Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, altyapı kazıları esnasında haberleşme kablolarına verilen hasar nedeniyle açılan tazminat ve icra itirazının iptali davasına ilişkin ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı telekomünikasyon şirketinin, davalı tarafından gerçekleştirilen altyapı kazı çalışmaları neticesinde haberleşme kablolarının hasar görmesi sebebiyle uğradığı onarım masraflarının tazmini ve icra takiplerinin devamı talebiyle açtığı davada, davalı husumet ve sorumluluk itirazları ileri sürse de, ilk derece mahkemesi üç icra takibinden birini reddetmiş, diğer ikisini belirli alacak ve faiz tutarları üzerinden kısmen kabulle takibin devamına karar vermiş ve alacağın likit olmaması gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebini reddetmiş olup, bu kısmi kabul ve ret kararı her iki tarafça istinaf edilmiştir.

T.C.
TEKİRDAĞ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2486
KARAR NO : 2026/2747
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ......... Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO : ......./.......
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA :
İSTİNAF KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ..../.../.... tarihli dava dilekçesinde; davalı tarafından, ...... ve .......'de muhtelif tarih ve zamanlarda gerçekleştirilen altyapı kazı çalışmaları sırasında müvekkil ............. AŞ.'ye ait haberleşme kabloları kopartılmak suretiyle hasara uğratıldığını, düzenlenen Hasar Tespit Tutanakları ile tespit edilmiş bulunmakta olduğunu, davacı şirketin, haberleşmenin ve dolayısıyla kamu hizmetinin kesintiye uğramaması açısından davalıların zarar verdiği haberleşme kablolarını acilen onarması gerekmiş, bu nedenle yatırım programında olmayan, ek bir maliyetle karşı karşıya kaldığını, davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve yukarıda esas numaraları sayılı takiplerin devamına,asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili; davacı ......... İcra Müdürlüğü'nün ......./....... E, ......./.......E ......./...... E sayılı olmak üzere 3 adet farklı icra takiplerine ayrı ayrı itiraz edilmiş olmasına rağmen huzurdaki davada davanın konusu olarak 3 adet icra takibine yapılan itirazların kaldırılması talep edildiğini, her bir icra dosyasında, konu hasar bedeli olsa da, hasarın meydana geldiği yer birbirinden farkı olduğundan aynı davada talep edilmesi söz konusu olmayacağını,bu sebepele açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...... Mah. ......... Cad. No:... önü ....... /......... adresine .../..../... tarihinde yapılan kazı çalışması esnasında söz konusu hatların bulunduğu noktada herhangi bir ikaz bandı bulunmadığını, zararın davalı kazısı esnasında oluştuğunu kendi personelince düzenlenen tek taraflı tutulan tutanakla ispatlamaya çalışmakta olduğunu, .......... mah. .......... sok. ile .......... caddesi kesişimdeki adreste müvekkil idare veya müvekkil idare tarafından hazırlanan proje kapsamında ihale edilip yüklenci firması tarafından yapılmış herhangi bir kazı bulunmadığını, dolayısı ile müvekkil idare veya yüklenicisi tarafından herhangi bir kişi veya kuruma herhangi bir zarar ve ziyan verilmediğini,davanın bu yönüyle müvekkil idare aleyhinde açılmış davanın sıfat (husumet) yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın iddialarının yasal faiz oranına göre hareket edilmesi gerektiği, bu durumda da fazin başlangıç tarihinin davanın açılma tarihi olması gerektiği nedeni ile davacı tarafın fazi istemi ile ilgili taleplerine de itiraz ettiklerini, öncelikle davanın “yargı yolunun caiz olması” dava şartı bulunmadığından görevsizlik nedeniyle görev yönünden reddine, Yargı Yolu itirazımızın kabul edilmemesi halinde sözde gerçekleştiği iddia edilen zararın müvekkil idare ile herhangi bir ilgisi bulunmadığından husumet ve esastan reddine,
Davacı tarafın faiz istemi hakkında yasal faiz oranına göre ve faizin dava açılma tarihinden itibaren hesaplanmasına, yargılama masrafı ve vakelet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
