bir durum olarak kabul edilmedi gerektiğini, ... kelime anlamı olarak ta birçok yerde kullanıldığını, herkesin kullanabildiği bir kelime olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, ticaret ünvan terkini, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü ve cezai şart taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda özetlendiği şekilde; markaya tecavüz, ünvan terkini ve hükümsüzlük istemlerinin kabulüne, cezai şarta yönelik istemin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,Dairemizin 02.11.2022 tarihli kaldırma ilamında da belirtildiği üzere, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının ... esas unsurlu markalarının ve tanınmış markalarının bulunduğu, davalı ...'a ait ise ... tescil numaralı markanın 36. Sınıfta tescilli olduğu, davacı markaları ile davalılardan ...'a ait markalar arasında iltibas bulunduğunun anlaşılması karşısında markaya tecavüz, "..." ibaresinin ticaret ünvanından terkini ve hükümsüzlük davalarının kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu gibi davacı ile davalı ... arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu ve bu sözleşmede 2 yıl süreli benzer sektörde rekabet yasağının bulunduğu, davalının sözleşmedeki faaliyet merkezinin Çanakkale merkez adresinin gösterildiği, somut olay bakımından da davalının diğer davalı şirketi 2012 yılı içerisinde yani rekabet yasağı süresi içerisinde kurduğu ve şirket merkezinin de Çanakkale Merkez olduğu, buna göre rekabet yasağı yönünden kurulan hükümde de bir isabetsizlik bulunmadığı gibi cezai şarta yönelik talebin TBK'nın 182/3 madde düzenlemesi nazara alınarak ve yapılan mali inceleme ile hüküm altına alınmış olması karşısında ilk derece mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.289,25 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 673,85 TL harcın davalılar alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2026