Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sahillerdeki denetim eksikliğini eleştiren kaba sözlerin hakaret suçu oluşturmadığına karar vererek istinaf ret hükmünü bozdu.
Özet: Sanık hakkında verilen hakaret suçundan mahkûmiyet hükmünün istinaf incelemesinde reddedilmesi üzerine temyiz başvurusunu değerlendiren Yargıtay, suça konu ifadelerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, sahillere ilişkin denetim yapılmadığı yönünde eleştiri kastıyla söylenmiş nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğunu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını belirterek, sanık müdafiinin ve cumhuriyet savcısının temyiz taleplerini haklı bulup bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/6070 E.  ,  2026/6310 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/41 E., 2024/557 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sözlerin katılanın şahsına yönelik olmayıp eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, hakaret suçunu oluşturmadığına,
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; suça konu sözlerin bir bütün halinde sızlanma mahiyetinde kaba ve yakışıksız hitap tarzı niteliğinde olması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi zorunludur. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması, ayrıca sanığın suça konu sözlerinden dolayı cezalandırılmasının demokratik toplum düzeninin icaplarından olması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; suça konu ifadelerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, sahillere ilişkin denetim yapılmadığı yönünde eleştiri kastıyla söylenen nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.