Mahkeme kararında özetle; "Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....... İcra Müdürlüğünün ....../...... esas sayılı takip dosyasına yönelik açılan DAVANIN REDDİNE, Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....... İcra Müdürlüğünün ......./....... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 2.584,13-TL asıl alacak, 732,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.316,50 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ...... İcra Müdürlüğünün ...../.. ..Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 34.523,54-TL asıl alacak, 8.805,39-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.328,93-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yerel mahkeme tarafından davalının altyapı kazı çalışmaları sırasında .............. A. Ş. 'ye ait haberleşme kablolarına zarar verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiğini, ancak bu kararın usul, yasa ve somut gerçekliğe aykırı olduğunu, davalının ......'da gerçekleştirdiği kazı çalışmaları sırasında meydana gelen hasarın müvekkil şirketin uğradığı zararı tam olarak karşılamadığını, mahkemenin hasarın giderimi hususunda yaptığı değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğunu, söz konusu zararın müvekkil şirket bünyesindeki personel ve ekipmanla giderilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle taşeron firma desteği alınmasının olağan bir durum olduğunu, yerel mahkemece altyapıya verilen zararların malzeme ve işçilik olarak ayrılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dosyaya taşeron hususunda çok sayıda bilgi, belge ve delil sunulduğunu, ülkemizdeki enflasyon ortamı ve maliyet artışları göz önüne alındığında davalının süreci öteleyerek müvekkili zarara uğrattığını, müvekkilin sunduğu hizmetin kamu hizmeti niteliği taşıması sebebiyle oluşan zararın kamu zararı mahiyetinde olduğunu, davalı tarafın kendini vekil ile temsil etmesi nedeniyle hükmedilen 45.000 TL tutarındaki vekalet ücretinin davanın reddedilen miktarı ile kıyaslandığında asgari vekalet ücretinin altında kaldığını ve bu durumun hatalı olduğunu, müvekkil şirketin 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 5369 Sayılı Evrensel Hizmet Kanunu uyarınca haberleşme hizmetini kesintisiz sunmakla yükümlü olduğunu, bu yükümlülük gereği yatırım programında olmayan ek maliyetlerle karşı karşıya kalındığını iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../...... E. ...../...... K. sayılı kararının ...... İcra Müdürlüğü'nün ......./....... E. sayılı dosyasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmına itiraz edilmediğini, ancak aynı kararın ......./...... E. sayılı dosyasına yönelik davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...... İcra Müdürlüğü'nün ....../...... E. sayılı dosyasına konu ........ Mah. ....... Sok. ile ...... Caddesi kesişimindeki adreste kurum tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılmadığının tanık beyanlarıyla doğrulandığını, tek taraflı düzenlenen hasar tespit tutanağı dışında delil sunulmadığını, hasar tarihinde kurumun veya yüklenici firmaların sahada çalışması bulunmadığını, bu nedenle sorumluluklarının olmadığını, yine ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../..... E. ...../..... K. sayılı kararının ...... İcra Müdürlüğü'nün ....../...... E. sayılı dosyasına yönelik davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının da hatalı olduğunu, ......... tarihinde dosyasına Konu Olan ...... Mah. ......... Cad. No: ...... önünde yapılan kazı çalışmasında zarar verildiği iddia edilen hatların üzerinde ikaz bandı bulunmadığının tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, ......... Büyükşehir Belediyesi AYKOME Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 17. bendi uyarınca emniyet bandı bulunmayan hatlara verilen zarardan çalışmayı yapan kurumun sorumlu tutulamayacağını, bilirkişi raporunun AYKOME yönetmelik hükümlerini dikkate almadığını ve davacının kusurunu irdelemediğini, bu hususların istinaf incelemesinde değerlendirilmesi gerektiğini, Genel Müdürlüğü Aleyhinde Açılan .........Ticaret Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin kısımlarının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE VE DEĞERLENDİRME:
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından, HMK 353. maddesi uyarınca inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüş olup; HMK 355. maddesi uyarınca, inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Dava; haksız fiile dayalı zarardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
*İcranın geri bırakılması talebi yönünden;
İcra ve İflas Kanununun 36. maddesinin birinci fıkrasına göre; "İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir merciye depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir."
Yukarıda bahsi geçen madde metninden de anlaşılacağı üzere icranın geri bırakılmasında görevli mahkeme icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir. Bu nedenle; icranın geri bırakılması talebi hakkında Dairemiz görevli değildir.
