Sıra cetveline itiraz davasında, muvazaalı olduğu iddia edilen rehinli alacak ve fahiş faiz oranına yönelik itirazların ispat yükü değerlendirilerek bölge adliye mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalının icra sıra cetvelindeki alacağının muvazaalı olduğunu ve farklı takip miktarları bulunduğunu iddia ederek sıra cetvelinin düzeltilmesi talebiyle açtığı sıra cetveline itiraz davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin, ispat yükünün davacıda olduğu ve bilirkişi raporuna göre davalının alacağının gerçek olduğu gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine, davacının temyiz başvurusunun üst mahkeme tarafından incelenmesi ve istinaf kararının usul ve kanuna uygun bulunarak onanması ile sonuçlanmıştır.
6. Hukuk Dairesi         2026/1783 E.  ,  2026/1775 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1221 E., 2025/1729 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/345 E., 2022/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Tarsus 2. İcra Dairesi'nin 22.02.2018 tanzim tarihli sıra cetvelinde ilk sırada yer alan davalının gösterilen miktarda alacağının bulunmadığını, davalının dava dışı üçüncü kişiye Tarsus 2. İcra Dairesi'nin 2017/1297 Esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını, ancak bu takipten önce Tarsus 1. İcra Dairesi'nin 2013/1532 Esas sayılı dosyası ile ve Tarsus 2. İcra Dairesi'nin 2013/1303 Esas sayılı dosyası ile de takipler başlattığını, yapılan takiplerdeki alacak miktarlarının farklı olduğunu, davalının dava dışı borçludan faiz talep edemeyeceğini, davalının alacağının muvazaalı olduğunu, ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğunu, bu nedenle davalının sıra cetvelinde ilk sırada bulunmasının mümkün olmadığını, davalının anılan takiplere konu bir alacağının olmadığının tespiti ile sıra cetvelinin davacının 1. sırada yer alacak şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın gerçek bir alacak olduğunu, davalı ile borçlunun arasında 26.01.2012 tarihli kredi sözleşmesi yapıldığını, burda kullandırılan kredinin teminatı olarak davalı lehine borçlunun aracı üzerinde rehin tesis edildiğini, 28.09.2011 tarih, ... yevmiye no.lu rehin belgesi olduğunu, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenle reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sıra cetvelindeki alacağın miktarına itiraz ettiği, sıra cetvelinde alacağın miktarına yönelik itiraz davasında ispat yükünün davacıda olduğu, taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra alınan bilirkişi raporuna göre alacak miktarının 166.052,88 TL olduğu, ancak davalının daha az talepte bulunduğu, davalının takipte gösterilen alacak miktarından daha fazla alacağı olduğu belirtilerek, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dayanağı aynı olan alacağa ilişkin üç farklı takip başlatıldığını, her birinde de alacak miktarının farklı olduğunu,
b. 1. sıradaki rehnin paraya çevrilmesi yoluyla açılan takipte rehin miktarından fazlasının tahsil edilemeyeceğini, davalının söz konusu alacağını ispatlaması, aksi halde davalının alacağının mevcut olmadığı ve buna ilişkin sıra cetvelinde yeri bulunmadığının kararı verilmesi gerektiğini,
c. Davalı alacaklı tarafça borçludan talep olunan faiz oranının fahiş olduğunu, takipten önce borçluya ihtar gönderilmediğinden temerrüt faizinin işlemeye başlamayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Talep, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.