Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kusur oranlarına ve bilirkişi raporuna dayanarak verdiği kararı uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Trafik kazası sonucu meydana gelen maddi hasarın tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davalı sürücünün %25, davacı sürücünün ise %75 kusurlu olduğunu belirleyerek kısmi tazminata hükmetmesine yönelik kararını istinaf eden davacı, kusur oranları ile hasar ve kazanç kaybı hesaplamalarının hatalı olduğunu iddia etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporundaki kusur oranları tespiti, aracın perte ayrılması sonucu rayiç değer ile sovtaj bedeli arasındaki fark üzerinden belirlenen 4.750 TLlik hasar bedeli ve mahrumiyet kirası hesaplamasının hukuka uygun olduğunu tespit ederek davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/901
KARAR NO : 2026/828
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/07/2021
NUMARASI : 2015/969 (E) - 2021/734 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/06/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait ve diğer davalı... idaresindeki ... plaka sayılı araç 09/07/2015 tarihinde müvekkili şirkete ait ve seyir halinde bulunan ... plaka sayılı araca %100 kusurlu olarak çarpmak suretiyle hasara uğrattığını, kaza sonrası aracın hurda haline geldiğini, davalıların hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kaza nedeniyle müvekkilinin yeni araç ikame edebilmesi için 10 günlük süreye ihtiyaç duyduğunu, 21.000 TL hasar bedeli ve kira bedeli karşılığı 740 Euro toplam 23.220 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. vekili ve davalı ... vekili davanın reddini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince; davacının hasar bedeline ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.750 TL'nin davalılar ... ve... yönünden 09/07/2015 olay tarihinden, diğer davalı ... AŞ yönünden 30/12/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının kazanç kaybına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 412,5 TL'nin 09/07/2015 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; gerekçeli karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarını kabul etmediklerini, davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ve kazaya sebebiyet verdiğini, kusur oranlarının tespiti için ayrıntılı ve yeterli inceleme yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hatalı ve eksik inceleme sonucu davalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğunun belirtildiğini, trafik karayolları uzmanlarından oluşan kuruldan nihai bir rapor alınmasına ilişkin taleplerinin red gerekçesi de açıklanmadan hüküm tesis edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçta meydana gelen zarar ve mahrum kalınan kar bedeline yönelik eksik inceleme yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf eden davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesine, davacıya ait aracın sürücüsünün ve davalı sürücünün idaresindeki araçların kaza sırasındaki konumları, sürücülerin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa uygun olarak saptanan ve HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve çelişki içermeyen kusura ilişkin raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, hasar bedeli ve kazanç kaybı tazminatı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda; araçtaki hasar bedelinin aracın değerine yaklaşması, tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle aracın pert total sayılması gerektiği tespitinden sonra, araçtaki hasar bedelinin KDV dahil 30.977,94 TL, aracın kazadan önceki ikinci el rayiç satış değerinin ise 33.000 TL olarak belirlendiği, bu durumda; aracın kazadan önceki ikinci el rayiç değerinin 33.000 TL, sovtaj bedelinin 14.000 TL olarak kabulü ve rayiç değerden sovtaj bedelinin düşümü ile bulunan 19.000 TL'den davalı sürücünün %25 oranındaki kusuruna isabet eden 4.750 TL tazminata hükmedilmesi, davacıya ait aracın tespit edilen mahrum kalınan zaman dilimi ile günlük kira bedeline ilişkin yapılan tespitin yerinde olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026