İzinsiz işletme kapatma ve ticari hizmet sözleşmesi ihlalinden doğan alacaklar nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Ticari nitelikteki bir hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta davacı, bayisinin yazılı onayı olmaksızın işletmesini kapatmasıyla sözleşmeye aykırı davrandığını ve zarara yol açtığını ileri sürerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı, sözleşmedeki bazı kısıtlayıcı maddelerin Türk Borçlar Kanunu uyarınca geçersiz olduğunu, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ve davacı tarafından düzenlenen faturanın hukuken mesnetsiz olduğunu savunarak icra takibine yaptığı itirazın haklı olduğunu iddia etmektedir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/355 Esas - 2025/933
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/355 EsasKARAR NO : 2025/933DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 24/05/2024KARAR TARİHİ : 26/12/2025KARAR YAZMA TARİHİ :30.12.2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -Taraflar arasında 22.03.2022 tarihli ... Sözleşmesi akdedildiğini buna göre davalı yanın ... adresinde “...” işletmesinin ... bayisi olduğunu, Davalı yanın ... sözleşmesine aykırı bir şekilde müvekkili şirketin yazılı onayı ve bilgisi dahilinde olmaksızın işletmesini kapatarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını ve itibar kaybına neden olduğunu, Davalının, gerek ... ilişkisini gerekse taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranarak "..." ticari ünvanlı işletmesini müvekkili şirket yetkililerinden izin, onay ve/veya muvafakat almaksızın habersiz ve önceden bir bildirimde bulunmaksızın kapattığını, dolayısıyla anılan ... Sözleşmesi'ne aykırı davrandığını, bu konuda müvekkilinin zararlarını talep hakkını saklı tuttuklarını, Müvekkili tarafından işbu ihtarnamenin tebliğinden sonra davalı tarafın işletmesinde denetim ve inceleme yapıldığını, ilgili incelemede davalının işletmeyi kapattığının, içeride stok olmasına rağmen kapalı tuttuğunun, işletmeyi terk ederek itibar kaybına da neden olduğunun görüldüğünü, bu hususların tutanak, video ve fotoğraf kayıtlarıyla tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından .... Noterliği'nin 13.06.2023 tarih ve ... Yev. nolu ve .... Noterliği'nin 07.07.2023 tarih ve ... Yev. nolu ihtarnameleri ile anılan sözleşme kapsamında doğrudan ve dolaylı maddi, manevi ve ticari olmak üzere her nevi zarar ve ziyanlara dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; ... sözleşmesinin 6.17. maddesi uyarınca her gün için 5.000.-TL olmak üzere 215.000 TL ... sözleşmesinin 6.36. maddesi uyarınca 100.000.-TL ... sözleşmesinin 9.1.3. mad. uyarınca her gün için 5.000.-TL olmak üzere 215.000.-TL olmak üzere toplamda 530.000,00.-TL'nin anılan ihtamamenin davalıya tebliğinden itibaren en geç 15 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, Davalı aleyhine keşide edilen ihtarnamelere davalı tarafından herhangi bir yazılı cevap verilmediği gibi ihtamamede belirtilen tutarların da müvekkili şirkete belirtilen sürede ödenmediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından davalıya ihtamamede belirtilen tutarlara istinaden 22.06.2023 tarih ... fatura numaralı 530.000,00.-TL tutarında fatura kesildiğini, davalının anılan faturaya istinaden ödeme yapmaması nedeni ile davalı aleyhine ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafından anılan takibe karşı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 05.09.2023 tarihinde itiraz edildiğini, Davalının işbu davaya konu icra takibine haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" hükmü uyarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ve sürecin anlaşmama olarak sona erdirildiğini,beyan ederek; Davalı tarafın ... E. (Eski Dosya Numarası:... E.) sayılı icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptaline ve işbu icra takibinin kaldığı yerden devamına Davalı tarafın haksız ve kötü niyetle yapılan itirazı nedeniyle davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesinİ karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine dayanak gösterilen 22.06.2023 tarihli faturanın hukuken geçerli olmadığını, davacı şirket tarafından gerek akdedilen sözleşmeye gerekse