Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, geçiş önceliği ihlali kaynaklı trafik kazasında yüz kemiklerinde kırık oluşan motosiklet sürücüsünün maddi ve manevi tazminat talebi davası.
Özet: Davacı, 03.06.2022 tarihinde motosikletiyle seyir halindeyken, kavşakta geçiş önceliğine uymayan davalının aracının karıştığı trafik kazası sonucunda sol çene ve göz çevresi kemiklerinde kırıklar dahil olmak üzere ciddi bedensel yaralanmalar ve ezikler yaşadığını, bu yaralanmaların hayat fonksiyonlarını orta derecede etkilediğini, büyükbaş hayvancılık çiftliğinde çoban olarak çalışan müvekkilinin üç ay süreyle iş göremez kaldığını, tedavi, ulaşım ve bakıcı giderleri gibi maddi zararlarının oluştuğunu, davalının kusurunun kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, kazanın neden olduğu kalıcı psikolojik travma ve sosyal adaptasyon sorunları yaşadığını ifade ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi, ulaşım ve bakıcı giderleri için maddi tazminat ile maruz kaldığı elem ve ızdırap nedeniyle 100.000 TL manevi tazminat talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ceza dosyasındaki ifadesinde de belirttiği üzere 03.06.2022 günü müvekkilinin kullandığı ... plakalı motorsiklet ile seyir halindeyken davalının kullandığı ... plakalı araçla trafik kazası meydana geldiğini, davalı KTK 84.maddesinde yer alan kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kazada kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaranlandığını, Ereğli ve Konya da hastanelerde tedavi olmuş ancak halen daha tam anlamıyla iyileşemediğini, müvekkilinin büyükbaş hayvancılık çiftliklerinde çoban olarak çalışmakta olup bu olay sebebiyle uzun bir süre çalışamadığını, müvekkilinin kırıklar sebebiyle uzun süre yemek yemekte ve çiğnemekte zorlanmış, dişleri ile eskisi gibi baskı yapamamakta, yiyecek koparmakta ve çiğnemekte zorlanmaktadır. Ayrıca üst çene kemiğini kullanmakta zorlanmadığını, hastane raporunda da görüleceği üzere ''sol maxiller sinüs ön duvarı ve sol orbitalateral duvarında fraktür ( kırık )'' mevcuttur. Bu kırıklardan kaynaklı hayat fonksiyonlarına etkisi orta (ikinci) derecededir. Motorsikletten düşmeye bağlı ayaklarında ve dizlerinde ezikler ve incinmeler meydana geldiğini, müvekkilinin yaralanma olayından dolayı 3 ay işe gidememiş, hastane masrafları ve ulaşım masrafı yaptığını, masraflarının hiçbir surette karşılanmadığını, müvekkilinin olayın etkisinden hala kurtulamadığını, müvekkilinin olayın ardından şikayetçi olmuş, Ereğli . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalı kusurlu bulunarak ceza aldığını, ilgili ceza dosyası kesinleştiğini, kesinleşme şerhi dilekçe ekinde mevcut olduğunu, maddi tazminata ilişkin; müvekkilinin kaza yaptıktan sonra üç ay çalışamadığını, müvekkilinin büyükbaş hayvan çiftliğinde çoban olarak çalışmakta olup yüzündeki kırıklar sebebiyle işe gidemediğini, kaza tarihinde aylık 18.000 tl çobanlıktan ücret kazandığını, ayrıca ulaşım ve tedavi masrafları da yaptığını, müvekkiline tedavi olduğu süreçte ailesi bakımını üstlendiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik, tedavi ve ulaşım masrafı, bakıcı giderleri, sürekli iş göremezlik sebebiyle maddi zarar fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak üzere 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak harca esas değer olarak 2000,00 TL( bilirkişi raporu geldikten sonra arttırılmak üzere sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) talep ettiklerini, manevi tazminata ilişkin olarak; müvekkilinin yaşadığı olay nedeniyle kendine gelememiş, psikolojisinin bozulduğunu, müvekkilinin yaşanan bu olay sebebiyle elem ve korkuya kapılmış, bir daha motorsiklete binemediğini, halen daha yanından araba geçerken kendisine çarpacağını hissetmediğini, müvekkilinin bu olay sebebiyle dışarı çıkamadığını, yolda yürüyemediğini, müvekkilinin trafik ışıkları fasılalı yandığı zaman kavşakta tüm arabalar birbirine çarpacak gibi hissetmekte ve korktuğunu, müvekkilinin yaralarının iyileşmesi uzun sürmüş,kazadan dolayı bir daha işine dönemeyeceği korkusu ile yaşadığını, hele ki olay mahallinin yakınından dahi geçemediğini, yüzünde ki kırık sebebiyle yüzünde ki şişlikler uzun süre inmediğini, toplum içinde insanlar yüzünün durumunu sık sık sormalarına sebebiyet verdiğini, aynaya baktığında veya bir şey yerken zorlandığında sürekli kazayı hatırlatmasıyla müvekkilinin psikolojisini harap olduğunu, davalı, ceza dosyasındaki savunmalarında da görüleceği üzere olayı basite indirgeyerek müvekkili adeta suçlamış, kişilik haklarına saldırdığını, müvekkilinin şimdiye kadar hiçbir zararı giderilmemiş, bir özür dahi dilenmediğini, hastanede ziyaret edilmediğini, yaşanan tüm bu olaylar ve açıklamalarımız sebebiyle 100.000,00 TL manevi tazminat talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, haksız fiilden doğan cismani zarar nedeniyle