Ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz tapu satışlarında ödenen bedellerin sebepsiz zenginleşme yoluyla iadesi talepli davanın, bozma sonrası alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine 3. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, murisinden satın aldığı ve murisin ehliyetsizliği nedeniyle iptal edilen taşınmazların satış bedellerinin iadesini ve davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek talepte bulunmuş; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf, davacının ehliyetsiz murise ödeme yaptığına dair yazılı delil sunamadığı, ehliyetsiz kişinin borç altına giremeyeceği ve davacının murisin ehliyetsizliğini bilebilecek durumda olduğu gerekçeleriyle davayı reddederek, davacının istinaf başvurusunu da esastan reddetmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2026/1625 E.  ,  2026/2813 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/251 E., 2025/455 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıların murisi ...'dan 4 adet taşınmazı tapu memuru huzurunda yapılan işlemlerle ve satış tarihlerindeki rayiç bedellerini ödeyerek satın aldığını, bilahare muris tarafından açılan ve vefatı üzerine davalı mirasçılar tarafından devam edilen tapu iptali ve tescil davası sonunda, murisin ehliyetsiz olması sebebiyle davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiğini, müvekkilinin devir tarihlerinde murisin ehliyetsiz olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, taşınmazlar davalılar adına tescil edilmesine rağmen müvekkilinin geçersiz sayılan sözleşmeler sebebiyle ödediği satış bedellerinin ise iade edilmediğini, müvekkilinin bu taşınmazlar için ödediği bedel kadar davalıların zenginleştiğini ileri sürerek; taşınmazların davalılar adına tescil edildiği tarihteki rayiç değerlerinin tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacı tarafın haksız yollarla elde ettiği vekaletnameleri kullanarak ve murisin hastalığından faydalanarak yaptığı hukuka aykırı işlemler ile yıllarca haksız kazanç elde ettiğini, davaya konu edilen taşınmazlar haricinde de murisin başkaca taşınmazlarının davacı tarafından hileli yollarla başkalarına satıldığını, satış bedellerinin ödendiği iddiasının hukuken geçerli bir belge ile ispatının gerektiğini, bu konuda tanık dinlenemeyeceğini, yalnızca ehliyetsizlik nedeniyle değil aynı zamanda vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle de açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verildiğini, dava konusu edilen ... Mahallesi 42 pafta, 43... parselde kayıtlı 1.700,00 m² yüz ölçümlü bahçeli ev ve ahır vasfındaki taşınmazın 1/5 payının davacı tarafından murise vekaleten 3. bir kişiye satıldığını, sonrasında bir ay geçmeden 3. kişi tarafından davacıya tapuda satış göstermek suretiyle devredildiğini, bu taşınmaz yönünden satış bedelinin ödenmemiş olması hususu da dikkate alınarak tapu iptal ve tescil kararı verildiğini, davacının taşınmazlar için herhangi bir bedel ödemediğini, aksine murisin emekli maaşının dahi davacı tarafça harcandığını, aksinin kabulü halinde ise takas haklarını kullanmak istediklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerek tapuda yapılan işlemlerin ve gerekse murisin davacıya verdiği vekaletnamelerin murisin ehliyetsizliği karşısında hukuken yok hükmünde oldukları, işlem tarihlerinde ehliyetsiz olan murisin ortaya kabule şayan bir irade beyanı koyabilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda bu belgelerde yazılı olan ve murise yapıldığı belirtilen ödemelere de itibar edilemeyeceği, davacının murise bu taşınmazlarla ilgili ödeme yapmış olduğu iddiasını ispatlaması gerektiği, her bir taşınmaz yönünden ödendiği iddia edilen bedellerin tanıkla ispat sınırının üstünde kaldığı, davacı tarafça ispata yarar yazılı bir delil de sunulamadığı, davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ise de, yemine konu vakıanın kendilerinden sadır olmaması karşısında davalılara bu hususta yemin de teklif edilemeyeceği, tapu iptali ve tescil davasının görüldüğü Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/398 Esas sayılı dava dosyasında bulunan delillere ve muris ile arasındaki ilişkiye göre davacının, murisin ehliyetsiz olduğunu bilebilecek durumda olmadığı yönündeki iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapuda yapılan satış işleminin murisin ehliyetsizliği nedeniyle geçersiz olduğu, davacı eldeki davayla tapuda yapılan satış nedeniyle fiil ehliyetine sahip olmayan murise ödeme yaptığını ileri sürmüş ise de, murisin fiil ehliyetine sahip olmaması nedeniyle borç altına giremeyeceği hususunun kesinleştiği, murise ödeme yapıldığının geçersiz kılınan tapu akit tablosu haricindeki belgeyle de ispat edilemediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMA SONRASI SÜREÇ
1. Dairemizin 23.06.2025 tarihli ilamıyla; davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "...Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazlardan üçünün bizzat davalıların murisi ... tarafından davacıya satıldığı, ancak ... Mahallesinde kain 43... parsel sayılı 1.700,00 m² yüz ölçümlü bahçeli ev ve ahır vasfındaki taşınmazın 1/5 hissesinin murise vekaleten davacı tarafından tapuda 12.000,00 TL bedelle 27.04.2009 tarihinde dava dışı ... isimli şahsa satıldığı, bu kişinin taşınmazı 06.05.2009 tarihinde davacıya satış suretiyle devrettiği, Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.10.2017 tarihli ve 2009/398 E., 2017/208 K. sayılı davada davacı adına kayıtlı bu taşınmazın tapusunun iptali ile davalılar adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının ödediği bedeli satış sözleşmesinde akidi olan ...'dan talep edebilecektir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafın 43... parsel sayılı taşınmaza yönelik isteminin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Somut olayda, davalıların murisi ...'in davaya konu edilen diğer üç taşınmazı davacıya tapuda düzenlenen resmi senetle satış suretiyle devrettiği tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığı, dosya kapsamı ile sabittir. Nitekim, fiil ehliyeti yokluğu hukuksal sebebine dayalı olarak açılan dava sonucunda, davacı adına kayıtlı olan taşınmazların tapularının iptaline karar verilmiştir.
