Yargıtay, ödünç para alacağı iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında davalının pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi kararını onadı.
Özet: Bir tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davada, ilk derece mahkemesi davayı davalının hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gerekçesiyle reddetmiş, istinaf mahkemesi ise davalının davacı ile dava dışı üçüncü kişi arasındaki sözleşmede temsilci sıfatıyla yer aldığını ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş; temyiz incelemesinde, tarafların iddia ve savunmalarına, delillere ve yargılama kurallarına uygun bulunan istinaf kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/622 E., 2025/1663 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/211 E., 2024/3 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin davalıya, aralarındaki sözlü sözleşme uyarınca toplamda 530.050,00 TL parayı havale ettiğini, davalının borcu ödememesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; taraflar arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ileride dava açma hakkı saklı kalmak kaydı ile takibe konu 18.000,00 TL yönünden TBK'nın 392. maddesi uyarınca dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine, 527.818,00 TL yönünden (işlemiş faiz ile birlikte) davalının hukuki ilişkinin tarafı olmadığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen davacı tanıkları, davalı tanıkları ve davacı asilin mahkeme dışı ikrarı gözönüne alındığında, davacının iddia ettiği gibi bir tüketim ödüncü sözleşmesi varsa bu sözleşme davacı ile dava dışı ... arasında kurulmuş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, başka bir anlatımda davalının, davacı ile dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkide dava dışı ...'nin temsilcisi (TBK m.40) olduğu, davalı ... 'un davacı ile dava dışı ... arasında varlığı ileri sürülen tüketim ödüncü sözleşmesine temsilci sıfatı ile katılması, sözleşmedeki hakkın dava dışı ... hukuk alanında doğması dikkate alındığında, davacının davalıdan ödünç sözleşmesi kapsamında alacak talep etme hakkının olmadığı, bu nedenle mahkemece davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken davalının dava dışı ...'nin yardımcısı sıfatı ile hareket ettiğine ve hukuki ilişkinin tarafı olmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmadığından gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın davalının pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, gönderilen paraların davalının hesabına gönderildiğinin belli olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ödünç olarak gönderildiği iddia olunan bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle savcılık dosyasındaki ifade içeriklerine uygun olacak şekilde hüküm tesis edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.