davacının, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek ( bilirkişi raporundan sonra arttırılmak üzere belirsiz alacak olarak) sürekli iş göremezlik tazminatı ( her iki davalı yönünden (Sigorta Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) için 500,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı ( her iki davalı yönünden (Sigorta Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) için 500,00 TL, bakıcı gideri için 500,00 TL ( her iki davalı yönünden (Sigorta Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) ve tedavi gideri ve ulaşım ( her iki davalı yönünden (Sigorta Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) için 500,00 TL olarak şimdilik Toplam 2000,00 TL , manevi tazminat alacağı (yalnızca ... yönünden) için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı davasını T.C. Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığını, hâlbuki davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu T.C.İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddinin gerektiğini, davacının müvekkilinin şirkete ibraz ettiği maluliyet raporunda da görüleceği üzere davacının dava konusu kaza sebebiyle maluliyetinin bulunmadığını, işbu sebeple huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davaya konu olayla ilgili S.G.K tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini, iş göremezlik nedeniyle davacı tarafa maluliyet aylığı bağlanıp bağlanmadığının, varsa peşin sermaye değer tablosu ile ekli kayıt belge örneklerinin mahkeme dosyasına ibrazının gerektiğini, bu nedenle; trafik kazası sonucu vefat eden, yaralanan ya da malul kalan sigortalının kendisine ya da geride kalan hak sahiplerine S.G.K tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığına veyahut gelir bağlanıp bağlanmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin toplanmasının gerektiğini, davaya konu alacak haksız fiilden kaynaklandığından ve haksız fillerden doğan alacaklara yasal faiz işletildiğinden, davacı ile müvekkili sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından, sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faiz işletilmesinin gerektiğini, davacıların araç içerisinde seyahat halindeyken kask ve koruyucu tertibatını takmaması sebebiyle maluliyetin ağırlaşmasında kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari % 20 oranında indirim yapılmasının gerektiğini, aleylarine haksız olarak açılan davanın davacının maluliyetinin olmaması sebebiyle reddini, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, kusur oranının tespiti açısından en yakın adli tıp kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden doğan cismani zarar nedeniyle davacının, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek ( bilirkişi raporundan sonra arttırılmak üzere belirsiz alacak olarak ) SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI ( HER İKİ davalı YÖNÜNDEN (Sigorta Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) için 500,00 TL , GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI ( HER İKİ davalı YÖNÜNDEN (Sigorta Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) için 500,00 TL , BAKICI gideri için 500,00 TL ( her iki davalı yönünden (Sigorta Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) ve TEDAVİ GİDERİ ve ulaşım ( HER İKİ davalı YÖNÜNDEN (Sigorta Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) için 500,00 TL olarak şimdilik Toplam 2000,00 TL , MANEVİ TAZMİNAT ALACAĞI (yalnızca ... YÖNÜNDEN ) için 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsili hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Ereğli (Konya) .Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Konya SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ... T.C kimlik numaralı ...'nin 03.06.2022 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili Müdürlüğümüze sürekli iş göremezlik gelir başvurusu olmadığı, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığına ilişkin yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Konya SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış bahse konu kaza/olay ile ilgili ... T.C kimlik numaralı ...'nin sağlık hizmet sunucuları tarafından edilen ve SGK tarafından sağlık hizmet sunucularına ödenen tedavi giderlerine ilişkin belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Konya İl Göç İdaresine müzekkere yazılmış ... T.C kimlik numaralı ... hakkında refakat bilgisinin gönderildiği anlaşılmıştır.
Selçuk Üniversitesi Selçuk Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılmış ... T.C kimlik numaralı ... hakkında istenilen tedavi evrakları ve ödemelere ilişkin belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Ereğli (Konya) Devlet Hastanesine müzekkere yazılmış ... T.C kimlik numaralı ... hakkında istenilen tedavi evrakları ve ödemelere ilişkin belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmış davacının Afganistan/Teminattan muafiyeti olup olmadığı hakkında bilgi verilmiştir.
