İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında istinaf başvurularının değerlendirilmesi kararı.
Özet: Bu hukuki belge, 16 yaşındaki bir kişinin ölümüne neden olan trafik kazası sonrası açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin anne ve babaya maddi, anne, baba ve kardeşe manevi tazminat hükmetmesinin ardından, davacıların manevi tazminat miktarlarının düşüklüğü ve sigorta şirketinden avans faizi uygulanması talepleri ile davalı sürücünün kusur oranları, yol koşullarının etkisi, müteveffanın kusuru ve bilirkişi raporlarındaki çelişkilere dair itirazlarını içeren istinaf başvurularını ve bu konulardaki incelemeyi aktarmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: 2022/852 KARAR NO : 2026/827 İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: 23/12/2021NUMARASI : 2016/149 (E) - 2021/995 (K)DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 04/06/2026Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/12/2015 tarihinde ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile...'ya çarparak vefatına sebep olduğunu, davalı sigorta şirketinin ... Sigortası (...) kapsamında maddi tazminat yönünden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacılar ... ve ...'nın her biri için 5.000 TL maddi, ... için 100.000 TL, annesi ... için 100.000 TL ve kardeşi ... için 70.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ve maddi tazminat ile sorumlu olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18/11/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için maddi tazminat talebini 75.501,28 TL'ye, davacı ... için maddi tazminat talebini ise 78.892,37 TL'ye artırmıştır. Davalı ... vekili ve davalı ...vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davacı anne ... yönünden 78.892,37 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı baba ... yönünden 75.501,28 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...yönünden kaza tarihi olan 12/12/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 08/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, davacı anne ... için 22.000 TL, davacı baba ... için 22.000 TL, davacı kardeş ... yönünden 12.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/12/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ...'dan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.Bu karar karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarlarının olayın ağırlığı, müteveffa...’nın henüz 16 yaşında olduğu, davalı sürücünün tam kusurlu davrandığı, davalı ...’ın aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu müteveffaya çarparak ölümüne neden olduğunu, kamera kayıtlarının davalının çarpma sonrası fren yapmadığını ve müteveffayı metrelerce sürüklediğini gösterdiği, olay nedeniyle anne, baba ve kardeşin ağır manevi zarara uğradığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, ayrıca davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminata yasal faiz yerine avans faizi uygulanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasını, manevi tazminat miktarlarının artırılmasını ve sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmesini talep etmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...vekili dilekçesinde özetle; 30/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporundaki kusur oranlarına itiraz ettiklerini ancak itirazlarının değerlendirilmeden ilgili raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu kazada çarpışmanın gerçekleştiği noktada yolda bulunan aydınlatma lambalarının çalışmadığını, yolun oldukça karanlıkta kaldığını ve görüş alanının çok az olduğunu, müvekkilinin görüş alanının düşmesinin kendi kusurundan değil yolun fiziksel şartlarından kaynaklandığını, ayrıca müteveffanın üzerinde siyah renkli kıyafetlerin bulunmasının da fark edilebilirliğinin iyice imkansız hale gelmesine neden olduğunu, ayrıca yolun fiziksel şartlarının güvenli bir sürüşe elverişli olmasının ...'nün sorumluluğunda olduğunu, ilgili kurum yönünden kusur atfedilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir irdeleme yapılmadan eksik değerlendirme ve tespit yapıldığını, kusur sorumluluğu bulunması nedeniyle davanın ...'ne ihbar edilmiş olmasına karşın ilgili kurum tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, tanıkların yerel mahkemenin huzurunda dinlenilmesi taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiğini, çarpışmanın gerçekleştiği noktada trafik ışıklarının bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkil açısından bir öngörülemezlik durumunun söz konusu olduğunu, müteveffa yayanın dikkatsiz ve tedbirsiz davranışının kazanın oluşumundaki asli neden olduğunu ve bu durumun raporda da yer aldığını, hatalı kusur tespitine dayalı olarak alınan hesap raporunu kabul etmediklerini, kusur raporu doğrultusunda yapılan hesaplamalar da değişecek olduğundan 20/08/2021 tarihli hesap raporuna da itiraz ettiklerini, 15/03/2018 tarihli bilirkişi raporu ile 20/08/2021 tarihli bilirkişi ek raporu arasında müteveffanın annesi ... ile babası ...'nın bakiye ömür hesabı ile destek süresi yönünden çelişki bulunduğunu, davacılar ... ve ...'nın bakiye ömür hesabı ile destek süresinin çelişkiye sebep olması nedeniyle ek rapor alınması yönündeki taleplerinin yerel mahkeme tarafından reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacı ...'ın yeniden evlendiği hususunun dikkate alınarak destekten yoksun kalma maddi zararının yeniden hesaplanarak davacı ... yönünden tazminat tutarında indirime gidilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından müvekkili aleyhine hükmedilen manevi tazminat tutarının oldukça yüksek olduğunu ve bu miktarın müvekkilinin fakirleşmesine neden olacak derecede olduğunu belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını ve manevi tazminat yönünden takdiri indirim yapılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 30/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun davalının sürücüsü olduğu araç ile davacıların desteği yayanın kaza sırasındaki konumları ve tarafların davranışları irdelenerek, davalı sürücünün ve davacıların desteğinin olayın meydana gelmesindeki kusur oranlarının eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, oluşa ve bilimsel ölçütlere uygun olarak saptandığı, dosya kapsamı ve ceza mahkemesi dosyasından alınan raporlarında irdelenerek belirlendiği anlaşıldığından kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, Mahkemece hükme esas alınan olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun kusur raporuna ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmasına, hesap bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminat kapsamının ve miktarının belirlenmesinde esas alınması gereken hususlara aykırılık bulunmamasına, kazaya karışan aracın cinsinin otomobil olması ve kullanım şeklinin hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinin yerinde olmasına, vefat eden davacıların desteği için takdir edilen manevi tazminat tutarlarının, kazanın gerçekleşme biçimi, kusur oranları, ortaya çıkan zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olmasına göre, istinaf eden taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekili ve davalı ...vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 14.371,99 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.592,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.779 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacılar ve davalı ...'ın istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2026