Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, ankesörlü/sabit hatlardan yapılan ardışık aramaların HTS kayıtlarına ilişkin yetersiz bilirkişi incelemesi ve temyiz aşamasında sunulan yeni delillerin usulüne uygun değerlendirilmemesi eksikliği nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, ankesörlü/sabit hat görüşmelerine dayalı HTS kayıtlarının yetersiz incelenmesi, aramaların ardışıklığı, periyodikliği, konuşma süreleri, farklı ankesörlerden aranma durumları gibi hususlarda detaylı bilirkişi incelemesi yaptırılmaması, sanıkla ardışık arandığı tespit edilen kişilerin açık kimliklerinin ve ilgili kurum kayıtlarının getirtilerek ifadelerinin CMK hükümlerine uygun şekilde alınmaması ve temyiz aşamasında dosyaya giren 2012 yılı sınav kodlama raporu ile tanık beyanları gibi yeni delillerin sanık ve müdafiine okunmadan ve ilgili kişilerin usulüne uygun dinlenmesi sağlanmadan hüküm kurulması nedenleriyle eksik araştırma ve hukuki usul hataları bulunduğunu tespit ederek bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/12386 E.  ,  2026/4716 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/791 E., 2022/396 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/458 E., 2021/223 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarihli ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Temyiz aşamasında geldikleri görülen 2012 yılında yapılan Jandarma astsubaylık sınavı mülakatlarında aday numarası üzerinden kodlama yapıldığına dair rapor ve ekli belgelerin, Serhat K. isimli kişinin sanıkla birlikte ardışık arandığı tespitine dair TEM raporunun ve Hüseyin C. U. isimli kişinin beyan ve teşhisinin, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile adı geçen kişilerin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenilmeleri lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava
dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.