6102 sayılı Kanuna muhalefet suçunda tüzel kişiliğin mağdur olduğu davada, doğrudan zarar görmeyen ortakların katılma ve istinaf yetkisi bulunmadığından hüküm incelenmeksizin iade edildi.
Özet: Yüksek mahkeme, 6102 sayılı Kanuna muhalefet suçunda, doğrudan zarar görenin ticaret şirketi tüzel kişiliği olmasına rağmen davanın bu tüzel kişiliğe bildirilmemesi ve şirket ortaklarının hukuken davaya katılma ile ilk derece mahkemesi kararını istinaf etme yetkisi bulunmadığı halde bu sıfatla hareket etmeleri nedeniyle, şirket ortaklarının istinaf başvurusunu esastan inceleyen bölge adliye mahkemesi kararının hukuki değerden yoksun olduğuna karar vererek, temyiz incelemesi yapılabilecek bir hüküm bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin iadesine hükmetmiştir.
7. Ceza Dairesi         2025/6109 E.  ,  2026/1430 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1556 E., 2020/899 K.
SUÇ : 6102 sayılı Kanun'a muhalefet
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2018/1556 E., 2020/899 K. sayılı kararının şikâyetçiler vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı 6102 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan zarar görenin "..." olduğu, ticaret şirketinin temsilcisinden ya da sahibinden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, hak ve borçlarından kendisinin sorumlu olacağı, nitekim somut olayda şikâyetin de bu şirket tüzel kişiliği tarafından yapıldığı, ancak yargılama sürecinde suçtan zarar gören şirket tüzel kişiliğinin davadan haber edilmediği, şirket ortakları olan şikâyetçilerin davaya katıldıkları, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen beraat kararının da suçtan zarar gören tüzel kişiliğe tebliğ edilmeyip şikâyetçilere tebliğ edildiği ve onlar tarafından istinaf edildiği belirlenmekle, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçilerin kamu davasına katılma ve İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararı istinafa hak ve yetkileri bulunmadığı gibi katılmalarına karar verilmesinin de bu hakkı vermeyeceği, bu itibarla şikayetçilerin istinaf istemini esastan inceleyerek karara bağlayan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2018/1556 E., 2020/899 K. sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu cihetle, temyiz incelemesine konu
olabilecek bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.