Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve itirazın iptali davaları ile icra takibi uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir tedarikçi ile distribütör arasında akdedilen tek yetkili distribütörlük sözleşmesi kaynaklı olup, distribütörün sözleşmeye aykırı davranışlar, bölge ihlali ve kar mahrumiyeti iddialarıyla borçlu olmadığının tespiti davası açmasına karşılık, tedarikçinin teslim ettiği ürünlerin bedelini ödemeyen distribütör aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmasıyla, her iki tarafın birbirine karşı sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediği iddialarıyla oluşan ticari alacak-verecek ihtilafını konu almaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
ASIL DAVADA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen 28/12/2023 tarih ve ... sayılı kararın, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILARAK, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin asıl davada mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı yanın Ankara Distribütörü olarak sözleşme imzaladığını ve sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, dava konusu icra takibi öncesinde davalı yana birden fazla kez sözleşmeye aykırı davranışlarına son verilmesi ve sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmesi, sözleşmeye bağlı kalarak müvekkilinin kar mahrumiyetine daha fazla sebep vermemesi için uyarıda bulunduklarını ancak davalının müvekkilinin uyarılarını dikkate almadığını, davalının müvekkilinin faaliyet bölgesinde farklı distribütörler kullanarak mal dağıtımı yapılmasını sağladığını, müvekkili tarafından karşı tarafa gönderilmek üzere Ankara . Noterliği'nin 02/10/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, müvekkilinin yakıt destek alacakları, faaliyet bölgesinde farklı distribütörlerin kullanılmasından kaynaklı kar mahrumiyetleri ile sözleşme kapsamındaki hak ve alacaklarının ödenmediğini, davalı tarafından Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini ve takibin durulduğunu, dava konusu takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından dolayı davalıya borcu bulunmadığının tespitine, takibe konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davada mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında davacıya ait toplam 3 adet araç adına ayrı ayrı "Mono Distribütörlük Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmeye göre davacının müvekkilden satın alacağı sözleşme konusu ... ürünlerini kendisine tahsis edilen bölge içerisinde sözleşme koşullarına uygun şekilde kendi nam ve hesabına pazarlama, dağıtım ve satış işlerini göreceğini, ürün bedellerini müvekkili şirketin keseceği faturalara istinaden sözleşmede belirlenen vadede ödeyeceğini, davacının bu ticari ilişkiden kaynaklanacak borçlarını temin etmek adına müvekkili şirket ile davacı şirket arasında Ankara . Noterliği'nin 24/02/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile rehin sözleşmesi akdedildiğini, ... plakalı aracın sözleşme gereği 130.000,00 TL bedelle rehin verildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkil şirket tarafından ilgili ürünlerin davacıya teslim edilmesine karşın davacının sözleşmede belirlenen vade içerisinde ödemede bulunmadığını, davacının müvekkil şirkete vadesinde ödemediği toplam 22.722,08 TL cari borcu bulunduğunu, davacının muaccel olan borçları yönünden temerrüde düşürüldüğünü, davacının icra takibinden önce hiçbir itirazda bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin birleşen davada mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında davalıya ait toplam 3 adet araç adına ayrı ayrı “Mono Distribütörlük Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davalının müvekkili şirketten satın alacağı sözleşme konusu Torku ürünlerini kendine tahsis edilen bölge içerisinde, kendi aracıyla sözleşme koşullarına uygun şekilde kendi nam ve hesabına pazarlama, satış ve dağıtım işlerini yapacağını, ürün bedellerinin de müvekkili şirketin düzenleyeceği faturalara istinaden sözleşmede belirtilen vadede ödeneceğini, davalının bu ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarını temin etmek adına müvekkili şirket ile Ankara . Noterliği’nin 24.02.