Kurumun şirket hak edişlerinden yaptığı kesintilerin ve yersiz ödeme alacağının tahsiline itirazın iptali davalarında, bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı şirketin hak edişlerinden yapılan kesintilerin iptali ile davalı kurumun yersiz ödeme alacağı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemleriyle görülen birleşen davalarda, ilk derece mahkemesince kesintilerin bir kısmının yerinde, bir kısmının yersiz olduğu ve itirazın kısmen iptaline karar verilmiş olup, bu karar yargı denetimine uygun bilirkişi raporları esas alınarak istinaf ve temyiz aşamalarında tarafların tüm itirazlarının reddedilmesiyle kesinleşerek onanmıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2552 E., 2025/2447 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/357 E., 2024/250 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı şirket vekili; Kurumun ... İl Müdürlüğü Sağlık Sosyal Merkez Müdürlüğünce, hak edişlerinden Haziran 2014 dönemine ait 184.894,04 TL ve Haziran 2017 dönemine ait 63.565,83 TL tutarında kesinti yapılacağının Medula V3 ekranından tebliğ edildiğini, kurum fatura inceleyicilerinin kurum mevzuatına göre inceleme yapmak zorunda olduğu halde hatalı yorumlarda bulunarak mevzuata aykırı olarak kesinti yapıldığını ileri sürerek; davalı Kurumun kesinti yapılmasına dair işlemin iptaline, işbu bedellerin müvekkili hastaneden tahsil edilmesi halinde tahsil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleşen davada Kurumun vekili; Mali Hizmetler Merkez Müdürlüğünün 6368351 sayılı yazısında davalı şirkete toplam 184.894,04 TL yersiz ödeme yapıldığının belirtildiğini, davacı Kurum alacağının 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin (a) bendi hükmüne göre tahsil edilmesinin istenildiğini, davalı şirket aleyhine alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını ancak haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Asıl davada davalı vekili; yapılan kesintilerin SUT ve diğer mevzuat gereği hukuka uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.2. Birleşen davada davalı vekili; kesintilerin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun davacının hak edişlerinden yapılan Haziran 2014 dönemine ait 184.894,04 TL'lik kesintiden 22.007,11 TL'lik kısmının yerinde olduğunun, 162.886,93 TL'lik kesintinin yersiz olduğunun tespitine, Haziran 2017 dönemine ait 63.565,83 TL'lik kesintiden 51.553,38 TL'lik kısmın yerinde olduğunun, 12.012,45 TL'lik kesintinin yersiz olduğunun tespitine, taraflar arasındaki muazaranın bu şekilde giderilmesine, yersiz olarak yapılan kesintiye ilişkin davalı Kurum işlemlerinin bu şekilde kısmen iptaline, fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin takip tarihi itibari ile 22.007,11 TL asıl alacak ve 12.580,58 TL faiz olmak üzere toplam 34.587,69 TL üzerinden kaldığı yerden devamına karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları itibariyle tarafların itirazlarının karşılanmış olduğu, heyet teşkilinin dosya kapsamına uygun şekilde oluşturulduğu gözönüne alındığında Mahkemece verilen kararın, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı/birleşen davada davalı vekili; kesintilerin tamamının haksız olduğunu, bu nedenle asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı/birleşen davada davacı vekili; kesintilerin SUT hükümlerine uygun şekilde yapıldığını, bu nedenle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; asıl davada davalı kurum kesinti işleminin iptali, birleşen davada ise alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporlarının Yargı ve taraf denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davacı/birleşen davada davalı şirkete yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.