"...Tamamıyla ehliyetsiz bir kimsenin bütün hukuki muameleleri faydalı olsun veya olmasın batıldır; ehliyetsiz kimse bilahare medeni hakların kullanılması salahiyetini iktisap etse bile bu muamelelerin butlanı devam eder. Kanuni mümessilin muvafakatı da hükümsüzdür.
(...) Taraflardan birinin ehliyetsizliği dolayısile batıl olan ve binaenaleyh muteber bir muamelenin hükümlerini husule getirmiyen bir hukuki muamele diğer neticeler tevlit edebilir, ki bu neticeler için medeni hakları kullanmak salahiyeti ehemmiyet ve tesiri haiz değildir:
1-Ehliyetsiz bir kimse ile yapılan batıl bir akde istinaden yerine getirilen edalar iki tarafça istirtad edilebilir: Kasırın ferağ veya iktisapları hükümsüz olduğu cihetle evvela istihkak davası açılır; eğer bahis mevzu olan şey istihlak edilmiş veya diğer kimselerin eline geçmiş ise ve artık istirdadı mümkün değilse haksız iktisaba istinaden dava açılır. (...) umumi prensiplere göre, bu kaide akıl hastalığına tutulmuş bir kimsenin hukuki muamelelerine de tatbik olunur (Andreas von Tuhr:Borçlar Hukukununun Umumi Kısmı, Cilt:1-2, Cevat Edege Çevirisi, Ankara 1983, s.205-208).
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı ile davalıların murisi arasında tapu sicil müdürlüğünde resmi şekilde düzenlenen taşınmaz satım sözleşmesinde, satıma konu taşınmazların bedeli ile bu bedellerin alıcı tarafından satıcıya ödenmiş olduğu, resmi memur önünde beyan edilmiştir. Şu durumda, davacının tapuda yapılan satış nedeniyle düzenlenen resmi senette ödendiği belirtilen satış bedellerini talep edebileceği kuşkusuzdur (Dairemizin 15.10.2015 tarihli ve 2015/10700 E., 2015/15907 K.; 31.05.2021 tarihli ve 2020/5849 E., 2021/5687 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir).
Buna göre, İlk Derece Mahkemesince; davacı ile davalıların murisi arasında tapuda yapılan resmi senette üç adet taşınmaz için ödendiği belirtilen satış bedellerinin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı mirasçılardan tahsiline hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyulan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalıların murisi arasında tapu sicil müdürlüğünde resmi şekilde düzenlenen taşınmaz satım sözleşmesinde, satıma konu taşınmazların bedeli ile bu bedellerin alıcı tarafından satıcıya ödenmiş olduğunun, resmi memur önünde beyan edildiği, bu nedenle davacının tapuda yapılan satış nedeniyle düzenlenen resmi senette ödendiği belirtilen satış bedellerini talep edebileceği, tapu kayıtları üzerinde yapılan incelemede; 4 18... parselin 16.000,00 TL'ye, 4 18... Parsel 14.500,00 TL'ye 33... Parselin 18.000,00 TL'ye satıldığı resmi senet içeriğinden anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 4 18... parsel bakımından 16.000,00 TL, 4 18... parsel bakımından 14.500 TL, 33... parsel bakımından 18.000,00 TL olmak üzere toplamda 48.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan miras hisse oranınca alınarak davacıya verilmesine, davacının 43... parsel sayılı taşınmaza yönelik isteminin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili; uyulmasına karar verilen bozma ilamının hatalı olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı tarafından davalıların murisinden satın alınan taşınmazların, murisin satış tarihinde ehliyetsiz olduğu ileri sürülerek açılan tapu iptali ve tescil davasında verilen kararla tapularının iptal edilerek davalı mirasçılar adına tescil edilmesi nedeniyle, taşınmazların rayiç değerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; uyulmasına karar verilen Daire bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gözetilerek karar verildiği, bozma ilamına uyulmakla ve kesinleşen hususlarla ilgili olarak yeniden inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.