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile “Rehin Sözleşmesi” akdedildiğini ve ... plakalı aracın bu sözleşme gereği 130.000,00-TL bedelli olarak rehin verildiğini, taraflar arasındaki Distribütörlük Sözleşmesi gereği müvekkili şirket tarafından ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ancak davalı tarafın sözleşmede belirtilen vade içerisinde ödemede bulunmadığını, ödemeleri sürekli aksattığını, şirket ilgililerinin telkin ve uyarılarına rağmen müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, yine davalının kendi güzergahında şirketçe belirlenen hedeflere de ulaşamadığını, davalının müvekkili şirkete vadesinde ödemediği toplam 22.722,08 TL cari borcunun olduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş olan faturalara davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, davalının müvekkili şirkete olan borçlarının faturalarla sabit olduğunu, icra takibine konu edilen alacağın itiraz edilmeyen bu faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı olduğunu, davalı borçlunun cari hesapta belirtilen faturaların içeriğine ve tutarına ilişkin herhangi bir itirazı söz konusu değil iken, faturaların vadesi geldiğinde hiçbir haklı gerekçesi olmadan fatura bedellerini ödemekten imtina ettiğini, rehine konu ... plakalı aracının üzerindeki rehnin paraya çevrilmesi yolu ile Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın rehin hakkına hiçbir itirazda bulunmaksızın salt borca ve yetkiye itirazı sonucu takibin durmuş olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete 22.722,08 TL cari hesaptan kaynaklanan borcunun ve takip tarihi itibariyle işlemiş 168,08 TL faiz borcunun olduğunu, bu nedenlerle davalı borçlunun Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı borçlunun itirazında haksız olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin birleşen davada mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kayseri ili Bünyan ilçesinde ikamet ettiğini, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yetki itirazında bulunulduğunu, Konya Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını, yetkili mahkemelerin Bünyan Mahkemeleri olduğunu, müvekkillinin davacı yanın Ankara Distribütörü olarak sözleşme imzaladığını ve sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, nitekim taraflarınca aynı konuya ilişkin 08/12/2020 tarihinde mahkememizin 2020/622 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, dava konusu icra takibi öncesinde davacı yana birden fazla kez taraflarınca sözleşmeye aykırı davranışlarına son vermesi, sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmesi ve sözleşmeye bağlı kalarak müvekkilin kar mahrumiyetine (sözleşme kapsamı ve kapsam dışı ticari kazanç) daha fazla sebebiyet vermemesi için uyarıldığını, ancak davacı yan tarafından müvekkilinin uyarılarının sürüncemede bırakıldığını ve müvekkilinin faaliyet bölgesinde farklı distribütörler kullanılarak mal dağıtımı yapıldığını, müvekkillinin tüm tespit ve uyarılarının neticesiz bırakılması sebebi ile bu kerede Ankara . Noterliğinin 02.10.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname içeriğinde müvekkilinin sözleşme kapsamında hak etmiş olduğu yakıt destek alacakları, faaliyet bölgesinde farklı distribütörlerin kullanılmasından kaynaklı kar mahrumiyetleri ile sözleşme kapsamındaki hak ve alacaklarının ödenmediği gibi sözleşmeye aykırı davranışlara son verilmediğini, müvekkilinin davacı yana tebliğ edilen iade faturalarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde dava konusu icra takibine konu alacak tutarlarında müvekkilinin borcunun olmadığının tespit edileceğini, yine aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun anlaşılacağını, bu nedenlerle öncelikle açılan davanın usulden reddini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, müvekkili lehine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava taraflar arasındaki Mono Distribütörlük Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olunmadığının tespiti davası olduğu , birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasındaki dava da taraflar arasındaki Mono Distribütörlük Sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptaline yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası gereğince asıl davadaki davacının borçlu olup olmadığı, birleşen dava uyarınca Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin delil sözleşmesine yönelik maddesinin 14.4 maddesinin geçerli olup olmadığı hususlarına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış,
Konya . Noterliğine müzekkere yazılarak 23.09.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin muhatabına tebliğine ilişkin evraklar dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında taraflara ticari defterlerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde taraf defterleri sunulmuş, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenerek SMMM uzmanı bilirkişiden rapor aldırılması için mahal mahkemesine talimat yazılmış, talimat yolu ile aldırılan 17.