Vekil aracılığıyla şirket hesabına ödenen konut satış bedelinin davalı yükleniciyi bağlayıcılığı, teslim edilmeyen daire nedeniyle icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatı.
Özet: Davacı tüketicinin, konut projesi yürüten davalı şirketin vekil/temsilcisi aracılığıyla daire satın alarak bedelini ödemesine rağmen taşınmazın teslim edilmemesi ve davalının ödemeyi kabul etmeyerek icra takibine itiraz etmesi üzerine, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin, temsilciye yapılan ödemenin davalı ile temsilcisi arasındaki iç ilişki olduğunu ve geçersiz taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereği tüketicinin ödediği bedelin iadesini talep etme hakkı bulunduğunu kabul ederek davalının itirazının iptaline karar vermesi üzerine davalının temyize başvurduğu, konut satış sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlıktır.
3. Hukuk Dairesi         2025/5818 E.  ,  2026/2823 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/908 E., 2025/1489 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/256 E., 2025/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; konut inşaatı ve satışı işini yapan davalı şirketin, ... İli ... İlçesinde ... 2 projesi kapsamında vekili/temsilcisi ... aracılığı ile Suudi Arabistan'da bu kişiye ait ... Yatırım ve Gayrimenkul Şirketi (... Şirketi) binasında tanıtımlar yaparak konut satış ve pazarlama sürecini yürüttüğünü, müvekkilinin de davalı ile 230.000,00 Suudi Arabistan Riyalı karşılığı daire satış sözleşmesi imzaladığını, daire bedelinin müvekkili tarafından ... şirketine ödendiğini, müvekkilinin taşınmaz bedelini ödemesine rağmen davalının daireyi teslim etmediğini, alacağının tahsili amacıyla aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının taşınmaz bedelini müvekkili şirkete ya da müvekkili şirketin vekili olduğunu iddia ettiği ... isimli kişiye ödemediğini, davacı tarafından dava dışı ... Şirketine yapılan ödemenin müvekkili şirketi hukuki bir sorumluluk altına sokmadığını, ... Şirketi tarafından müvekkili şirkete yapılan bir ödeme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı yüklenici tarafından dava dışı ...'in 22.12.2017 tarihli vekaletnamesi ile inşa edilecek ... 2. projesi ile daireleri dilediğine dilediği bedel ve şartlarla satmaya, satış sözleşmelerini, ön satış sözleşmelerini tanzim ve imzaya, bununla ilgili her türlü pazarlama, satış işlemlerini yapmaya yetki kılındığı, dava dışı ... ile davacı tüketici arasında 28.05.2017 teslim tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede ödemelerin ... IBAN numaralı hesaba yapılacağının kararlaştırıldığı, davacı tüketici tarafından “... No.M1 Zemin Kat Blok1-2’deki bir daire için satın alma ödemesi” olarak dava dışı ... Şirketinin hesabı olan ... IBAN numaralı hesabına
230.000 SAR ödeme yapıldığı sunulan tahsilat makbuzu ve dekont tercümelerinden anlaşıldığı, söz konusu ödemelerin davalı şirket yetkilisinin düzenlediği sözleşme gereğince dava dışı ... Şirketi hesabına yapıldığı, davalı yüklenici tahsil edilen paraların davacı tüketici adına kendisine ödenmediğini savunmuş ise de tercüme edilmiş tahsilat makbuz suretleri ve tanık beyanları doğrultusunda ödemelerin yapıldığı, kaldı ki söz konusu tahsil edilen ödemelerin davalı şirkete verilmemiş olmasının vekil ile davalı şirket arasındaki iç ilişki olduğu, taraflar arasında yapılan geçersiz taşınmaz satım vaadi sözleşmesi kapsamında davacı tüketici tarafça ödenen miktarın iadesini talepte haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan geçersiz taşınmaz satım vaadi sözleşmesi kapsamında davacı tüketici tarafça ödenen miktarın iadesini talepte haklı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; takip talebindeki borcun sebebinin "... İli, ... İlçesi,... Mahallesi muhtelif parsellerde inşaa edilecek ... 2 projesi kapsamında şirket vekiliniz/temsilciniz ... ile imzalanan satış sözleşmesine istinaden ödenen satış bedelinin iadesi" olduğunu, müvekkilinin davacı tarafı tanımadığını ve ... Yatırım ve Gayrimenkul Şirketi ile vekalet ya da para alışverişi olmaması nedeniyle takibe itiraz ettiğini, davacı ile dava dışı vekil eden azledilen vekili ... ile yapılan daire satış sözleşmesi, davacı tarafından dava dışı ... Yatırım Ve Gayrimenkul Şirketine yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin makbuz fotokopileri sunulduğunu, vekil eden adına hareket etme yetkisi olmayan ... Yatırım ve Gayrımenkul Şirketi diye bir şirkete yapıldığı iddia edilen ve teyide muhtaç olan makbuzlara istinaden ödemenin iadesi hakkında müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının ve bu makbuzların delil başlangıcı sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, konut satış sözleşmesinden kaynaklı ödenen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Somut olayda; davacı, dava dışı temsilci ... aracılığıyla davalı şirketten konut satın aldığını ve bedelini ödediğini ileri sürmüş ancak gayrimenkul satış sözleşmesinin aslını dosyaya ibraz etmemiştir. Öte yandan, davalı şirketin dava dışı ...’i vekil tayin ettiği belirtilen vekaletname 22.12.2017 tarihinde düzenlenmiştir. Dosyadaki fotokopi sözleşme incelendiğinde ise; taşınmazın satış tarihinin 28.05.2017 olarak belirlendiği görülmekle, satış tarihinin vekaletname tarihinden önceki bir tarihe karşılık gelmesi nedeniyle, henüz verilmemiş bir vekalet yetkisine dayanılarak imzalanmış bir sözleşme olması durumunda, sözleşme tarihinde davalı şirketi temsil eden geçerli bir vekalet ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen ödemelere ilişkin olarak dosyaya yalnızca dava dışı ... Şirketi tarafından tanzim edilen makbuz fotokopileri sunulmuştur. Davalı şirketin banka kayıtlarının temini üzerine yapılan incelemede bu ödemelerin varlığı tespit edilememiştir. Davacı, paranın davalı şirkete ya da onun yetkilendirdiği kişi veya kuruma ulaştığını resmi banka kayıtları veya geçerli delillerle ispatlayamamıştır.
Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince; davacının sözleşme aslını sunmadığı, örneği sunulan sözleşme tarihinde davalı ile dava dışı Ali Abdülaziz arasında geçerli bir vekalet ilişkisinin bulunmadığı ve davalı şirket banka kayıtlarına göre ödemelerin yapılmadığı anlaşılmakla, ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını ispatlayamamış olması nedeniyle davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.