taraflar arasındaki ilişkinin müvekkili tarafından sona erdirildikten sonra düzenlenmiş olan faturanın, müvekkilini borçlu hale getirmeyeceğini, Davacı şirketin tek taraflı şekilde müvekkilinin müzakeresini engelleyecek biçimde ve hatta müvekkilinin sözleşmeyi fesih hakkını kısıtlanmasını içeren "22.03.2022 Tarihli ... Sözleşmesi" hükümlerinin, Türk Borçlar Kanununun 20. maddesi uyarınca yazılmamış sayılma yaptırımına tabi olduğunu, dolayısıyla anılan sözleşme hükümlerine dayalı şekilde fatura düzenlenmesi ve tazminat talep edilmesinin, hukuki zeminin bulunmadığını, 22.03.2022 tarihinden başlamak üzere müvekkili ile davacı arasında "... ... Sözleşmesi" isimli, niteliği itibariyle genel ... İlişkisi şartlarını karşılamayan ve hukuken ... ilişkisinin kurulmasına sebebiyet vermeyecek durumdaki bir sözleşme akdedildiğini, sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin, sözleşmeyi haklı nedenle sona erdirdiği tarihe kadar üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından keşide edilen .... Noterliğinin 02.05.2023 tarihli ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedildiğini, düzenlenen ihtamame içeriğinde, akdin feshi tarihinin 02.05.2023 tarihi olduğunun açık bir şekilde belirtildiğini, dava dilekçesinde tamamen gerçek dışı şekilde, müvekkilinin işletmesini, davacı şirkete herhangi bir şekilde bilgi vermeden sona erdirdiğinin iddia edildiğini, ancak sözleşmenin sona erdirildiğine dair müvekkili tarafından ihtarname keşide edildiğini ve bahse konu ihtarnamenin davacı şirkete tebliğ edildiğini, dolayısıyla davacı şirketin, kendilerine bilgi verilmeden veya onayları alınmadan, işletmenin kapatıldığı ve zarara uğradıkları yönündeki iddialarının tümüyle gerçek dışı olduğunu, mevcut gerçek dışı iddiaların ileri sürülmesinin, davacı şirketin, sebepsiz zenginleşmeyi amaçlamasına dayandığını, Müvekkiline açıkça bilgilendirme yapılmadan, ağır şekilde düzenlenen cezai yaptırımlara maruz bırakan, sözleşmeyi son erdirme yetkisi dahi tanınmayan, sözleşme maddelerinin Türk Borçlar Kanununun 21. maddesine göre yazılmamı sayılacağını, dolayısıyla davacı tarafından düzenlenen ödeme emrine dayanak gösterilen sözleşme hükümlerinin, kanun hükmü gereğince yazılmamış sayılacağından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin tümüyle iptaline karar verilerek, açıla haksız itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, “İlamsız icra takibine dayanak gösterilen faturanın, müvekkiline tebliğ edilmediğini, tahsilat genel tebliği uyarınca, müvekkilin tebliğ edilmeyen faturanın, hüküm ve sonuç doğurmasının, müvekkilini borçlu konuma düşürmesinin olanaksız olduğunu, - 2020 yılında ülke ekonomisini oldukça olumsuz şekilde etkileyen covıd-19 pandemisinin, müvekkilinin ticari anlamda, işletmesini devam ettirmesini olanaksız hale getirdiğini, salgın hastalığa sebebiyet verdiği mücbir sebep dolayısıyla sözleşmeyi sona erdiren müvekkilinden, sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle ücret talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2020 yılı Mart ayında COVİD-19 pandemisinin, ülkemizdeki ilk vakasının görünmesiyle birlikte sosyal etkileşim sağlayan restoran, kafelkafeterya, pastane gibi kurum kuruluşlar, ... gönderilmiş olduğu genelgeye göre; lokanta, restoran, kafe, kafeterya, çorbacı, kokoreççi, çiğ köfteci, kıraathane, kahvehane, çay bahçesi, demek lokali vb. işletmelerin kapatıldığını, müvekkilinin, davacı şirket ile sözleşme akdettiği tarihte yoğun şekilde etkisini gösteren COVID-19 pandemisinin, ülkemiz vatandaşlarını evden dahi çıkamaz hale getirdiğini, bu dönemde üniversitelerin, online eğitim sistemine geçiş yaptığını, öğrencilerin kullandığı v ait öğrenci yurtlarının da karantina amacıyla kullanıldığını, Müvekkilinin sözleşmeye göre faaliyet göstereceği işyerinin, "..." adresinde olduğunu, işletmesinin tam karşısında ... bulunduğunu, üniversite kampüsünde hukuk fakültesi, siyasal bilgiler fakültesi ile iletişim fakültesi bulunduğunu, ... Hastanesinin de bölgeye çok sakın olduğunu, özellikle pandeminin başlamasıyla birlikte üniversitelerin, online eğitim yöntemine geçmelerinin, müvekkilinin işlerini oldukça olumsuz yönde etkilediğini, 2020 yılı itibariyle müvekkilinin, işletmesinde kar etmek bir yana ciddi ekonomik zorluklarla karşılaştığını, Sözleşmenin 100.000,00-TL ceza bedeli uygulanacağını öngören 6.36 maddesinin ise müvekkilinin, sözleşmeyi feshetmesini tümüyle engellediği için açıkça geçersiz olduğunu, sözleşme özgürlüğü, tarafların anayasal özgürlük ile kendilerine sağlanmış haklardan feragat etmelerini hukuka uygun hale getirmediğini, sözleşmeyi haklı nedenle sona erdiren müvekkiline hiçbir şekilde ceza uygulanamayacağını, hukukumuzda sözleşme serbestisinin kabul edildiğini, tarafların, genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmadıkça istedikleri konuda İstedikleri şartlarla sözleşme yapabildiklerini, mevcut durumda davacı kurumun, sözleşmesinde düzenlediği 6.17, 9.1.3 ve 6.36 bentlerinin kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğinden hukuken geçersiz olduğunu, Türk Borçlar Kanununun 182. maddesinde, borcun ifasının imkansız hale gelmesi durumunda, sözleşmede kararlaştırılan cezanın ifasının istenemeyeceğinin hüküm altına alındığını, mücbir sebep ve ekonomik güçlük sebepleriyle sözleşmeyi haklı nedenle sona erdiren müvekkilinden, cezanın ifasının istenmesinin de olanaksız olduğunu, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirketin, cezai şartı oldukça yüksek şekilde belirlemesinin kamu düzenine aykırı olduğunu, kanunun, hakime kendiliğinden aşırı gördüğü cezai şartta indirim yapabilme yetkisi verdiğini, mahkemenin, taraf savunmalarının aksi kanaatine ulaşması halinde cezai şartta indirim yapılmasının değerlendirilmesi gerektiğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, alacak miktarı likit olmadığından, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini Davacı şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, beyan ederek müvekkiline karşı açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin, davacı tarafa yükletilmesine, icra takibine konu bedelin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak, müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava, davalının taraflar arasındaki ... Sözleşmesine aykırı olarak davacıdan izin/onay/muvafakat almaksızın habersiz ve önceden bildirim yapmaksızın işletmesini kapatması nedeniyle sözleşmenin 6.17, 6.36 ve 9.1.3 maddeleri uyarınca davacının zarara uğradığından bahisle düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; zamanaşımı, taraflar arasındaki sözleşmenin ve/veya ilgili maddelerinin TBK 20. Maddesi uyarınca yazılmamış sayılma yaptırımına tabi olup olmadığı, davacının takibe dayanak faturaya konu alacağının doğup doğmadığı, alacak doğmuş ise miktarının tespiti, davalının takibe itirazda haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatının ve kötü niyet tazminatının şartları, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. DELİLLER: ... Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ilgili dosyanın uyap sistemi üzerinden gönderildiği, ödeme emrinin 05/09/2023 tarihinde tebliğ olduğu, davalı vekili tarafından 05/09/2023 tarihinde itiraz dilekçesinin sunulduğu, itirazın ve davanın süresinde olduğu, davalının tacir araştırması için ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere cevap verildiği anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter yer ve ilgililerini bildirdiği ve akabinde dosyanın tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda rapor düzenlenmesi için SMMM ve sözleşmenin yorumunda yardımcı olmak üzere Borçlar Mevzuatında nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdine, karar verildiği bilirkişilerin raporunu mahkememize sunduğu , tarafların itirazları değerlendirilerek Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdine, karar verildiği ve ek raporun dosya arasına kazandırıldığı anlaşıldı. Mahkememiz ön incelemesi duruşmasında Zamanaşımı itirazının esasla birlikte değerlendirilmesine ve Dosyanın niteliği itibariyle tanık dinletme talebinin REDDİNE, karar verilmiş olup yargılamaya devam edilmiştir. BİLİRKİŞİ RAPORU : Bilirkişi heyeti raporunda ; Davacı tarafın E-Defter mükellefi olduğu defter beratlarının süresi içinde ... sistemine yüklendi defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı defterlerin bu yönü ile TTK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, Cezai