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" davalının ticari defterlerini süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirdiği ve tuttuğu, dava konusu faturaların davalının muhasebe kayıtlarında yer almadığı, dosya kapsamında faturalara ait belge bulunmadığı, davalının ödemelere ait belge sunmadığı, davalının muhasebe kayıtlarında davacıya ait 2020 yılı devir bakiyesinin 7.354,52TL olduğu, Mahkemece, faturaların ve ödemelerin kabulü yönünde karar verilecekse davacının alacağının 22.722,08 TL olduğu " şeklinde tespitlere yer verilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik sundukları dilekçeler ve davalı vekilinin 06.01.2022 tarihli dilekçesindeki açıklamalar doğrultusunda talimat yolu ile bilirkişiden ek rapor aldırılmış, 26.04.2022 tarihli ek raporda özetle;"Davalının Ankara .Noterliği ... yevmiye numarasıyla 02.10.2020 numaralı ihtarında, fatura itirazının bulunmadığı, Davalının muhasebe kayıtlarının "dönemsellik ilkesine" aykırı olarak kaydedilmiş bulunduğu, Davalı tarafça muhasebe kayıtlarına esas belgelerin sunulmadığı, sunulmayan belgeler nedeniyle dayanaklı inceleme yapılamadığı, davalının talep etmiş oluğu ve somutlaştırmadığı alacak kalemlerinin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden hesaplanmasının mümkün olmadığı, Mahkemece davalının kayıtlarında yer almayan 20.766,18TL lik faturaların kabulü yönünde karar verilecekse, davacının davalıdan Esas alacak olarak 20.766,18 TL alacaklı olacağı, Mahkemece davalının kayıtları esas alınacaksa davacıya ait alacak tutarının 7.354,52 TL olacağı" şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Davalı tarafın süresi içerisinde sunduğu defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzimi için dosyanın SMMM uzmanı bilirkişiye ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdii edildiği, düzenlenen 02.03.2023 tarihli heyet raporunda özetle; " davacı şirketin usulüne uygun olarak tutulduğu görülen ticari defterlerine göre
davacının davalıdan 22.800,61 TL alacağı bulunduğu , taraflar arasındaki sözleşmenin gereği gibi ifa edilip edilmediği ve bu sonuca göre bir karşı alacağın olup olmadığı hususu bu davanın konusu olmadığından bu yönde
bir tespit yapılamadığı " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında birleşen dosyada rapor hazırlayan bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek tarafların esas ve birleşen dosyadaki raporlara yönelik itirazlarını da karşılayacak şekilde ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 04.09.2023 tarihli ek raporda özetle; " münhasır delil sözleşmesi kabul edilirse,
davacı şirketin usulüne uygun olarak tutulduğu görülen ticari defterlerine göre davacının
davalıdan 22.800,61 TL alacağı bulunduğu;
bu delil sözleşmesi dikkate alınmazsa, dosya kapsamındaki birleşen dosya ek raporuna göre,
davalının kayıtlarında yer almayan 20.766,18 TL’lik faturaların kabulü yönünde karar
verilecekse, davacının davalıdan 20.766,18 TL alacaklı olabileceği,
davalının kayıtları esas alınacaksa, davacıya ait alacak tutarının 7.354,52 TL olacağı " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Bilirkişi heyetine dosyanın yeniden tevdi edilerek tarafların esas ve birleşen dosyadaki raporlara yönelik itirazlarını da karşılayacak şekilde birleşen dosyadaki Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takiple talep edilen faiz miktarının da hesaplanması hususlarında ek ikinci rapor düzenlenmesi istenilmiş, düzenlenen 17.12.2023 tarihli ek ikinci raporda özetle; " eğer bu sözleşme şartı geçerli kabul
edilecekse davalı-birleşen davanın davacısı ... Tic. A.Ş’nin bu dosyanın davacısı ...’ten 22.800,61 TL alacağının bulunduğu; münhasır delil sözleşmesi geçerli kabul edilmezse, dosya kapsamında yer alan ve yukarıda yer verilen birleşen dosya ek raporuna göre, davacının kayıtlarında yer almayan 20.766,18 TL’lik faturaların kabulü yönünde karar verilecek ise (iade faturaları dikkate alınmazsa), davalının
davacıdan 20.766,18 TL alacaklı olacağı;
davacının kayıtları esas alınacak ise, davalıya (... Pet.Ür. Tic. A.Ş.’ye) ait alacak tutarının 7.354,52 TL olacağı; davacı (...) borçlu kabul edilirse, borçlunun temerrüde düştüğü tarihin
01.10.2020 olması gerektiğinin tespiti ile takip tarihi olan 03.11.2020 tarihleri arasındaki faiz
miktarının 184,89 TL olacağı " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Mahkememiz 28/12/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "...A-ESAS DAVA DOSYASI YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
1-) Açılan davanın REDDİNE,
2-)Sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,
B-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS-... KARAR SAYILI DOSYASINDAKİ TALEPLER YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
1-)Açılan davanın KABULÜ ile;
a) T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 22.722,08 TL asıl alacak ve 168,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.890,16 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine,
2- )Davalı (borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.544,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
3-)Sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,
Dair; davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, davacı karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.'' şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen 28/12/2023 tarih ve ... Esas, ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak; ''...Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Asıl davada davacı ..., davalı ... A.Ş'nin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak kendisinin faaliyet alanında farklı distribütörler kullanarak mal dağıtımı yapmak suretiyle kar mahrumiyetine sebebiyet verdiğini, yakıt destek alacaklarını ödemediğini, buna rağmen hiçbir alacağı olmadığı halde icra takibi başlattığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı ... A.Ş ise davalıya herhangi bir satış münhasırlığı yetkisi verilmediğini, sözleşmeye aykırı davranışın sözkonusu olmadığını, davacının yakıt destek alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. Birleşen davada ise davacı ... A.Ş, taraflar arasındaki cari ilişki nedeniyle davalıdan 22.890,16 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi olduğunu, davalının icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmekte, davalı ... ise davacının kendisinin faaliyet alanında farklı distribütörler kullanarak mal dağıtımı yapmak suretiyle kar mahrumiyetine sebebiyet verdiğini, yakıt destek alacaklarını ödemediğini, davacı ...'e kesilen iade faturalarının dikkate alınmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193 üncü maddesi gereğince taraflar, kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler. Ancak, taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Dava konusu somut olayda taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 14.4 maddesinde " taraflar arasında herhangi bir ihtilaf halinde ... ticari defter ve kayıtlarının tek ve kesin delil olacağını taraflar peşinen kabul etmişlerdir " denildiği görülmekte olup bu düzenlemenin ... A.Ş'nin tek taraflı düzenlediği defterlerinden başka bir delille ispat imkanını ortadan kaldırdığı, sözleşmenin karşı tarafı olan ...'in ispat hakkının kullanımını imkansız kıldığı açıktır. (Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu nedenle mahkemece asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... A.Ş'nin ticari defterleri münhasır delil kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Fatura satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... A.Ş tarafından düzenlenen toplam 20.766,18 TL bedelli 5 adet faturanın davalı defterlerinde yer almadığı belirtilmiş olup bu faturalarda belirtilen malların teslim edildiği hususunda ispat yükü asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... A.Ş'ye düşmektedir. Mahkemece davacı ... A.Ş'nin davalı ...'in ticari defterlerine kaydedilmemiş olan toplam 20.766,18 TL bedelli 5 adet faturada belirtilen malların teslimi hususuna göstermiş olduğu deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Asıl davada davacı-Birleşen davada davalı ..., davalı ... A.Ş'nin sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranarak kar mahrumiyetine sebebiyet verdiğini, yakıt destek alacaklarının ödenmediğini ve iade faturalarının dikkate alınmadığını ileri sürmektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede ... dışında başka bir distribütöre dağıtım yaptırılamayacağı yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca davacı ..., davalıdan yakıt destek alacağı bulunduğu yönündeki iddiasını ispata elverişli bir delil sunmamıştır. Bu nedenle davacı ...'in kar mahrumiyeti ve yakıt destek alacağı iddialarına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, dosya kapsamında davacı ...'in davalı ...'e düzenlediğini iddia ettiği iade faturalarına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da sözkonusu iade faturalarının her iki tarafın ticari defterlerinde yer alıp almadığı, miktarının ne olduğu hususlarında herhangi bir tespit yapılmamış, mahkemece de bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı ...'in iddia ettiği gibi iade faturaları düzenlenmiş ve davalı ...'in ticari defterlerine kaydedilmiş olması halinde iade faturalarının dikkate alınması gerektiği açıktır. Mahkemece davacı ... tarafından iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmişse iade faturalarının davalı ... A.Ş'nin ticari defterlerine kaydedilip edilmediği hususlarında ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" gerekçeleri ile kaldırılmış, Mahkememizin 2024/908 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamı dikkate alınarak,
SMMM bilirkişisi Prof Dr. ... ve SMMM bilirkişisi ... mahkememize sunmuş olduğu 05/01/2026 tarihli bilirkişi heyet EK raporunda özetle; Yukarıda verilen BAM kaldırma kararı ve ek rapor için mahkemenizce yapılan görevlendirme gereğince dosya kapsamında; Davacı ... tarafından düzenlenmiş herhangi bir iade faturasına rastlanmadığını, bahsedilen iade faturaları, davalı ... A.Ş.'nin ticari defterlerine de kaydedilmediğini, herhangi bir iade faturası tespit edilemediği için miktarının ne olduğu da belirlenemediğini bildirir rapor sunmuşlardır.
KALDIRMA KARARI SONRASI GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir.
