Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde, sicilden terkin edilen şirketin ihyası davasında yargılama giderleri ve tasfiye memuru masraflarına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Başka bir tazminat davasında husumet oluşturmak amacıyla sicilden terkin edilen bir şirketin ihyasını talep eden davacının başvurusunu değerlendiren ilk derece mahkemesi, şirketin belirli bir dava ve ilgili icra dosyalarıyla sınırlı olarak ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına hükmetmiş, ancak yargılama giderleri, karşı vekalet ücreti ile tasfiye memuru ücret ve avansının davacı tarafından karşılanmasına karar vermesi üzerine davacı, şirketin sicilden terkin işleminin davalı ticaret sicil müdürlüğünün kusurlu uygulaması sonucu usulüne uygun yapılmadığını ve bu nedenle tüm masraf ve giderlerin davalıya yüklenmesi gerektiğini ileri sürerek karara karşı istinaf yoluna gitmiştir.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1749 - 2024/637

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1749
KARAR NO : 2024/637
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2023
NUMARASI : 2023/102 Esas, 2023/723 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. F...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
TASFİYE MEMURU : ...
DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/05/2024
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/102 Esas, 2023/723 Karar ve 14/06/2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında açtıkları tazminat davasında davalı ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin 07/05/2014 tarihinde sicilden terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle .... ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası için kendilerine süre verildiğini belirterek şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini ve şirketin tasfiyesi/ek tasfiyesi ile ilgili işlemleri yapması için tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ihyası istenen şirketin, 07/05/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, beş senelik dava zamanaşımının 07/05/2019 tarihinde dolduğunu, şirketin adresinin ve durumunun tespit edilememesi nedeniyle odadaki üyeliğinin askıya alındığını ve oda yönetim kurulunun takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydının silindiğinin tespit edildiğini, 6102 sayılı kanunun geçici 7. Mad. ile ihyası talep edilen şirket ile ilgili işlemlere başlanabilmesi için ayrı ayrı.. ve Tic. Ltd. Şti. ve şirket yetkilisi ...'a 03/02/2014 tarihli ihtarname gönderildiğini ve mevzuat uyarınca aynı içerikli ilanın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanmasına rağmen yasal süreleri için müvekkili kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığını, bu itibarla şirketi sicilden 07/05/2014 tarihinde resen terkin edildiğine ilişkin ilanın; 12 Mayıs 2014 tarih ve 8567 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 366. Sayfasında yayınlandığını, zamanaşımı nedeni ile davanın reddine, reddi halinde lehlerine vekalet ücretine takdir edilmesine ve yargılama giderlerinin davacı yana bırakılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin mevzuat hükümlerini uygulayarak üzerine düşen görevi eksiksiz ve doğru bir biçimde yerine getirdiğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tahakkuk ettirilmeden karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda:
Davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu,Şirketin tasfiye memurlarından ... ve ...'in ölmesi,...'ın ise 85 yaşında olması nedeniyle tasfiye memuru olarak atanmadıkları, tasfiye memurunun bilirkişi listesinden resen seçildiği, belirtilerek "Davanın Kabulü ile, Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı iken sicilden terkin edilen .... Şti.'nin İstanbul .... ATM'nin .... E. Sayılı dosyası ve bu dosyanın infazı ile ilintili icra dosyaları ile sınırlı olmak üzere İhyası ile Ticaret Sicilinde Tescil Ve İlanına, Tasfiye memuru olarak SMMM ....'un atanmasına, Tasfiye memuruna 4.000,00TL ücret takdirine, şimdilik avans olarak davacı tarafça yatırılmasına, - Tasfiye işlemleri için 15.000,00TL masrafın şimdilik avans olarak davacı tarafça yatırılmasına,-Tasfiye memurunun görevinin karar kesinleştiğinde ve ücret ve avans yatırıldığında başlatılmasına," karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; makemece davanın kabul edilmesine rağmen yargılama giderinin müvekkili üzerinde bırakılması, lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ile tasfiye memuruna ödenecek ücretin ve tasfiye işlemleri için yatırılması gereken avansın müvekkili tarafından yatırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihyasına karar verilen şirketin terkin işleminin usulünce yapılmadığından, davalı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün kusurunun söz konusu olduğunu, söz konusu masraf, gider ve karşı vekalet ücretinin davalıya tahmili gerektiğini, TTK geç. m. 7/4-a hükmü uyarınca re’sen terkin edilecek şirkete ve ayrıca şirket “yetkililerine” ihtarın gönderilmesi gerektiğini, söz konusu ihtarın, sadece Tezcanlar Ltd. ile Tezcanlar Ltd. yetkililerinden olan dava dışı Tahir Tezcan’a, 03.02.2014 tarihinde gönderildiğini, Ne var ki dosyada mübrez, 31.05.2005 tarihli TTSG örneğinden de görüleceği üzere ihyasına karar verilen ... Ltd.’nin iki yetkilisi bulunduğunu, ... ve ..'ın 04.05.2005 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle ... Ltd.’yi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduklarını, davalı kurumun, TTK geç. m. 7/4-a hükmünde belirtilen şirket/Tezcanlar Ltd. yetkilerine ihtar gönderme yükümlülüğünü yerine getirmeksizin anılan şirketi terkin ettiğini, şirket yetkililerinden Mehmet Tezcan’a ihtar göndermeyerek kanuni yükümlülüğünü ihmal ettiğinden, davalının yargılama giderlerinden (ve bu meyanda ayrıca vekâlet ücretinden) sorumlu olacağını, belirterek ilk derece mahkemesi kararının davalı aleyhine yargılama masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ile tasfiye memuruna ödenecek ücret ve tasfiye işlemleri için yatırılması gereken avansın davalıya tahmil edilmemiş olması nedeni ile hukuka aykırı olduğundan,hükmün kaldırılmasına ya da bu yönü ile düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Müvekkili kurumun işbu davada yasal hasım konumunda olup davanın açılmasına kanuna aykırı işlemleri ile sebebiyet vermediğini, Münferiden yetkilinin tek başına imza atma ve şirketi temsil etme hakkına sahip olan kişi olduğunu, şirket yetkililerinden münferiden temsile yetkili Tahir Tezcan'a ihyası talep edilen şirket ile ilgili işlemlere başlanabilmesi için ihtarname gönderildiğini, başkaca bir yetkiliye ihtarname gönderilmesine gerek olmadığını, müvekkili kurumun ilgili yasal mevzuat hükümlerince üzerine düşeni eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yerine getidiğini, dolayısıyla davanın açılmasına hukuka ve kanuna aykırı işlemleri ile sebebiyet vermeyen müvekkili kurum aleyhine tasfiye memuru ücretine hükmedilmesine ilişkin taleplerinin de reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı yanın, dava dilekçesinde vekalet ücreti, yargılama giderleri ve tasfiye memuru ücretine ilişkin herhangi bir talepte bulunmadığını, davacının ilk derece mahkemesi yargılaması esnasında ileri sürülmeyen vekalet ücreti, yargılama gideri, tasfiye memuru ücreti ve diğer taleplerin istinaf aşamasında ileri sürülmesinin hukuka aykırılık oluşturduğundan bu taleplerin reddi gerektiğini belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, Davanın Kabulü ile, şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda,Davacı tarafından .... Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/585 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davalı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği için , davaya devam ettirebilmesi için dava konusu şirketin ihyasının talep edildiği, İhyası istenen şirketin ticaret sicil dosyası kayıtlarına göre, 36918 sicil numarasında kayıtlı bulunan şirketin, 18.05.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10 ve 32.maddelerine göre adresinin ve durumunun tespit edilememesi nedeniyle odadaki üyeliğinin askıya alındığı ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydının silindiği, BTSO tarafından 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesi gereği şirket ile ilgili işlemlere başlanabilmesi için ayrı ayrı Tezcanlar Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ve şirket yetkilisi Tahir Tezcan'a; ''Şirketin ortakları, yöneticileri veya denetçileri ya da müdürleri tarafından 60 gün içinde, tasfiye memurunun bildirilmesi gerekmekte olup, tasfiye memurunun süresi içinde bildirilmemesi halinde şirketin unvanı ticaret sicilinden silinecek olup, şirkete ait malvarlığının kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu'' hususlarını içerir 03.02.2014 tarihli ihtarname düzenlendiği ve şirketin sicilden 07.05.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğine ilişkin ilanın 12 Mayıs 2014 tarih ve 8567 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 366. sayfasında yayınlandığı anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca "01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.
Somut uyuşmazlıkta, şirketin 07/05/2014 tarihinde 6102 sy. TTK'nun geçici 7. madde uyarınca resen ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu İstanbul 11.Asliye Ticaret mahkemesinde görülmekte olan davanın 04/02/2013 tarihinde açıldığı , ticaret sicil kayıtlarına göre yapılan işlemlerin geçici 7 nci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki usule göre yerine getirilmediği, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderildiğinin ispatlanamadığı gibi, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenilen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilme sebebiyle silinmesinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafın ihya davası açmakta hukuki yarararının bulunduğu,görülmektedir.
Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır. Mahkemece şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan; öncelikle şirket yetkilisi ve/veya ortağının tasfiye memuru olarak atanması düşünülecek ise de; mahkemece şirketin tasfiye memurlarından ... ve ...'in ölmesi, ...'ın ise 85 yaşında olması nedeniyle tasfiye memuru olarak atanmadıkları, tasfiye memurunun bilirkişi listesinden resen seçilerek belirlenmesinde ve tasfiye memuruna ücret takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı yana yüklenen tasfiye memuru ücretinin avans niteliğinde ödeme olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına göre, daha sonra tasfiye masasından istenmek üzere şimdilik davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekir. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/7196 E- 2023/309Karar sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2018/1357 E-2018/3340 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin2015/13426 E-2017/1192 Karar sayılı kararı ) Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiş ancak Yine kabule göre ; tasfiye memurunun görevinin takdir edilen ücret ve tasfiye masraflarının yatırılması halinde başlatılmasına karar verilmesi yönünde bir düzenlemenin bulunmaması , aksi düşünüldüğünde ihya nedeniyle tasfiye memuru ücreti ve tasfiye masraflarının yatırılmaması halinde, tasfiye memuru göreve başlayamadığı için ek tasfiyeye de başlanamayacağından ihyanın sınırlı olarak verildiği diğer davada da taraf teşkilinin sağlanamayacağının düşünülmemesi doğru olmamıştır.
Bununla birlikte davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmaması isabetsiz olmuş , davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi yerinde ise de ; 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7/4-a maddesi uyarınca, ticaret sicil kayıtlarına göre yapılan işlemlerin geçici 7 nci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki usule göre yerine getirilmediği gibi , davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenilen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilme sebebiyle silinmesinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2019 tarih 2019/4755 Esas 2019/8101 Karar ve 2023/2581 Esas-2023/3195 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına dair karar verilmek, yine hükümde tasfiye avansı ve tasfiye memurunun görevinin takdir edilen ücret ve avans yatırıldığında başlatılmasına ilişkin kısımlar yönünden , davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;
2-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/102 Esas, 2023/723 Karar ve 14/06/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,
3-DAVANIN KABULÜ ile; Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 36918 sicil nosunda kayıtlı iken sicilden terkin edilen Tezcanlar Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul 11. ATM'nin 2020/585 E. Sayılı dosyası ve bu dosyanın infazı ile ilintili icra dosyaları ile sınırlı olmak üzere İHYASI ile TİCARET SİCİLİNDE TESCİL VE İLANINA,
4-Tasfiye memuru olarak SMMM ...'un atanmasına,
5-Tasfiye memuruna 4.000,00TL ücret takdirine, tasfiye memuru ücretinin avans niteliğinde ödeme olarak anlaşılacağından, daha sonra tasfiye masasından istenmek üzere şimdilik davacıdan tahsiline
6-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan, peşin alınan 179,90TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70TL'nin Bursa Ticaret Sicil Müdürülüğü'nden tahsiline,
7-Davacı tarafından yapılan 385,40TL harç gideri, 39,00TL Tebligat gideri ve 59,00TL posta gideri olmak üzere 483,40TL yargılama giderinin Bursa Ticaret Sicil Müdürülüğü'nden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davalı Bursa Ticaret Sicil Müdürülüğü'nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından,bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;
1-İstinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı gideri ile 30,00TL tebligat gideri olmak üzere toplam 522,00TL istinaf yargılama giderinin Bursa Ticaret Sicil Müdürülüğü'nden alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının talebi halinde iadesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/04/2024
.....
Başkan
....
¸e-imzalıdır
....
Üye
....
¸e-imzalıdır
....
Üye
....
¸e-imzalıdır
....
Katip
....
¸e-imzalıdır