Şartlara ilişkin düzenlendiği ifade edilen faturanın davacı yan kayıtlarında bulunduğu, 31.12.2023 tarihinde defter kayıtlarına göre davalıdan 530.000,00 TL alacak bakiyesi bulunduğu, Takip konusu faturanın davalı yan defter kayıtlarında bulunmadığı, Davanın, ... sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali takibin devamı talebiyle açılan alacak davası olduğu, davacının ... ..., davalının ... olduğu, Davalının fesih sebebinin, davacının sözleşme şartlarına uymaması veya sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesine dayalı olmadığı, dosya kapsamından da sözleşmenin feshinde davacının bir kusurunun tespit edilemediği, davalının sözleşmenin feshinde ileri sürdüğü nedenler ile ilgili fesihte kusurlu olduğuna İlişkin tespitler yapıldığı, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sözleşmenin 6.17. maddesine dayalı olarak talep edilen her gün için 5.000.-TL olmak üzere 215.000 TL cezai şart talebine ilişkin olarak: Davalının fesih beyanı ile birlikte sözleşmenin 6.36 maddesinde yazılı yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin bir bilgi ve beyana rastlanılmadığından sözleşmenin 6.17. maddesine dayalı cezai şart koşullarının oluştuğu sonucunun doğduğu, bu durumda talep edilen cezai şart miktarının, 43günx5.000 TL<215.000,00 TL olarak hesaplandığı, Sözleşmenin 6.36. maddesine dayalı olarak talep edilen 100.000.-TL cezai şart talebine ilişkin olarak: Sözleşmenin 6.17.maddesi kapsamındaki cezai şart yönünden yapılan değerlendirmede, 6.36. madde dikkate alınmış olup, 6.36. maddeye dayalı olarak yeniden cezai şart talep koşullarının oluşmadığının değerlendirildiği, Sayın Mahkeme aksi görüşte ise bu miktarın 100.000 TL olacağı, Sözleşmenin 9.1.3. maddesi uyarınca talep edilen 215.000 TL cezai şart talebine ilişkin olarak: Davalının sözleşmeyi feshettiğini bildirmesi, sözleşme kapsamında davacının ... bayisi olarak çalışmaya devam etmeyeceği anlamında değerlendirilmiş olup, fesih ihtarının davacıya bildirilmesinden sonra davalının işletmeyi açık tutmasının beklenemeyeceği, bu nedenle davalının fesih ihtarının davacıya tebliğ tarihi dikkate alınarak fesih tarihi ile fesih ihtarının tebliğ tarihi arasındaki sürede cezai şart koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığı, davalının fesih ihtarının tebliğ tarihine dosya kapsamında rastlanılmadığı, ancak davacının, ihtardan 1 gün sonra işletmenin kapalı olduğunu tespit ettiğinden 1 günlük süre yönünden 5.000 TL cezai şart koşulunun gerçekleştiğinin tespit edildiği, ... E.(Eski Dos.No.... E.sayılı icra dosyasında işlemiş faiz talep edilmediği, bu durumda; Takibe yapılan itirazın iptali gereken miktarın (215.000,00 *5.000,00) 220.000,00 TL olarak tespit edildiği, görüş ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişi heyeti ek raporlarında; kök raporlarındaki tespitlerinin değişmediği yönünde düzenledikleri raporunu mahkememize sunmuşlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalının taraflar arasındaki ... Sözleşmesine aykırı olarak davacıdan izin/onay/muvafakat almaksızın habersiz ve önceden bildirim yapmaksızın işletmesini kapatması nedeniyle sözleşmenin 6.17, 6.36 ve 9.1.3 maddeleri uyarınca davacının zarara uğradığından bahisle düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; zamanaşımı, taraflar arasındaki sözleşmenin ve/veya ilgili maddelerinin TBK 20. Maddesi uyarınca yazılmamış sayılma yaptırımına tabi olup olmadığı, davacının takibe dayanak faturaya konu alacağının doğup doğmadığı, alacak doğmuş ise miktarının tespiti, davalının takibe itirazda haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatının ve kötü niyet tazminatının şartları, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. Davacı taraf özetle; “…davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, yazılı onay ve bilgi olmaksızın işletmenin kapatılarak şirketin zarara uğratıldığı…” iddiasında bulunmuştur. Davalı taraf özetle; “…22.03.2022 tarihli sözleşmenin niteliği itibariyle genel ... ilişkisi şartlarını karşılamayan ve hukuken ... ilişkisinin kurulmasına sebebiyet vermeyecek durumdaki bir sözleşme olduğu, takip konusu edilen faturanın tebliğ edilmediği, .... Noterliğinin 02.05.2023 