Kaçakçılık suçunda eşyanın pek hafif değeri nedeniyle eksik ceza tayini ve sanığa etkin pişmanlık ihtarının yapılmaması gerekçeleriyle hükmün bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, kaçakçılık suçundan mahkûmiyetin esastan doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, ele geçirilen eşyanın gümrüklenmiş değerinin düşüklüğü nedeniyle sanık lehine olması gereken sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin uygulanmaması ve sanığa kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını devlet hazinesine ödemesi halinde cezasında yarı oranında indirim yapılacağına dair ihtarın usulüne uygun şekilde yapılmaması nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/546 E., 2021/154 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozmaKatılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteği yönünden; katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin 15.03.2021 tarihli temyiz isteminden, 22.03.2021 tarihli dilekçe ile vazgeçtiği anlaşılmakla,Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/ 10... /23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurularak eksik cezaya hükmedilmesi,2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 . maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış olduğu da dikkate alınarak, sanığa dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtarat yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.