*Dava şartları yönünden;
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılır. Bu davada, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi halinde itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmolunur.
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için; usulüne uygun bir ilamsız (genel haciz yoluyla) takip yapılmış olması, borçlunun takibe süresinde itiraz etmesi, dava açmakta hukuki yarar bulunması, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmış olması gerekmektedir.
Somut davada; davaya konu takibin ilamsız takip olduğu ve davalı borçlu yönünden takibin usulüne uygun olduğu, herhangi bir yetki itirazının bulunmadığı, borçluların takibe süresinde itiraz ettiği, borçluların itirazının süresinde olmadığına veya itirazdan sonra ancak dava açılmadan önce borcun ödendiğine dair herhangi bir bilgi-belge-iddia olmadığından davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı borçluların itirazının davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosya içinde herhangi bir bilgi-belge bulunmadığı, dolayısıyla bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı, davacının henüz bu süre başlamadan da yani itirazın kendisine tebliğini beklemeden de bu davayı açabileceği, bu durumda davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği; dolayısıyla itirazın iptali davasının şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
*Esasa ilişkin olarak;
Bilindiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesi gereğince, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "ispat yükü" başlıklı 6.maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190.maddesinin ilk fıkrası ise; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." düzenlemesini içerir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatlamakla mükelleftir.
Somut davada; davacı tarafça zararın tespitine ilişkin olarak sunulan fotoğrafların nerede ve ne zaman çekildiği belli olmadığı gibi iddia olunan zararı da kanıtlamaya uygun olmadığı, takibe konu alacaklara ilişkin hasar tespit tutanaklarında sadece davacı kurum personelinin imzası bulunduğu, adı geçen personel tanık olarak dinlenmişse de beyanlarının hasarın (istinaf yoluna başvuran) davalılar tarafından gerçekleştirildiğini ispata yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu anlamda dosya kapsamındaki tanık beyanları ve deliller bir arada değerlendirildiğinde dava konusu ......./...... Esas sayılı takibe konu alacak ve ....../......... E sayılı takibe konu alacağa dayanak haksız fiillerin davalı tarafça meydana getirildiği hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, bilirkişi heyeti raporundaki ispata yönelik değerlendirmelerin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle ....../...... E sayılı takip dosyası yönünden de davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri kısmen yerindedir.,
Bunun yanısıra ......./......... E sayılı takibe konu alacağa dayanak ........... Mah. ......... Cad. No:....... önü ....... /...... adresine ........ tarihinde meydana geldiği iddia olunan hasara ilişkin olarak ise dinlenen tanıklardan Ferhat beyanı dosya kapsamındaki tutanak ve fotoğrafları destekler mahiyette olup davalı tarafça davacı kuruma ait kablolara zarar verildiği hususu bu anlamda ispat edilmiş ise de davalı tarafça dile getirilen söz konusu hatların bulunduğu noktada herhangi bir ikaz bandı bulunmadığı yönündeki iddialar ile Aykome Yönetmeliği hükümleri uyarınca davalı kurumun kusurunun bulunmadığına ilişkin mahkemece kusur değerlendirmesinin yapılmadığı , bilirkişi raporunda da kusura ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle eksik inceleme ile verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
Sonuç olarak ilk derece mahkemesince dava konusu ...../....... E sayılı takibe konu alacağa dayanak .......... Mah. ...... ...... Cad. No:..... önü ....... /...... adresine ........... tarihinde meydana geldiği iddia olunan olaya ilişkin olarak ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde kusur değerlendirmesinin yapılarak tarafların kusur oranları dahilinde davacı tarafın takibe konu ettiği alacak miktarının hesaplanması hususlarında bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve gerekçeli ek rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, yukarıda açıklanan eksiklikler giderildikten sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının sair istinaf sebepleri incelenmeksizin ayrı ayrı KABULÜNE,
2- ......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... tarih, ...../..... Esas ve ....../...... Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde işlem yapılmak üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
4- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE, fazlaca yatırılan 4.004,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 1.464,00 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.471,95 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE, fazlaca yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA,
7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-Kararın niteliği gereği kararın taraflara tebliği, ayrıca varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından YAPILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16.07.2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır