İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı ticari ilişki kapsamında teslim ettiği ürünlerin faturalarının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının borcu olmadığı gerekçesiyle yaptığı itirazın kaldırılmasını talep ederken, davalı ilgili faturaların asılsız olduğunu ve iade edildiğini savunmuştur; bilirkişi incelemesinde davacının belirli bir alacağı olduğu tespit edilmekle birlikte, taraflar arasında ödeme tarihini belirten yazılı bir sözleşme bulunmadığından sadece fatura düzenlenmesinin temerrüt koşullarını sağlamayacağı ve faiz talebinin bu yönüyle dayanağının eksik olduğu belirtilmiştir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/609 EsasKARAR NO : 2026/506DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/08/2025KARAR TARİHİ : 30/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 20/08/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden ekte birer örnekleri sunulu faturalara konu ürünlerin satışını ve teslimini gerçekleştirdiğini, ilk fatura 18/12/2024 Tarihinde kesilmiş, ikinci fatura ise 03/04/2025 Tarihinde kesildiğini, buna karşın ödeme yapılması yolundaki müvekkilinin talepleri karşılanmadığından, davalı tarafından faturaların kesildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde ödeme yapmadığından 18/01/2025 ve 03/05/2025 Tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü, faturalara rağmen ödenmeyen alacağımızın tahsili amacıyla başlatılmış ... 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibi davalı takip borçlusunun haksız ve dayanaktan yoksun itirazı nedeniyle durduğunu, davalı yanın borcunun bulunmadığı yolundaki itirazlarının ticari kayıtlara aykırı olduğu açık olduğunu, diğer yandan, taraflar tacir olmakla faize yönelik itirazlar da geçerli olmayıp, oluşan temerrüt çerçevesinde davalı hakkında temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmış, diğer yandan takip tarihinden itibaren ise yine ticari temerrüt faizi talep edildiğini, açıklanan bu nedenlerle; haksız davalı itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 05/09/2025 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı taraflar arasında gereği doğmamış bir fatura düzenlemiş olup ilgili fatura iade edildiğini, dolayısıyla ortada hukuken bir borç bulunmamaktadır, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, ihtiyati haciz, bir borç ilişkisinde alacaklı olan tarafın alacağını güvence altına almak ve alacağı tahsil edebilme kabiliyet ve imkanının artırılabilmesi için öngörülmüş olan geçici ve koruyucu nitelikte bir hukuki müessese olduğunu, esasen ihtiyati haciz, borçlunun mal kaçırması endişesini taşıyan alacaklılar açısından çok önemli bir hukuki koruma mekanizması teşkil ettiğini, davacı taraflar arasında gereği doğmamış bir fatura düzenlemiş olup ilgili fatura iade edildiğini, dolayısıyla ortada hukuken bir borç bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; ihtiyati haciz talebinin reddine, davanın reddine, davacının takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 27/04/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı şirketin 22.05.2025 takip tarihi itibari ile 335.600,00 TL’lik bakiye alacağının bulunduğu; Faiz Yönünden: Her ne kadar taraflar arasında WhatsApp üzerinden yapılan yazışmalarda davacı tarafından verilen hizmet ve ödemeye ilişkin davalı tarafın onay verdiği ya da buna benzer cevaplar verdiği görülmüşse de taraflar arasında faturaların ödeneceği tarihlerin yer aldığı herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla faturaların ödeme gününün belli olmadığı, ayrıca davalı borçlunun 818 yolunda dosyada herhangi bir delile rastlanılmadığı, sadece faturanın tanzim edilip gönderilmesinin temerrüt koşullarını sağlamayacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya muhtelif tarihlerde mal teslimi yaptığı ve davalının ödeme yapmaması nedeniyle ... 31.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ile davacının mal teslimini yerine getirmediğini ve davacı yana borcu olmadığı savunmasında bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve anlaşma gereği hizmetin verilip verilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış, taraflarca ticari kayıtların sunulduğu anlaşılmıştır.Dosyamıza sunulan 27/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; "...Davacı şirketin defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2024-2025 yılları arası defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, icra takibine konu olan cari hesap alacağına ilişkin faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ve GİB aracılığı ile elektronik ortamda davalıya gönderildiği, davalının 18.12.2024 tarihli faturayı iade ettiği görülmüşse de bu iadenin yasal süre içerisinde yapılmadığı, Davalı şirketin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. Maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, 2024 yılı Yevmiye Defteri Kapanış tasdikinin yapılamadığı, davacı Alacağı Yönünden: Sayın Mahkemece davacı lehine hüküm kurulması halinde davacı şirketin 22.05.2025 takip tarihi itibari ile 335.600,00 TL’lik bakiye alacağının bulunduğu; Faiz Yönünden: Her ne kadar taraflar arasında WhatsApp üzerinden yapılan yazışmalarda davacı tarafından verilen hizmet ve ödemeye ilişkin davalı tarafın onay verdiği ya da buna benzer cevaplar verdiği görülmüşse de taraflar arasında faturaların ödeneceği tarihlerin yer aldığı herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla faturaların ödeme gününün belli olmadığı, ayrıca davalı borçlunun 818 yolunda dosyada herhangi bir delile rastlanılmadığı, sadece faturanın tanzim edilip gönderilmesinin temerrüt koşullarını sağlamayacağı, bu durumda davacının, takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı," tespiti yapılmıştır.Hazırlanan rapora karşı davalı yanca itiraz edilmiş ise de, davacı yanca dava konusu 18.12.2024 tarihli ve 03.04.2025 tarihli faturaların elektronik ortamda davalıya iletildiği ve davalı yanca kaydedildiği, davalı yanca bu faturalar kapsamında kısmi ödemenin yapıldığı ve 18.12.2024 tarihli faturanın sonradan iade ancak davalının kendi kayıtlarında yer vermediği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu davacı yanca sunulan konuşma kayıtlarından da anlaşılmaktadır. Söz konusu yazışmalardan davalının savunmasının aksine hizmetin verildiği, kısmen ödemenin yapıldığı, kalan bakiyenin de ödeneceği belirtilmekle artık davalının malların teslim edilmediği yönündeki savunmaya itibar edilmemiştir. Bu kapsamda taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davacı yanca edimlerin ifa edilmesine rağmen davalı yanca bedelinin ödenmediği anlaşılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulüne, davalı yan temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,Davalının ... 31.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 335.600,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin REDDİNE,2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 335.600,00 TL alacağın %20'si olan 67.120,00 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 22.924,83 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 6.259,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 16.665,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 6.259,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 53.696,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.922,87 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,7-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.211,90 TL'sinin davalıdan, 388,10 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,8-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 205,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.907,90 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 8.156,35 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır