Kooperatif üyesinin habersizce hissesinin devredilmesi sonucu üyelik tespiti ve tazminat talepli davasında, aidat ispat külfeti ve sözlü mutabakat değerlendirmesiyle istinafça reddedilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, kooperatif üyeliğinin o dönemki başkanın sahte imzasıyla rızası dışında devredildiğini ileri sürerek üyeliğinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi, davacının iradesi dışında hissesinin elinden alındığı ve davalı kooperatif ile başkanının müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminata hükmetmiş; bölge adliye mahkemesi ise, kooperatif kayıtlarındaki düzensizliğe rağmen aidat ödemelerinin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının ödeme güçlüğü çekip hisse devrini düşündüğünü kabul etmesi ve bu konudaki delillerin yeterliliğini göz önünde bulundurarak, tazminat kararını yerinde bularak davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/11 E., 2025/36 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2009/344 E., 2021/416 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.07.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile 68 nolu üye olarak davalı kooperatife üye olduğunu, 2007 Kasım ayından sonra aidatlarını düzenli ödeyememeye başladığını, 2008 Ağustos ayında hissesinin kendisinden habersiz devredildiğini ve şu anda kooperatif üyeliğinin bulunmadığını öğrendiğini, hisse devri için kendi adına atılan imzanın o zamanki başkan olan davalı ... tarafından atıldığını, savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre imzanın ...’e ait olduğunun tespit edildiğini, ...’in de ikrar ettiğini, hakkında ceza davası açıldığını, söz konusu devrin hiçbir hukuki geçerli bulunmayıp müvekkili üyeliğinin devam ettiğini, kooperatif üyelerinin evlerini teslim aldığı dikkate alındığında müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifteki üyeliğinin tespitini, aksi halde şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla maddi tazminat talebini 37.000,00 TL’ye artırmıştır.II. CEVAP1.Davalı kooperatif temsilcileri dilekçesinde; davacı ile davalı ...’ın ceza mahkemesinde anlaştıklarını, davacının ...’den senet alarak devir işlemine onay verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Davalı ..., davaya cevap vermiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 22.07.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile ... no.lu üye olarak davalı kooperatifin üyesi olduğu, 10.01. 2007 yevmiye defteri kaydiyle davacının hissesini devrettiği ve 26.04.2007 tarih ve 206 no.lu karar ile hisse devri kararının alındığı, davalı ...'ın ceza dosyasındaki ifadelerinde kabulünde olduğu üzere kararda yönetim kurulu üyeleri ve davacı hisse sahibi adına da imza attığı, bu suretle davacının iradesi dışında kooperatif üyeliğinden ayrıldığı ve hissesinin kalmadığı, davalı kooperatifin davacının bu şekilde uğradığı zarardan diğer davalı kooperatif başkanı ile birlikte sorumlu olduğu, rapora göre davacının maddi tazminat alacağının 12.244,02 TL olduğu, davacının iradesi dışında onun kooperatif hissesinin elinden alınmasına sebebiyet verdiği ve bu şekilde davacının dava konusu kooperatifte ev sahibi olma imkanının elinden almış olunduğu, olayın gerçekleşme şekli manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması hususlarını nazara alındığında 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.244,02 TL maddi tazminatın ve 2.500,00 TL manevi tazminatın 10.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar kooperatif kayıtlarının düzensiz tutulduğu bir gerçek ise de bunun davacıyı aidatların tam ve eksiksiz ödediğini ispat külfetinden kurtaramayacağını, mahkemenin karinelerle veya tanık beyanlarıyla davacının ne kadar aidat ödediğini belirlemesini beklenemeyeceği, kaldı ki davacının kabulünde olduğu üzere bir dönem aidat ödeme güçlüğüne düştüğü için hissesini devretmeyi düşündüğü, bunun için girişimlerde bulunduğu, hatta 37.000,00 TL üzerinden bir sözlü mutabakat da sağlandığı, davacının aidat ödemelerinin normal üyelerin ödediği miktar karşısındaki azlığı ve diğer üyelerin aidat ödeme kayıtlarında bir tereddüt bulunmaması da ispat külfetinin öncelikle davacı da olduğunu gösterdiği, hisse devri için yapılan sözlü mutabakattan sonra aidat ödenmemiş olması da davacının hissesini devrettiğine dair güvene dayalı olduğu, davacı elden aidat ödemesi yaptıysa sonucuna kendisinin katlanacağı, güvene dayalı elden ödemelerin külfetinin bu işle hiç bağlantısı olmayan düzenli ödeme yapan diğer üyelere yüklenemeyeceği, bu itibarla davacının aidat ödeme miktarına ilişkin toplanan delillerin yeterli olduğu, kooperatifi sorumlu tutan manevi tazminat kararını hatalı olduğu, ancak davalıların kararı istinaf etmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde;a. Dava konusunun aidat ödemelerinin iadesi değil kooperatif üyeliği devrinin yok hükmünde olması nedeniyle maddi zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan zararın tespitinde sadece kooperatife makbuz karşılığı ödediği aidat bedelleri ile defter kayıtlarının alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kooperatifin o dönem piyasaya çok fazla borcu olması nedeniyle üyeleri elden ödeme yaptırıldığını, kaldı ki davalı tarafça müvekkilinin aidat borcu olduğuna dair bir savunma getirilmediğini, davalı ...'ın ceza dosyasında hisseyi 37.000,00 liraya sattığına dair ikrarın dikkate alınmadığını, müvekkilinin ödemelerini 2007 Kasım ayı dahil düzenli ödediğinden buna göre hesaplama yapılması gerektiğini,b. Kooperatif defter ve kayıtlarının usulsüz tutulmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, tanık beyanları ve ... beyanı ile düzenli ve elden ödeme yaptığının sabit olduğunu, rapordaki tazminat hesabının somut olayla örtüşmediğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti olmazsa maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.