tarihli ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedildiğinin, açık bir şekilde belirtildiği” beyanında bulunmuştur. Dosya kapsamında alınan kök rapor ve ek rapor incelendiğinde; Taraflara ait ticari defter kayıtları incelenmiş olup davacı tarafın E-Defter mükellefi olduğu defter beratlarının süresi içinde ... sistemine yüklendiği, davalı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı defterlerin bu yönü ile ... ve ... hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında cari hesap şeklinde ticari ilişki bulunduğu, Takip konusu edilen fatura öncesi son ödemenin davalı tarafından 04.05.2023 tarihinde yapıldığı bu tarih ile borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, Cezai Şartlara ilişkin düzenlendiği ifade edilen faturanın davacı yan kayıtlarında bulunduğu, 31.12.2023 tarihinde defter kayıtlarına göre davalıdan 530.000,00 TL alacak bakiyesi bulunduğu, takip konusu faturanın davalı yan defter kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava, ... sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali takibin devamı talebiyle açılan alacak davasıdır. Davacı ... ..., davalı ... alandır. Davacı vekili, taraflar arasında 22.03.2022 tarihli ... Sözleşmesi akdedildiğini, buna göre davalı yanın ... adresinde “...” işletmesinin ... bayisi olduğunu, davalı yanın franchıse sözleşmesine aykırı bir şekilde müvekkili şirketin yazılı onayı ve bilgisi dahilinde olmaksızın işletmesini kapatarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını ve itibar kaybına neden olduğunu, beyan ederek; - ... sözleşmesinin 6.17. maddesi uyarınca her gün için 5.000.-TL olmak üzere 215.000 TL -... sözleşmesinin 6.36. maddesi uyarınca 100.000.-TL -... sözleşmesinin 9.1.3. mad. uyarınca her gün için 5.000.-TL olmak üzere 215.000.-TL, toplamda 530.000,00.-TL'nin tahsili için, ... E. (Eski Dosya Numarası:... E.) sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından yapılan itiraz ile takibin durduğunu beyan ederek, takibe yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı tarafın haksız ve kötü niyetle yapılan itirazı nedeniyle davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme, davacı tarafından davalıya gönderilen .... Noterliği 02.05.2023 tarih ... Yev. nolu ihtarname ile feshedilmiştir. Fesih ihtarında “oluşan esaslı ve haklı sebeplerle, öngörülemeyen ekonomik kriz nedeniyle ödeme güçlüğü ve gelir kaybı” fesih gerekçesi olarak gösterilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, 2020 yılında ekonomiyi oldukça olumsuz şekilde etkileyen Covid -19 pandemisinin, davalının ticari anlamda işletmesini devam ettirmesini olanaksız hale getirdiğini ileri sürmüştür. Bu kapsamda dosya kapsamında yapılan incelemede, taraflar arasındaki ... Sözleşmesinin tarihinin 22.03.2022 olup 5 yıllık bir süre için imzalandığı görülmektedir. Davalının cevap dilekçesinde de yazdığı gibi pandeminin ilk vakası 2020 yılı Mart ayında görülmüştür. Bu tarih itibariyle lokanta,restoran, kafeterya v.b. işletmeler kapatılmıştır. Davalının sözleşmeyi imzaladığı tarih dikkate alındığında pandeminin başladığı tarihin üzerinden 2 yıl geçtiği görülmektedir. Bu durumda davalının dile getirdiği pandemi nedeniyle yaşanan olumsuzlukları bilerek sözleşmeyi imzaladığı görülmektedir. Yine cevap dilekçesinde salgın hastalığın sebebiyet verdiği mücbir sebep dolayısıyla davalının sözleşmeyi sona erdirdiği belirtilmiş, mücbir sebebin unsurları sayılmıştır. Mücbir sebebin unsurlarından birisi olan “sebebin öngörülebilir olmaması” belirtilmiştir. 22.03.2022 tarihinde pandeminin üzerinden 2 yıl geçmiş olup, salgın hastalığın (Covid-19 ) öngörülebilir olmadığının ileri sürülmesinin 22.03.2022 sözleşme tarihi itibariyle mümkün olmadığı sonucu doğmaktadır. Davalı yine bu tarihten 2 yıl sonra faaliyet göstereceği işyerinin karşısında bulunan ... Kampüsündeki fakültelerin online eğitime geçtiklerini bilerek 22.03.2022 tarihinde sözleşmeyi imzalamıştır. Lokanta, restoran, kafe, kafeterya,çorbacı,kokoreççi,çiğ köfteci,kahvehane,çay bajçesi v.b. işletmelerin Covid-19 salgını pandemi nedeniyle Mart 2020 tarihi itibariyle kapatıldıkları bu durumun bu işletmeleri ekonomik açıdan krize sürüklediği 22.03.2022 tarihi itibariyle bilinen bir durumdur. Bu tarihte sözleşme imzalayan davalının “öngörülemeyen ekonomik kriz nedeniyle ödeme güçlüğü ve gelir kaybı oluştuğunu, mali mağduriyet sebebiyle faaliyet göstermesinin imkansız duruma geldiği” ni ileri sürerek anılan sözleşmeyi feshetmesinin, fesih gerekçesi dikkate alındığında haklı fesih kapsamında görülemeyeceği değerlendirilmiştir. Davada talep konusu edilen alacak kalemleri cezai şart kapsamında olup, bir tarafın lehine cezai şart koşullarının oluşabilmesi için ise sözleşmenin feshine kusuru ile sebebiyet vermemiş olması gerekir. Bu doğrultuda dosya incelendiğinde, sözleşmenin 6.maddesi ...’ın, 7.maddesinde ... ...’in yükümlülüklerini düzenlemiş olup, davalı fesih nedeni olarak 7.maddede düzenlenen ... Verenin yükümlülüklerine aykırı davrandığı ile ilgili bir hususa dayanmamıştır. Başka bir deyişle, ... davalı, diğer tarafın sözleşme şartlarına uymaması veya sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshetmemiş olup, davalının fesih nedenleri arasında, davacı ... ...’in kusuruna dayanmamıştır. Dosya kapsamından da Sözleşmenin feshinde davacının bir kusuru tespit edilememiştir. Davada, davalının sözleşmeye aykırı davranarak ticari işletmesini davacı yetkililerinden izin, onay almaksızın ve önceden bildirimde bulunmaksızın kapattığı belirtilerek sözleşmenin 6.17, 6.36, 9.1.3 maddelerine dayanılarak cezai şart talep edilmiştir. Davalı tarafından fesih ihtarından önce davacıya cevap dilekçesinde dile getirilen ekonomik sıkıntılar, mücbir sebep ile ilgili bir ihtar, e-posta yazısı ile bildirimde bulunulduğuna ilişkin dosyaya bir belge sunulmamıştır. Fesih tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşme 1 yıl, 1 ay, 9 gün yürürlükte kalmıştır. Davalının, fesih sebebi olarak davacının sözleşmeye aykırı davranışına ilişkin bir sebebe dayanmadığı, ekonomik kriz ve Covid-19 pandemisi gibi genel sebeplere dayandığı görülmekte olup, fesih öncesinde taraflar arasında olması gereken sözleşmesel güven ilişkisi çerçevesinde bu hususları davacıya bildirmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Sözleşmenin 6.17. maddesine dayalı olarak talep edilen her gün için 5.000.-TL olmak üzere 215.000 TL cezai şart yönünden yapılan incelemede; Madde 6.17: “... sözleşmenin herhangi bir şekilde feshedilmesi veya yenilenmemesi üzerine özellikle markaların kullanılmasının durdurlması hükümleri başta olmak üzere işbu sözleşmedeki sona erme gereği olan şartları ve yükümlülüklerini yerine getirmez ise temerrüt ihtarını takip eden günden başlayarak, yükümlülüklerini yerine getirmediği her gün için Ek-1’de belirtilen miktarda cezai şartı itirazsız ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder.” Hükmüne yer verilmiştir. Madde 6.36: “İş bu sözleşmenin herhangi bir sebeple son bulması halinde ..., iş bu sözleşme konusu işletmesinde ticari işletmesiyle ilgili kullandığı her nevi içerikteki telefon numaralarını, eposta ve sosyal medya hesaplarını ... ... tarafa koşulsuz ve şartsız olarak devretmeyi ve bu uğurda gerekli şifreleri derhal teslim etmeyi ayrıca devir işlemleri için gerekli her türlü iş ve işlemleri derhal yapmayı kabul, beyan ve taahhüt ederi. Aksi durumda ... ... tarafından iş bu maddede belirtilen hususların devri ve şifrelerin temini açısından gerekli hukuki ve idari yollara başvurulmak suretiyle iş bu maddede belirtilen hususların devri ve şifrelerin temini açısından hukuki yollara ve lehine sonuç almaya hak sahibi olduğu gibi ... ... bu yola başvursun ya da başvurmasın şayet ... taraf iş bu sözleşmenin herhangi bir sebeple son bulması halinde ... ... iş bu sözleşme konusu işletmesinde ticari işletmesiyle ilgili kullandığı her nevi içerikteki telefon numaralarını, eposta ve sosyal medya hesaplarını ... ... tarafa koşulsuz ve şartsız olarak devretmez ve bu uğurda gerekli şifreleri derhal teslim etmez ve ... taraf ... ...’e başkaca bir ihtar, ihbar ve muameleye gerek kalmaksızın Ek-1’de belirtilen miktarda cezai şart ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder.” Hükmüne yer verilmiştir. Davalı sözleşmeyi 02.05.2023 tarihi itibarı ile feshetmiş olup, sözleşmenin, fesih ihtarının davacıya ulaşması ile son bulduğu açıktır. Bu durumda sözleşmenin m6.36 uyarınca ... …her nevi içerikteki telefon numaralarını, e-posta ve sosyal medya hesaplarını ... ... tarafa koşulsuz ve şartsız olarak devretmeli ve bu uğurda gerekli şifreleri derhal teslim etmelidir. Davalının bu işlemleri yerine getirdiğine ilişkin bir beyanına veya belgeye dosyada rastlanmamıştır. Sözleşme eki “Cezai şart hal ve miktarlarını” gösteren listenin 8.sırasında “sona erme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi” nedeniyle “her gün için 5.000 TL yazılı olup, davacının 13.06.2023 tarihli ihtarnamesi ile bu maddeye ve 6.36 ile 9.1.3 maddelerine dayalı olarak talepte bulunduğu görülmektedir. Davacı cezai şart alacakları için 22.06.2023 tarihli faturayı düzenlemiş, icra takibini de düzenlediği bu faturaya dayalı olarak yapmıştır. Faturada 6.17. maddeye dayalı olarak 215.000 TL miktar gösterilmiştir. İhtarnamede ve faturada gösterilen miktardan 43 gün üzerinden (1 günlüğü 5.000 TL olmak üzere) talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. 43 günlük sürenin hangi tarihler arasını kapsadığı davacı vekilince açıklanmamıştır. Davalının fesih ihtar tarihi olan 02.05.2023 ile davacının ilk ihtar tarihi olan 13.06.2023 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olduğu değerlendirilmiştir. Davalının fesih beyanı ile birlikte sözleşmenin 6.36 maddesinde yazılı ve yukarıda da açıklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin bir bilgi ve beyana rastlanılmadığından 6.17. maddeye dayalı cezai şart koşullarının oluştuğu sonucu doğmaktadır. (43günx5.000 TL=215.000 TL) .Sözleşmenin 6.36. maddesi uyarınca talep edilen 100.000.-TL cezai şart yönünden yapılan incelemede; Sözleşmenin 6.17.maddesi kapsamındaki cezai şart yönünden yapılan değerlendirmede, 6.36. madde dikkate alınmış olup, 6.36. maddeye dayalı olarak yeniden cezai şart talep koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Sözleşme eki EK-1 tabloda 8.sıradaki “sona erme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi” ile 17.sıradaki “sözleşme sonlandırma koşullarına uyulmaması”na ilişkin cezaların miktarı yazılmıştır. Davalı yönünden sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin sözleşmede bir hükme yer verilmemiştir. 17.sıradaki sözleşme sonlandırma koşullarına uyulmamasının dava konusu olayda şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Sözleşmenin 9.1.3. maddesi uyarınca talep edilen cezai şart yönünden yapılan incelemede; Taraflar Sözleşmenin 9.1.3.maddesinde “İş bu sözleşmede Ek-1’de belirtilen cezai şart alacağı yanında ... ... işletmesini haklı/haksız sebep ayrımı olmaksızın terk eder. Hklı/haksız sebep ayrımı olmaksızın faaliyetine son verir, haklı/haksız sebep ayrımı olmaksızın onay almaksızın söz konusu ... işletmesinin yerini değiştirir, haklı/haksız sebep ayrımı olmaksızın tabela veya marka değişikliği yapar söz konusu ... işletmesini haklı/haksız sebep ayrımı olmaksızın 3 iş gününden fazla kapalı tutar veya kanuni sebeplerle 24 saatten fazla meslekten men veya işten el çektirilirse ...’a tanına hakların kullanımına derhal sona erdirebilir.” Hükmünü kararlaştırmışlardır. Sözleşme eki EK-1 de 19.sırada “işletmeyi terk etme…” halinde 9.1.3. madde uyarınca her gün için 5.000 TL cezai şart uygulanacağı yazılıdır. Davalının sözleşmeyi feshettiğini davacıya bildirdiği 02.05.2022 tarihinden 1 gün sonra davacı şirket bölge müdürü ve bölge direktörü imzalı 03.05.2023 tarihli durum tespit tutanağı düzenlenmiş olup, bu tutanakta işletmenin kapısının kilitli olduğu, ürün satışının yapılmadığı tespit edilmiştir. Davalının sözleşmeyi fesih tarihinden önce işletmeyi terk ettiği veya kapalı tuttuğuna ilişkin bir tespit dosya kapsamında bulunmamaktadır. Davalının sözleşmeyi feshettiğini bildirmesi, sözleşme kapsamında davacının ... bayisi olarak çalışmaya devam etmeyeceği anlamında olup, fesih ihtarının davacıya bildirilmesinden sonra davalının işletmeyi açık tutması beklenemeyecektir. Bu nedenle davalının fesih ihtarının davacıya tebliğ tarihi dikkate alınarak fesih tarihi ile fesih ihtarının tebliğ tarihi arasındaki sürede cezai şart koşullarının oluştuğu sonucu doğmaktadır. Davalının fesih ihtarının tebliğ tarihine dosya kapsamında rastlanmamıştır. Ancak davacı ihtardan 1 gün sonra işletmenin