Mahkememizin 12/02/2025 tarihli ön inceleme tensip zaptıyla dosyanın adli trafik bilirkişiye ve ATK'ya tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 18/03/2025 tarihli bilirkişi KUSUR raporunda özetle; Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalanan ... plaka sayılı otomobilin ruhsat sahibi ve sürücüsü davalı ...’ in; 2918 Sayılı KTK’ nun 57/a ve 57/c-2 maddelerinde açıklan trafik kurallarını ve bu kurallara karşılık gelen aynı kanunun trafik kazalarında sürücü asli kusurlarından sayılan 84/ h (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) trafik kuralını da ihlal ettiği ve sürücünün %75 ( Yüzde Yetmiş beş ) oranında kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı motosikletin sürücüsü davacı ... ’ nin ise; 2918 Sayılı KTK’ nun diğer/tali sürücü kusurlarından sayılan 52/a ve b maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiği ve %25 (Yüzde Yirmi beş) oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan 09/09/2025 tarihli ATK raporunda özetle; Dava dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve tetkiklerden; mağdur davacı ... 03/06/2022 tarihinde trafik kazası geçirdiği, kaza neticesinde sol maksiller sinüs kırığı, sol orbita çökme kırığı, sol sfenoid ve zigomatik kemik kırıkları meydana geldiği, çiğneme fonksiyonlarının normal olduğu, sol maksiller sinüs kırığı, sol orbita çökme kırığı, sol sfenoid ve zigomatik kemik kırıklarındaki kaynamanın yeterli olduğu anlaşılan şahsın yaralanmasının;
1. 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan ''Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'' hükümlerine göre;
Kişide meydana gelen yaralanmanın kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olmadığını,
2. 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' hükümlerine göre
Kişide meydana gelen yaralanmanın tüm vücut fonksiyon kaybına (sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet, raporun geçerlilik süresi = süresiz) neden olmadığını,
3. Solmaksiller sinüs kırığı, sol orbita çökme kırığı, sol sfenoid ve zigomatik kemik kırıkları arızalarının emsallerine göre iyileşme süresinin 3 (ÜÇ) aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini,
4. Dosya kapsamında tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir fatura, fiş ya da makbuza rastlanılmadığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanmış olduğunu, ancak bu nitelikteki bir yaralanmada yukarıda "IIl- Tedavi ve İyileşme Giderleri Kavramları ile İlgili Değerlendirme" başlığı altında belirtildiği şekilde tedavi sırasında yapılan zorunlu harcamaların olacağını (Refakatçi, özel bakıcı ve özel beslenme giderleri; hastanın ve yakınlarının hastanelere, sağlık kurumlarına, doktor muayenehanelerine, fizik tedavi merkezlerine gidip gelme yol giderleri; hastanın başka bir şehirde veya yurt dışında tedavisi gerekiyorsa, kendisinin ve yakınlarının otomobil, otobüs, tren, uçak gibi taşıt ve her türlü yol giderleri; tedavi için gidilen yerde hastanın ve yakınlarının otel, lokanta, ulaşım gibi barınma ve beslenme giderleri vs), bu tür kaçınılmaz ve zorunlu giderlerin niteliği, tarihleri ve yerleri tam olarak bilinemeyeceğinden, yaralanmanın ağırlığı, uygulanan tedavi ve ameliyatlar, refakatçi ihtiyacı olup olmadığı, hastanede yatış süresi, kontrol muayeneleri, kişinin yerleşim yerinin sağlık kuruluşlarına uzaklığı, yerleşim yeri ile sağlık kuruluşları arasında kullanılan ulaşım aracı vs gibi durumlar dikkate alındığında, söz konusu giderlerin tek tek belirlenmesinin mümkün olmadığı, takribi olarak belirlenmesinin uygun olduğunu, şahsın geçirdiği kazanın yeri, ikametgahı, tedavi gördüğü sağlık kuruluşu, yaralanmasının ağırlığı ve tedavi süreci dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibarıyla 5.000,00 TL olarak değerlendirildiği (1.000,00 TL ulaşım, 4.000,00 TL diğer giderler),
5. ... yaralanan vücut bölgesi ve yaralanma ağırlığı dikkate alındığında;
1 (BİR) ay boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 11/12/2025 tarihli duruşma zaptı ile dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 21/01/2026 tarihli AKTÜERYA bilirkişi raporunda özetle; 03.06.2022 günü meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanıp 3 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan, tüm vücut fonksiyonu ile meslekte kazanma gücünden kaybetmeyen ve malul kalmayan davacı Mohammad Hussain Yousufı'nın;
1-)03.06.2022 — 03.09.2022 Tarihleri Arası 3 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının ; 11.534,106 TL,
2-)Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının bulunmadığını,
3-)03.06.2022 — 03.07.2022 Tarihleri Arası 1 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının ; 3.863,03 TL,
4-)Fatura Edilen ve Fatura Edilemeyip Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının ; 3.750,00 TL olduğunu bildirir rapor sunmuştur. ¸
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 28/03/2026 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Manevi tazminat talebimiz açısından 100.000,00 TL tam kabul olarak davamızın kabulüne, trafik kazası tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesini, dava dilekçesinde 500,00 TL talepli geçici iş göremezlik tazminatı, (HER İKİ davalı YÖNÜNDEN) Bilirkişi raporu doğrultusunda HMK m 107 gereğince 11.034,10 TL arttırarak maddi tazminatın 11.534,10 TL olarak, dava dilekçesinde 500,00 TL talepli bakıcı gideri tazminatını, (HER İKİ davalı YÖNÜNDEN) Bilirkişi raporu doğrultusunda HMK m 107 gereğince 3.363,03 TL arttırarak maddi tazminatın 3863,03 TL olarak, dava dilekçesinde 500,00 TL talepli tedavi gideri taleplerini (HER İKİ davalı YÖNÜNDEN) Bilirkişi raporu doğrultusunda HMK m 107 gereğince 3.250,00 TL arttırarak tedavi gideri tazminatıızı 3750,00 TL olarak, bedellerini arttırdıklarını, davalarının kabulüne, trafik kazası tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile ZMM sigortacısına ve araç sürücüsüne karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Mahkememizce aldırılan kusur raporu, KTT'daki belirlemeler ve ceza davası tespitleri aynı yönde olup davacının olayda %25 kusurlu olduğuna ve davalının %75 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
