İstanbul BAM 40. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu yaralanan vefat eden/yaralanan davacının ve ailesinin maddi/manevi tazminat taleplerinin, sürücü/işletenin sorumluluğu ve ebeveyn manevi tazminatının reddi yönünden istinaf incelemesini yapıyor.
Özet: Bu hukuki metin, trafik kazasında yaralanan küçüğün maddi ve manevi tazminat talepleri ile ebeveynlerinin manevi tazminat taleplerinin ele alındığı bir davada, ilk derece mahkemesinin sigorta şirketi hakkındaki davayı feragat nedeniyle, araç sahibi ve sürücüsü hakkındaki ana davayı ise konusuzluk nedeniyle reddetmesine rağmen, birleşen davada küçüğe 40.000 TL manevi tazminat hükmettiği ve ebeveynlerin manevi tazminat talebini reddettiği kararına karşı, davacıların hükmedilen manevi tazminatın yetersizliği, ebeveynlerin taleplerinin haksız reddi ve sigorta limiti dışındaki zararlardan davalıların sorumlu olması gerektiği gerekçeleriyle istinaf başvurusunda bulunmasını konu edinmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/788
KARAR NO: 2026/1130
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/12/2023
NUMARASI : 2020/713 (E) - 2023/1169 (K)
ASIL DAVA TARİHİ: 14/10/2020
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
Birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/894 Esas Sayılı Dosyasında
BİRLEŞEN DAVA
TARİHİ: 14/10/2020
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesiyle sigortalı, ...'in maliki olduğu, ... ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın 05/08/2019 tarihinde, davacı ...'e çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 1.500 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50.000 TL manevi tazminat ile küçüğün anne ve babası olan diğer davacılar için ayrı ayrı 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18/07/2023 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 331.070,82 TL olarak belirlemiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
Asıl dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece 17/02/2022 tarihli duruşmada davalılar ... ve ... aleyhine açılan davaların bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş, mahkemenin (Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin) 2022/181 Esasına kaydedilerek yapılan yargılama sonunda 2022/205 Karar sayılı kararla davacının davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce 2022/1097 Esas 2022/1579 Karar sayılı kararla davalı sürücü ... ..., davalı işleten ... ile ... poliçesini düzenleyen ... AŞ'nin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları nedeniyle ihtiyari dava arkadaşı oldukları gözetilerek, kanıtların birlikte takdir edilerek değerlendirilmesi, çelişkili sonuçlara neden olunmaması ve usul ekonomisi bakımından, davalı sürücü ve işletene karşı açılan davanın, müteselsil sorumlu olan diğer davalı ... AŞ hakkındaki davayla birlikte görülmesi gerekirken, HMK'nin 166 ve 167. maddelerine aykırı biçimde ayrılarak, zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/5. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemizin kaldırma kararından sonra Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı işleten ... ve sürücü ...'ya yönelik dava 2022/894 Esas 2022/947 Karar sayılı kararla ilk derece mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen esas dosyasıyla birleştirilmiştir.
İlk derece mahkemesince "1-Asıl dava yönünden;
a)Davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat sebebiyle reddine,
b)Davalılar ... ve ... yönünden davanın konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına,
2-Birleşen Mahkememizin 2022/894 Esas, 2022/947 Karar sayılı dosyası yönünden;
a)Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Davacılar ... ve ... yönünden manevi tazminat talebinin BK'nin 56/2. maddesi uyarınca koşullar oluşmadığından talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zorunlu trafik sigortası limitlerinin yetersiz kaldığı veya karşı tarafın manevi tazminat talebinin olması durumunda sigorta şirketi dışında kalan ve bilirkişi raporunda belirlenen miktarın diğer davalılar ... ve ...'ya yükletilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına dair kararın hukuki yönden hatalı olduğunu, dolayısıyla poliçe limiti dışında kalan tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılara yükletilmesi gerektiğini, diğer davalıların müvekkillerine karşı sigorta limiti ile sorumlu olmadığını, kaza sonucu ...'in hastanede uzun süre tedavi gördüğünü, bu süreçte oğullarıyla yakından ilgilenen anne ve babanın psikolojik olarak çok yıprandığını, onlar adına manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin hakkaniyetli olmadığını, ayrıca ... için hükmedilen manevi tazminat tutarının da günün ekonomik koşulları değerlendirildiğinde yetersiz kaldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı istemine; birleşen dava asıl davaya konu trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle işleten ve sürücüden davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatı ve tüm davacılar için manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince alınan aktüer bilirkişi raporunda; davalı sürücünün %75 kusur oranına ve kazada yaralanan davacı ...'in %7 maluliyet oranına göre adı geçen davacının sürekli iş göremezlik zararının 331.070,82 TL olduğu, kazaya karışan aracın ... poliçesi limitinin kaza tarihi itibarıyla bedeni zararlarda 390.000 TL olduğu ve hesaplanan zarar tutarının poliçe limiti kapsamında kaldığı tespit edilmiştir.