Asıl davada davacı ..., davalı ... A.Ş'nin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak kendisinin faaliyet alanında farklı distribütörler kullanarak mal dağıtımı yapmak suretiyle kar mahrumiyetine sebebiyet verdiğini, yakıt destek alacaklarını ödemediğini, buna rağmen hiçbir alacağı olmadığı halde icra takibi başlattığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı ... A.Ş ise davalıya herhangi bir satış münhasırlığı yetkisi verilmediğini, sözleşmeye aykırı davranışın sözkonusu olmadığını, davacının yakıt destek alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. Birleşen davada ise davacı ... A.Ş, taraflar arasındaki cari ilişki nedeniyle davalıdan 22.890,16 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi olduğunu, davalının icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmekte, davalı ... ise davacının kendisinin faaliyet alanında farklı distribütörler kullanarak mal dağıtımı yapmak suretiyle kar mahrumiyetine sebebiyet verdiğini, yakıt destek alacaklarını ödemediğini, davacı ...'e kesilen iade faturalarının dikkate alınmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Asıl davada davacı-Birleşen davada davalı ..., davalı ... A.Ş'nin sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranarak kar mahrumiyetine sebebiyet verdiğini, yakıt destek alacaklarının ödenmediğini ve iade faturalarının dikkate alınmadığını ileri sürmektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede ... dışında başka bir distribütöre dağıtım yaptırılamayacağı yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca davacı ..., davalıdan yakıt destek alacağı bulunduğu yönündeki iddiasını ispata elverişli bir delil sunmamıştır. Bu nedenle davacı ...'in kar mahrumiyeti ve yakıt destek alacağı iddiaları yerinde görülmemiştir.
Fatura satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Mahkememizce ilk hükme esas alınan bilirkişi raporlarında asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... A.Ş tarafından düzenlenen toplam 20.766,18 TL bedelli 5 adet faturanın davalı defterlerinde yer almadığı belirtilmiş olup bu faturalarda belirtilen malların teslim edildiği hususunda ispat yükü asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... A.Ş'ye düşmektedir.
Kaldırma kararı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davacı tarafından ileri sürülen herhangi bir iade faturasına dosya kapsamında rastlanılmadığı, davalı ... ticari defterlerinde "...'ten iade faturası" veya buna benzer bir muhasebe kaydının olmadığı, iade faturalarının düzenlenip düzenlenmediği ve miktarlarının somut olarak belirlenmesinin mümkün olmadığının da açıkça tespit edildiği, davaya konu faturalardan .. nolu faturanın tüccar iade faturası olduğu, tüccar iade farkı ve iade prosedürünün ek prokolde düzenlendiği, ek protokolde ilk 3 ay boyunca belirlenen iade oranları üzerinde yapılan iadeler için tüccar plasiyere fatura kesileceğinin yazıldığı, protokolün "... " tarafından ve şeklinde imzalandığı, sözleşmede de aynı şekilde imza bulunduğu, kaldı ki bu sözleşmenin bir fotokopisinin cevap dilekçesi ekinde sunulduğu, diğer faturaların satış faturaları olduğu, fatura tarihlerinde ... ... isimli işyerinde hizmetinin bulunduğunun SGK'dan gelen yazı cevabı ile tespit edildiği, e arşiv faturaları ve sevk irsaliyelerinde ... ve ... isimlerinin teslim alan kısmında yazılı olduğu, herşeyden öte davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnameye cevap içeriğinde; söz konusu faturalarla ilgili ya da davacının alacağı ile ilgili bir itirazının olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-ESAS DAVA DOSYASI YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin alınan 390,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 341,09 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Asıl dava yönünden davalı karşı davacı ... ... ANONİM ŞİRKETİ kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 22.890,16-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... ... ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine,
4-Davalı ... ... ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan 7,80 TL vekalet suret harcı yargılama giderinin davacı ...'den alınarak davalı ... ... ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine,
5-Davacı ...'in yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
B-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS-... KARAR SAYILI DOSYASINDAKİ TALEPLER YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
1-)Açılan davanın KABULÜ ile;
a) T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 22.722,08 TL asıl alacak ve 168,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.890,16 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine,
2-)Davalı (borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.544,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.563,63-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan peşin olarak alınan 276,46-TL harcın ve icra dosyasına yatırılan 114,45 TL olmak üzere toplam 390,91 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.172,72 TL harcın davalı ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 276,46 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 3.800,00 TL bilirkişi ücreti ve 237,85TL yazışma ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.382,11TL yargılama giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 22.890,16- TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacı yana verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 21/05/2026
Katip Hakim