Mahkememizce bu yönde aldırılan ATK raporunun gerekçeli, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan belirlemelere itibar edilmiştir.
Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememizce bu yönde aldırılan aktüerya raporlarının gerekçeli, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan belirlemelere göre TRH 2010 tablosuna göre yapılan hesaplamalara itibar edilmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır.
KTT içeriği, davacının yaralanma bölgeleri ve diğer deliller uyarınca zarar gören yönünden %20 oranında müterafik kusur bulunduğu belirlenmiştir.
Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik
Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... )
Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.
ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Bu halde davalı tarafın geçici işgöremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 25/12/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )
Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, kusur raporu ve adli tıp raporu, davacının yaralanma bölgeleri, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duyduğu manevi acı ve kazanın meydana geldiği tarihteki yaşı, müterafik kusur durumu da dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
Müterafik kusur indirimi nedeniyle maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğinden maddi tazminata ilişkin davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Manevi tazminat davasında kısmen kabul halinde reddedilen kısım yönünden de davacı aleyhine haklılık oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;
Davacının %20 müterafik kusurlu olduğu da kabul edilerek;
- Davacının 03/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 9.227,28-TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 500.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 25/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALI ...'den kaza tarihi olan 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
- Davacının 03/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 3.090,42-TL bakıcı gideri masrafı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 500.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 25/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALI ...'den kaza tarihi olan 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
- Davacının 03/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 3.000,00-TL tedavi gideri masrafı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 500.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 25/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALI ...'den kaza tarihi olan 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
-Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı talebinin REDDİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-Davacının %20 müterafik kusurlu olduğu da kabul edilerek; 40.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte DAVALI ...'den alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.778,75-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın ve 61,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.102,35-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (15.317,70/55.317,70) oranına isabet eden 859,05-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
4-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 61,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam: 1.291,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (15.317,70/55.317,70) oranında hesaplanan 357,70 TL'den diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
6-Davacı tarafından karşılanan 2.581,50-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 8.724,87-TL Selçuk Tıp fatura gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 18.393,87-TL'nin haklılık oranına göre hesaplanan (55.317,70/55.817,70) 18.229,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (15.317,70/55.317,70) oranına göre 5.047,71 TL'den diğer davalı ... ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalı ...'in tamamından sorumlu olduğuna), bakiyesinin davacının üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Sigorta şirketi tarafından sarfedilen 87,50TL vekalet harcı giderinin haklılık oranına göre (500,00/15.367,70) 2,85 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta şirketi'ne verilmesine, artan bölümün davalı ... Sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına,
8-Maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 15.317,70-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-Maddi tazminat davası yönünden davalı ... Sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta şirketine verilmesine,
10-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre manevi tazminat yönünden hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
11-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.21/05/2026
Katip Hakim