kapalı olduğunu tespit ettiğinden 1 günlük süre yönünden 5.000 TL cezai şart koşulunun gerçekleştiği görülmektedir. Davalı vekili sözleşmenin yalnızca davalıya ağır şartlar içermesi, ... ... yönünden hiçbir cezai şart ve yaptırım öngörülmemiş olmasının T.B.K. 20. Maddesinde düzenlenmiş olan Genel İşlem Koşulu bağlamında değerlendirilmesini talep etmiş ise de sözleşme serbestisi ilkesi gereği kanuna ahlaka aykırı olmayan tarafların basiretli tacir olduğu sözleşmelerde genel işlem koşullarının hukuka aykırı olduğundan bahsedilemez. Buna göre, davalının fesih sebebinin, davacının sözleşme şartlarına uymaması veya sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesine dayalı olmadığı, dosya kapsamından da sözleşmenin feshinde davacının bir kusurunun tespit edilemediği, davalının sözleşmenin feshinde ileri sürdüğü nedenler ile ilgili fesihte kusurlu tespit edilmiştir. Sözleşmenin 6.17. maddesine dayalı olarak talep edilen her gün için 5.000.-TL olmak üzere 215.000 TL cezai şart talebine ilişkin olarak: Davalının fesih beyanı ile birlikte sözleşmenin 6.36 maddesinde yazılı yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin bir bilgi ve beyana rastlanılmadığından sözleşmenin 6.17. maddesine dayalı cezai şart koşullarının oluştuğu sonucunun doğduğu anlaşılmış, bu durumda talep edilen cezai şart miktarının, 43günx5.000 TL=215.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Sözleşmenin 6.36. maddesine dayalı olarak talep edilen 100.000.-TL cezai şart talebine ilişkin olarak, Sözleşmenin 6.17.maddesi kapsamındaki cezai şart yönünden yapılan değerlendirmede, 6.36. madde dikkate alınmış olup, 6.36. maddeye dayalı olarak yeniden cezai şart talep koşullarının oluşmadığı anlaşıldı. Sözleşmenin 9.1.3. maddesi uyarınca talep edilen 215.000 TL cezai şart talebine ilişkin olarak: Davalının sözleşmeyi feshettiğini bildirmesi, sözleşme kapsamında davacının ... bayisi olarak çalışmaya devam etmeyeceği anlamında değerlendirilmiş olup, fesih ihtarının davacıya bildirilmesinden sonra davalının işletmeyi açık tutmasının beklenemeyeceği, bu nedenle davalının fesih ihtarının davacıya tebliğ tarihi dikkate alınarak fesih tarihi ile fesih ihtarının tebliğ tarihi arasındaki sürede cezai şart koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığı, davalının fesih ihtarının tebliğ tarihine dosya kapsamında rastlanılmadığı, ancak davacının, ihtardan 1 gün sonra işletmenin kapalı olduğunu tespit ettiğinden 1 günlük süre yönünden 5.000 TL cezai şart koşulunun gerçekleştiğinin tespit edilmiştir. Nihayetinde ... E.(Eski Dos.No.... E.) sayılı icra dosyasında işlemiş faiz talep edilmediği, bu durumda; Takibe yapılan itirazın iptali gereken miktarın (215.000,00 +5.000,00) 220.000,00 TL olarak tespit edilmiş olup 44.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a)Davalının ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 220.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren takipte belirtilen faiz oranları ile aynen devamına, b) -Fazlaya ilişkin 310.000,00TL talebin REDDİNE,2-Davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğinden devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olan 44.000,00TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 md. Uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine3-Davalının şartları oluşmaması nedeniyle kötüniyet tazminatı talebinin reddine,4) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.028,20 TL harçtan, dava açılışında alınan 6.401,08 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 8.627,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,5) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, 1.824,89 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 1.295,11 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,6) Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 477,00 TL posta gideri, ile dava açılışında alınan 6.401,08 TL peşin harç toplamından oluşan 14.305,68 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak hesaplanan 5.938,26 tl'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 49.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,Dair, davacı vekili ve E-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır