Adana BAM 9. Hukuk Dairesinde, itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin tacir vasfı ve ticari dava niteliği değerlendirmesine dayalı görevsizlik kararı istinaf incelemesi.
Özet: Çilek üreticisi davacının, davalı şirketten ürün satışından kaynaklanan 400.109 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, davalının alacağın mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu savunmasına karşın, ilk derece mahkemesi davacının tacir sıfatında olmaması ve uyuşmazlığın mutlak ticari iş niteliğinde bulunmaması gerekçeleriyle davanın ticari dava niteliğinde olmadığına hükmederek görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı vermiş; davacı taraf ise bu karara karşı, tacir sıfatının eksik incelendiğini ve uyuşmazlığın ticari niteliği gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1085 - 2026/2039
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1085 KARAR NO : 2026/2039T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 05/02/2026NUMARASI : 2024/709 Esas - 2026/45 KararDAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ :01/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ :01/07/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2026 tarihli ve 2024/709 Esas- 2026/45 Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacı çilek üreticisi olup, davalı şirkete üretmekte olduğu ürünleri satmakta olduğunu, bu şekilde taraflar arasında ticari satım nedeniyle alacak borç ilişkisi oluştuğunu, müvekkil ürettiği ve topladığı çilekleri davalı tarafından önceden bırakılan kasalara doldurarak ürünleri davadışı "... Gıda Org. Tar. Tur. Tic. Ltd. Şti.'ne" ait soğuk hava deposuna teslim ettiğini, teslim edilen ürünler kalitesine göre sınıflandırılarak kilogram ve fiyat bilgisi teyit edildiğini, müvekkil tarafından bu şekilde 13.614KG 1.sınıf ve 1.388,5KG ıskarta ürün teslimi konusunda mutabakat yapılmış, toplam 760.955,00 TL ve 45.409,00 TL olmak üzere 806.364,00 TL bedelinde ürün alıcı davalıya teslim edildiğini, yapılan kısmi ödeme sonrasında kalan bakiye konusunda aylarca yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldığını, alacağı almak üzere yapılan .... Genel İcra Dairesi 2024/40522 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından gerekçe gösterilmeksizin itiraz edildiğini belirterek davalının .... Genel İcra Dairesi 2024/40522 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 400.109,00.TL anapara ile faiz ve ferileri yönünden devamına, haksız itiraz nedeniyle asıl alacağın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip dayanağı kendisi tarafından hazırlanan bir döküman olup, gerçeğe aykırı ve mesnetsiz olduğunu, zira davacının asılsız olarak müvekkiline kestiği faturada, iddia edildiği gibi bir alışveriş, ticari ilişki, borç bulunmadığından süresi içinde itiraz edilerek kabul edilmediğini, davacının tacir olduğunu, davacının dava dilekçesinde asılsız şekilde ifade ettiği mutabakat, ürün teslimi ve diğer iddiaları ispatlamaya yeter hukuka uygun delillerini sunmaya ve iddiasını ispatlamaya davet ettiklerini, davacının icra takibi ve davası kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile kötüniyetle yapılan iş bu takip ve dava sebebi ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... uyuşmazlığın davacı ...'un 14/02/2022 tarihinden itibaren vergi mükellefi olup, gerçek usulde vergilendirmeye tabi olduğunu, zirai işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunu, tacir vasfında olmayıp esnaf vasfında olduğu, buna göre davalının faaliyetinin ticari nitelikte olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte davalı tacir olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tacir sıfatının eksik incelemeyle değerlendirildiğini, yalnızca vergi kaydı esas alınarak görevsizlik kararı verildiğini, VUK'un 177.maddesi kapsamında yıllık hasılat ve işlem haczi araştırılmadan görev yönünden karar verilmesinin eksik inceleme olduğunu, taraflar arasındaki uyanmazlık ticari nitelikte olduğundan davaya Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması gerektiğini, deliller toplanıp bilirkişi raporun alındığı halde davanın esası incelemeden görevsizlik kararı verilmesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu iddia ederek görevsizlik kararının kaldırılması ile davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini iddia etmiştir. DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nc görevsizlik kararı verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Aynı Kanunun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalı ticari şirket olmakla tacir vasfını haiz olmakla birlikte davacının faaliyetinin esnaf hadleri kapsamında kaldığı, dolayısıyla davacının tacir sıfatının bulunmadığı, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı gibi TTK'da belirtilen mutlak ticari davalardan da olmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesinin, uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,6-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır