Danıştay, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY ile somut irtibatı tespit edilemediğinden göreve iade başvurusunun reddi kararının iptalinin temyizidir.
Özet: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, Ohal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade başvurusunun reddedilmesi üzerine açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının Bank Asya hesap hareketleri ve çocuğunun FETÖ/PDY ile bağlantılı okula kaydı gibi ilk tespitlere rağmen, hakkında yapılan kapsamlı araştırmalar, ByLock gibi program kullanmadığı, örgütle irtibatlı dernek veya sendika üyeliğinin bulunmadığı, örgüt içi bir görev üstlenmediği, çeşitli resmi kurumlardan gelen bilgi taleplerinde aleyhine bir tespitin olmadığı ve ceza yargılamasında beraat ettiği dikkate alındığında, terör örgütüyle somut ve delillendirilmiş bir irtibat veya iltisakının bulunmadığı sonucuna vararak, göreve iade başvurusunun reddine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/16038 E.  ,  2025/13783 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/16038
Karar No : 2025/13783
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozmaya uyma kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının Bank Asya'da hesap hareketliliklerinin olduğu, FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan özel eğitim kurumları arasında yer alan Özel Gümüşhane Bahar Ortaokulunda çocuğunun 2015-2016 eğitim döneminde kaydının bulunduğu ve personel bilgi dosyasında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin yer aldığı, bu hususların dışında başkaca bir tespitin bulunmadığı, davacı hakkında yapılan adli kovuşturma kapsamında hakkında verilen beraat kararına ait dosyada; davacının Bank Asya'daki hesap hareketliliklerinin örgüt liderinin talimatı kapsamında olmadığının tespit edildiği, ayrıca davacının FETÖ/PDY terör örgütü tarafından örgüt içi iletişimde kullanılan bylock, eagle, cacao gibi programları kullandığına ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığı, davacının FETÖ/PDY'ye muzahir dernek, sendika gibi herhangi bir sivil toplum kuruluşunda üyelik kaydının da bulunmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair görgüye ve bilgiye dayanan somut tanık beyanlarının bulunmadığı ve/veya dosyaya sunulmadığı, dosyaya herhangi bir kurum kanaatinin de sunulmadığı sadece davalı idare tarafından komisyona gönderilen dosyalara ilişkin özet bilgi tablosunda davacı hakkındaki Devletin güvenlik birimlerinden teyit edilmesi gerektiği belirtilen ancak somut bilgi/belge ile desteklenmeyen, dayanağı tespitlere de yer verilmeyen bazı bilgilere yer verildiği, davacının örgüt içerisinde "sohbetlere katılma", "himmet verme" gibi pasif ya da "kod adı kullanma", "örgüt adına yardım toplama", "örgüte ait yayınlara abone kazandırma", "ablalık", "talebe mesullüğü" gibi herhangi bir görev üstlendiğine ilişkin bilginin de bulunmadığı, yapılan ara karara rağmen davalı idarece; davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve/veya iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, davacının kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/10/2021 tarih ve E:2021/3169, K:2021/2960 sayılı bozma kararına uyan ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Daire tarafından yapılan 02/06/2022 tarihli ara kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'ndan, Milli Eğitim Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nden, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu'ndan, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden, ... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketi'nden, davacı ile FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bilgi ve belgenin sorulması üzerine verilen cevaplarda davacının anılan terör örgütü ile irtibatını ve iltisakını ortaya koyan bilgi ve belgenin bulunmadığı, Daire tarafından yapılan 09/11/2022 tarihli ara kararı ile de Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu Başkanlığında davacının müzahir şirket olan Cihan Medya A.Ş.'ye ödemesi olup olmadığı sorulması üzerine verilen cevapta anılan şirkete herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, öte yandan; davalı idareden, dava konusu Komisyon kararındaki davacının son görev yaptığı birim tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu tespitine dair dayanak teşkil eden her türlü bilgi ve belgenin onaylı suretinin istenilmesine karşılık davalı idare tarafından personel bilgi dosyasında mevcut olan bilgilerde bu hususta bir tespitin bulunmadığı şeklinde cevap verildiği, ayrıca davalı idarenin cevap yazısının ekinde yer alan özet bilgi tablosunun diğer tespitler başlıklı kısmında davacının kardeşinin müzahir banka olan Bank Asya'da çalıştığı bilgisi mevcut ise de bu tespitlerin davacının aleyhine değerlendirilmediği, davacı hakkında yapılan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesince E:..., K:... sayılı beraat kararı verildiği, bu ceza yargılamasında ve UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında davacının FETÖ/PDY irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi ve bilginin bulunmadığı, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan özet bilgi tablosunda davacının eşinin de kamu görevine son verildiği tespitine yer verilmişse de; Dairelerince davacının eşine ilişkin ceza yargılamasına ilişkin bilgi ve belgelerin UYAP ortamından temin edilerek incelenmesi neticesinde; davacının FETÖ/PDY irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı anlaşılmakla istinaf konusu idare mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından; davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, söz konusu tedbirin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle yahut darbe teşebbüsüyle arasında doğrudan bağ kurulmasının aranmadığı, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen "yapı", "oluşum" veya "gruplar"la bağ kurulmasının yeterli görüldüğü, davacının örgüt ile iltisak veya irtibatının varlığına kanaat getirilmesine yeter düzeyde ve eşikte verinin dosyada mevcut olduğu, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY VE İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, b) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından, c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından, ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davacı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı bünyesinde memur olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında; Daire tarafından yapılan ara karar cevabında davacının anılan terör örgütü ile irtibatını ve iltisakını ortaya koyan bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının müzahir şirket olan Cihan Medya A.Ş.'ye ödemesi olup olmadığının sorulması üzerine verilen cevapta anılan şirkete herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, Komisyon kararında son görev yaptığı birim tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı bulunduğu belirtilmişse de, personel bilgi dosyasında bu hususta bir tespitin bulunmadığı, kardeşinin FETÖ/PDY'ye müzahir banka olan Bank Asya'da çalışmış olmasının ve eşinin FETÖ/PDY terör örgütü bağlantısı sebebiyle kamu görevinden ihraç edilmiş olmasının davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği, davacı hakkında yapılan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının eşi Ö.O' un Gümüşhane Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği, söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan kararın Dairemizin 15/02/2023 tarih ve E:2022/9564, K:2023/968 sayılı kararı ile temyizen incelenerek onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür.
Yine, davacının eşi Ö.O. hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan karara yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği ve bu kararın temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu ve yargılamanın, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı ceza yargılamasının derdest olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının eşi Ö.O. hakkında ..örgütün gizli yazışma programını (bylock) kullandığı, bylock tespit değerlendirme tutanağına göre sanığın ... numaralı hattı üzerinden kullandığı bylockun ID numarasının ... olduğu, kullanıcı adının ... olduğu, şifresnin ... olduğu, sanığın nüfus aile kayıt tablosunun incelenmesinde Zeynep adında kızının olduğunun görüldüğü..." tespitlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalar ışığında incelenmesinden; FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ile aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin (yargı kararıyla tespit edilen) FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının anılan örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, eşine ilişkin söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2 .Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.