Otel havuzunda küçük çocuğun boğulması davasında cankurtaran eksikliği nedeniyle otelin ve gözetim yükümlülüğünü ihlal eden ebeveynlerin %40a %60 kusurlu bulunarak tazminat ödenmesine ilişkin karar.
Özet: Bu hukuki evrak, otelde tatil yapan bir ailenin 6 yaşındaki çocuğunun, annesinin kısa süreli ayrılmasıyla yetişkin havuzunda boğulması sonucu açtığı tazminat davasını ele almaktadır; mahkeme, olayda ebeveynlerin çocuklarını yalnız bırakarak ve yetişkin havuzuna götürerek %60, otelin ise cankurtaran bulundurmaması nedeniyle %40 kusurlu olduğuna hükmederek, davacılara maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/5782 E.  ,  2026/2852 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/833 E., 2025/1364 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/488 E., 2024/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... uyruklu olan müvekkillerinin tatil için gittikleri otelde, davacı ...'ın olay tarihinde 6 yaşında olan çocuğu ile birlikte yetişkinler için yapılan ve yetişkinlerin kullandığı kapalı yüzme havuzuna gittiğini, diğer davacının ise o esnada açık yüzme havuzunda yüzdüğünü, davacının bir ara açık yüzme havuzu tarafına kahve içmeye gittiğinde 20 dakika kadar çocuğunun yalnız kaldığını, o esnada bir çocuğun boğulduğu haberinin geldiğini, olay esnasında havuzda can kurtaran da dahil olmak üzere herhangi bir sorumlunun bulunmadığını, havuza anne ve baba olmaksızın girilmesinin tehlikeli olduğuna ilişkin tabela bulunmasının yeterli olmadığını, davalı şirket çalışanları olan güvenlik müdürü İlker ve otel müdürünün taksirli eylemi sonucu olayın meydana geldiğini, davalı şirketin adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduklarını ileri sürerek; her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 100.000,00'er TL manevi zararın ölüm tarihinden itibaren, şimdilik 1.000,00 TL cenaze gideri, 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; olay mahallinde 4 ayrı dille yazılmış uyarı levhasının bulunduğunu, otelin 19.09.2017 tarihinde denetlendiğini, eksiklerin bulunmadığını, mesai saatleri içerisinde havuzda can kurtaranın olduğunu, güvenlik müdürü İlker'in can kurtaran sertifikası olduğunu ve cankurtaranların mesaisi dışında onun görevli olduğunu, olayda müvekkili otelin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararıyla; davacı anne için 36.168,29 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacı baba ... için 39.870,22 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli kararıyla; taraflar arasında otel/konaklama hizmet ilişkisi bulunduğu, davalı şirketin otelinde konakladıkları esnada davacıların çocuğunun havuzda boğularak vefat ettiği iddiasıyla tazminat davasının açıldığı, davacıların tüketici konumunda olup, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davalı şirkete ait otelde tatil yaptıkları 21.10.2017 tarihinde saat 15.30 sıralarında küçük ...'nın davacı ... ile birlikte yetişkinlerin kullandığı kapalı havuza gittiği, bu sırada diğer davacının ise açık havuzda bulunduğu, davacı ...'ın kahve içmek için açık havuz tarafına gidip yaklaşık 20 dakika orada kaldığı ve bu sırada küçük ...'nın büyükler için yapılmış olan havuza girerek boğulmak suretiyle vefat ettiği, hükme esas kabul edilen bilirkişi raporu ile söz konusu olayda davacı ebeveynlerin çocukların bulunmaması gereken yere çocuklarını getirip olay yerinden ayrılmak suretiyle sorumlu oldukları, davalı şirketin ise olay yerinde can kurtaran bulundurmaması nedeniyle sorumlu olduğu, ortaya çıkan somut olayın niteliği itibariyle davacı ebeveynlerin kusurunun % 60, davalı şirketin kusurunun ise % 40 olduğu, hükme esas kabul edilen aktüerya bilirkişisi raporuna göre küçük ...'nın yaşı gözetilmek suretiyle ve Türkiye'de geçerli asgari ücret tarifesi üzerinden yapılan hesaplamada davacı annenin destek zararının 36.168,29 TL, davacı babanın ise 39.870,22 TL olduğu olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, ekonomik ve sosyal durumu gözetilmek suretiyle ayrı ayrı 85.000,00'er TL manevi tazminat takdir edilmesinin olaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 36.168,29 TL, ... için 39.870,22 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için ayrı ayrı 85.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, havuzun kapanış saatine kadar havuzda cankurtaran bulundurulması gerekirken olay anında cankurtaranın bulundurulmadığı, olayın oluşumunda davalı otelin kusurunun bulunduğunun sabit olduğu, bilirkişi raporunda usulüne uygun şekilde destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, olayın vehameti, kusur durumu, paranın satın alma gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat tutarlarının davacı tarafı zenginleştirmeyecek mahiyette olduğu, dava dilekçesindeki 1.000,00 TL'lik cenaze gideri talebi yönünden fazlaya ilişkin taleplerin Mahkemece reddine karar verilmesiyle bu talebin de reddedildiğinin kabulü gerektiğinden talebin reddi gerekçesine yer verilmemesinin davacı vekilinin istinafı bulunmadığından sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; delillerin toplanmadığını, davacıların İran vatandaşı olduğundan asgari ücret hesaplamasının İran Devletine göre yapılması gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, müvekkilin tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, tazminat hesaplamasında aktif ve pasif dönem kullanılmadığını, ilk kararın görev nedeniyle bozulması üzerine Mahkemece tazminat miktarının müvekkilinin aleyhine yükseltildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, otel/konaklama hizmetinin ayıplı ifa edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, özellikle denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.10.2022 tarihli kararın taraflarca istinaf edilmesi ve manevi tazminat miktarının paranın satın alma gücü nazara alınarak tazminat miktarının görevli mahkemece davalı aleyhine olacak şekilde yükseltilmesinin usuli kazanılmış hakka aykırı olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.