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar TBK'nin 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK m.162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (TBK m.163/2).Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(TBK m.163/1).
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK m. 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK m. 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur.(TBK m.168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Somut olayda, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle davalılar ... sigortacısı, işleten ve sürücü aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açıldıktan sonra davacılar vekili 27/12/2023 tarihli dilekçesiyle 300.000 TL asıl alacak (sürekli işgöremezlik-geçici iş göremezlik), 45.000 TL faiz, 5.643 TL yargılama gideri, 42.200 TL dava vekalet ücreti karşılığında davalı sigorta şirketi ile anlaştıklarını ve davalı sigorta şirketini ibra ettiklerini bildirmiş, akabinde 28/12/2023 tarihli duruşmada sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, bu tutarın mahsubu ile diğer davalılar yönünden davanın kabulünü talep etmiştir.
Dosyada bulunan 19/09/2022 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belgenin incelenmesinde, davacılar vekili, ... AŞ'nin ödediği tazminat bedellerini tahsil etmekle mezkur poliçeden, olaya ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/713 E. sayılı dava dosyasına ilişkin olarak; ... AŞ'den başkaca hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığını, ... AŞ ile, sigortalı araç işleteni, sigortalısı ... ve sürücüsü ...'nın mezkur olay ve/veya poliçeden doğan tazmin sorumluluğunun sigorta şirketince yapılan ödeme neticesinde maddi tazminat yönünden sona ermiş olduğunu, işbu zarar sorumlularını gayrı kabili rücu olarak ve fazlaya ilişkin hakları da içerir şekilde mutlak ve kesin olarak ibra ettiklerini, ... AŞ'nin yapılan işbu ödeme sebebiyle başkaca bir sorumluluğu kalmayacağını, dava konusu hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacakları yönünden, fazlaya ilişkin ve/veya faiz talebi, asli ve fer'leri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Bu durumda 19/09/2022 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belge içeriğine göre davalılar ... ve ...'nın maddi tazminat talebi bakımından ibra edildiği açıktır.Kaldı ki kazaya karışan aracın ... poliçesi limitinin kaza tarihi itibarıyla bedeni zararlarda 390.000 TL olduğu, bilirkişi raporunda davacı ...'in sürekli iş göremezlik zararının poliçe limitinin altında olduğunun tespit edildiği, bu durumda davalılar ... ve ...'nın teminat limiti kadar borçtan kurtulduğu anlaşılmakla adı geçen davalılara yönelik maddi tazminat davasına ilişkin olarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
TBK'nin 56/2. maddesine göre "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Aynı kanunun 51.maddesinde "Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda davacılar ..., davacı küçük ...'in anne ve babası olup bu yaralanmadan dolayı manevi zarara uğramadığından söz edilemeyeceğinden adı geçen davacıların manevi tazminat davalarının reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, kazanın oluş şekline, davalı sürücünün asli kusurlu olmasına, davacı küçük ...'in yaralanmasının niteliğine ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı ...'in lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğu, talep gibi davacı ... için 50.000 TL, ... için 30.000 TL ve ... için 30.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının manevi tazminat davası yönünden HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine,
B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
I-Asıl Dava Yönünden;
Davalı ... AŞ yönünden davanın feragat sebebiyle reddine,
1-Feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 179,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 380,83 TL ve 1.230 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.610,83 TL'den mahsubu ile fazla alınan 1.430,93 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
2-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre alınan 1.320 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... AŞ'ye verilmesine,
5-HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
II-Birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/894 Esas Sayılı Dosyasında
a)Davalılar ... ve ...'ya yönelik maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
b)Davacılar ..., ... ve ...'in manevi tazminat davalarının kabulüne, davacı ... için 50.000 TL, ... için 30.000 TL ve ... için 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
1-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 7.514,10 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
2-Manevi tazminat davası yönünden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği, davacı ... için 45.000 TL, davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 30.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
3-HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
C-İstinaf İncelemesi Bakımından:
1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 432 TL posta ve tebligat gideri ile 4.677,60 TL istinaf başvuru harcının davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.732,40 TL istinaf karar ve ilam harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ...'in istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/07/2026