İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, genel kurul toplantı ve müzakere defterinin zayi belgesi talebinde tacirin kusursuzluğu ve basiretli iş adamı özeniyle hareket etme yükümlülüğünün incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bir şirket, genel kurul toplantı ve müzakere defterinin kaybolması nedeniyle zayi belgesi talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi, defterin zayi olmasına ilişkin gösterilen sebebin (başlangıçta "kaybolma", istinafta ise şube tadilatı sırasında işçiler tarafından yanlışlıkla atılma ihtimali) Türk Ticaret Kanununun 82/7 maddesinde belirtilen ve tacirin kusuru olmaksızın, öngörülemeyen mücbir sebep veya olağanüstü haller kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle talebi reddetmiştir; dosyanın istinaf incelemesinde de mahkeme, tacirin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu ve zayi belgesinin ancak tacirin iradesi dışında oluşan, önlenmesi mümkün olmayan haller için verilebileceğini vurgulayarak, şirketin beyan ettiği kaybolma şeklinin bu şartları karşılamadığına işaret etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1014
KARAR NO : 2026/1263
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/04/2026
NUMARASI : 2025/1214 Esas - 2026/385 Karar
DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi
KARAR TARİHİ : 13/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/04/2026 tarih 2025/1214 Esas 2026/385 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defterinin 08.12.2025 tarihinde, müvekkili şirket hissedarının gerekli tüm özen ve dikkati göstermesine rağmen iradesi dışında elinden çıktığını, işbu defterin yokluğunun ise genel kurul toplantılarında görüşülen hususların ve alınan kararların kaydedilmesine engel olduğunu belirterek genel kurul toplantı ve müzakere defterinin zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davacı vekilinin genel kurul toplantı ve müzakere defterinin 08.12.2025 tarihinde davacı şirket hissedarının gerekli tüm özen ve dikkati göstermesine rağmen iradesi dışında elinden çıktığını belirterek zayi belgesi talebinde bulunduğu, TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de, tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerektiği, somut olayda talep eden şirketin zayi sebebine ilişkin bir sebep bildirmeden defterlerin kaybolmasından bahisle zayi belgesi verilmesinin talep edildiği, ileri sürülen bu hususuların TTK 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesinin gerektirir hâllerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava dilekçesinde ...'nin davacı sıfatıyla yer aldığını, daha sonra şirketin isim değişikliğine giderek ... Şti ünvanını aldığını, devam eden aşamada şube açma ihtiyacı hasıl olduğunu, Gemlik'te bir şube açıldığını, zayi talebine konu defterlerin Gemlik'e bir takım işlemelerin yapılması için gönderildiğini en son defterlerin Gemlik'te iken büro içi tadilat ve tamirat işlemleri yapıldığını, daha sonra bu defterlerin ve bazı başka eşyaların yerinde olmadığının gözlemlendiğini, büyük bir olasılıkla çalışmalar esnasında ustaların yanlışlıkla bu eşyaları da boya malzemeleri ile birlikte attıklarını, dava açıldıktan sonra mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğüne, İzmir Defterdarlığına, İzmir SGK İl Müdürlüğüne, Cumhuriyet Savcılığına müzekkere yazılarak araştırma yapıldığını ve hiç bir olumsuz cevap alınmadığını, dava dilekçesine ihmalen defterlerin nasıl kaybolduğuna dair neden ve delil bildirilmemiş olmasının müeyyidesinin bu kadar ağır olmaması gerektiğini, müvekkilinin bu defterlerin olmaması nedeniyle hiç bir işlem yapamadığını, davanın reddedilmesinin hukuki bir fayda sağlamadığı gibi hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa, tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Anılan yasa maddesinde geçen "gibi" edatı ile zayi nedenleri sınırlı olarak sayılmamış ise de; yasa koyucunun amacı, tacirin iradesi dışında oluşan, onun alabileceği önlemlerle önlenmesi mümkün olmayan mücbir sebep veya objektif olarak tacire kusur atfedilemeyecek olağanüstü durumların varlığı halinde zayi belgesi verilmesini sağlamaktır. TTK'nın 18/2. maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi zorunludur. Ticari defter ve belgelerin saklanması ve korunması hususunda da tacir, kendisinden beklenen özen ve dikkati göstermekle yükümlüdür.
Somut olayda, dava dilekçesi ile istinaf dilekçesindeki beyanlarına göre, davacı şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defterinin Gemlik'te açılan şubeye gönderildiği, burada yapılan tadilat sırasında muhtemelen ustalar tarafından yanlışlıkla boya malzemeleri ile birlikte atıldığı beyan edilmiştir. Taşınma esnasında defter ve belgelerin kaybolması, basiretli bir tacirden beklenen özen yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olup, TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen yangın, su baskını, deprem veya hırsızlık gibi olağanüstü veya mücbir sebep niteliğindeki olaylardan sayılamaz. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.1984 tarih, 1982/11-852 Esas ve 1984/788 Karar sayılı kararından anlaşıldığı üzere, tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtları özenle muhafaza etmesinin zorunlu olduğu, yerine göre çalınma halinde bile zayi belgesi verilemez iken, taşınma sırasında kaybolma halinde zayi belgesi verilemeyeceği sabittir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2014 tarih 2013/17799 Esas, 2014/2045 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır). Benzer şekilde, tacirin basiretsiz davranışı sonucu ticari defterlerin kaybolması durumunda zayi belgesi istenemeyeceği Yargıtay içtihatlarında da açıkça vurgulanmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.02.20215 tarih 2014/18101 Esas, 2015/2682 Karar).
Bu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/07/2026