Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında trafik kazası maluliyet tazminatı davasında, usulüne uygun maluliyet raporu alınmadan davanın usulden reddi kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının maluliyet nedeniyle talep ettiği maddi tazminat davasında, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kısmen kabul kararı sonrası, İtiraz Hakem Heyetinin sunulan maluliyet raporunu usulüne uygun bulmayarak davayı doğrudan usulden reddetmesi üzerine, Yüksek Mahkeme; hakem heyetinin tazminat kapsamının belirlenmesi için gerekli delilleri toplama ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliklere uygun yetkili sağlık kuruluşundan rapor aldırma veya davacıya usulüne uygun rapor sunması için süre verme yükümlülüğü bulunduğu, bu yapılmaksızın davanın usulden reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2025/5041 E.  ,  2026/2206 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1407 D.İş-1485 K.
İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.11.2022 tarihinde davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 24.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne başvuru şartının gerçekleşmediğini, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne, 800.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 37.424,41 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline, 1.941,30 TL bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen raporun usule uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kaldığını iddia eden davacının uğradığı bedensel zarar nedeni ile tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, dava dilekçesi ekinde maluliyet raporunu sunmuş, İtiraz Hakem Heyetince; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Türk Borçlar Kanunun 51 maddesinde "Hakim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesine yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Buna göre bedensel zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak açılan davada hakim/hakem tazminatın kapsamının belirlenmesi açısından toplanması gereken delilleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde toplayacaktır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı, HMK'nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiştir. Bu kasamda İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelikte belirtildiği üzere yetkili sağlık kuruluşundan maluliyet oranının belirlenmesi için rapor aldırmasında yasal bir engel bulunmadığı gibi usulüne uygun rapor sunulmak üzere davacı vekiline de süre verilebilecektir.
Somut olayda Hakem Heyetince sunulan raporun usulüne uygun olmadığı kabul edildiğinde yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınmaksızın veya bu doğrultuda davacıya süre verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek (çelişki oluşması halinde çelişkiyi gideren açıklamalara yer verilerek) ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve heyet içerisinde araza uygun uzmanının da bulunduğu, davacının ikametine yakın yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınıp veya bu doğrultuda davacı tarafa ikametine en yakın yetkili sağlık kuruluşundan alınacak usulüne uygun maluliyet raporu sunması için süre verilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.