Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda hastane acil servis müşahede odasında aleniyet unsurunun yetersiz gerekçeyle uygulanması nedeniyle istinaf kararını bozdu.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü onayan bölge adliye mahkemesi kararının, 5237 sayılı Kanunun 125/4. maddesinde yer alan ve cezanın artırımını gerektiren "aleniyet" ağırlaştırıcı nedeninin, eylemin hastane acil servis müşahede odasında gerçekleştiği dikkate alındığında, yeterli gerekçe olmaksızın uygulandığı tespit edildiğinden, aleniyet şartının oluşumuna ilişkin hukuka aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/2483 E.  ,  2026/6282 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3065 E. 2023/4450 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin, eylemin gerçekleştiği hastane acil servisi müşahede odasında gerçekleşmediğinin gözetilmemesi, basit yargılama usulü uygulanmaması ve sanığın katılana küfür ettiği şeklindeki yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, olay tutanağı, mahkumiyet gerekçesine ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğine, kullanılan ifadelerin katılanın şeref ve saygınlığını küçük düşürücü nitelikte olduğuna ve sanığın denetim süresi içinde suç işlemesi nedeni ile hükmün açıklanmasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve hastane acil servis gözlem odasında hakaret eyleminin gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.