Tarihi sit alanındaki taşınmazların kadastro öncesi zilyetlikle iktisap iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasında, 7410 sayılı Kanun kapsamında idari başvuru sonucunun beklenmesi gerektiği içtihadı.
Özet: Kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan bu davada, murisinden intikal eden ve sit alanı olarak hazine adına tescil edilen taşınmazlar üzerindeki mülkiyet uyuşmazlığı ele alınmakta olup; Yargıtayın 7410 sayılı kanun uyarınca idareye yapılan başvuru sonucunun beklenmesi gerektiği yönündeki önceki bozma kararına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi çekişmeli taşınmazın bir kısmına ilişkin davayı ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1366 E., 2025/1031 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2016/1003 E., 2017/422 K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucu, Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 24... , 34, 35... parsel sayılı taşınmazlar ... ...’un malik sıfatıyla kullanımında bulunduğu ancak ... tarihi sit alanı içerisinde kaldığı belirtilerek beyanlar hanesine "... ...’un kullanımında olduğu ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olup ... Tarihi Sit Alanı içerisinde kaldığı" şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.Temyize konu 1 24... parsel sayılı taşınmaz Afyonkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/891 Esas sayılı mahkeme kararı sonucu 2020 yılında 1 24... , 45... parsel şeklinde ifraz olmuş, 1 24... parsel sayılı 67.196, 84... yüz ölçümlü taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına, 45 parsel sayılı 887. 73... taşınmaz ile 46 parsel sayılı 51, 33... taşınmaz ham toprak vasfı ile ... adına tescil edilmiştir.Davacı vekili; Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 1 24... , 34, 35... parsel sayılı taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği ve sit alanı içerisinde kaldığı belirtilerek Hazine adına tescilinin yapıldığını, oysa dava konusu taşınmazların davacıya murisinden intikal ettiğini, davacının taşınmazlara uzun süre zilyet olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince, 1 24... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 1 24... , 35 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 24... parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.943, 17... kısma yönelik açılan davanın kabulüne, taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, Hazinenin istinaf talebi kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 31 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın feragat nedeniyle reddine, 34... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davanın kabulüne, 40 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın bilirkişinin 28.04.2017 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden kabulüne, taşınmazların "... tarihi sit alanı içerisinde kaldığına"dair şerhin beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir.Davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2021/4641 Esas, 2022/4561 Karar sayılı kararı ile; çekişmeli 1 24... ve 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik kararın onanmasına, çekişmeli 1 24... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bu kısma yönelik kararın bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, Yargıtay bozma ilamından sonra yürürlüğe giren 10.06.2022 tarihli ve 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesiyle 21.07.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na eklenen geçici 12. maddesi gereğince, davacı vekiline açıklamalı davetiye tebligatı yapılarak 7410 sayılı Kanun gereğince idareye başvurup başvurmadıklarının Daireye bildirilmesine ve başvuru yapılmadıysa yasal süre olan 31.12.2022 tarihine kadar süre verildiğine yönelik açıklamalı davetiye tebliğ edilmesi üzerine davacı vekilince sunulan dilekçeyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığına gerekli başvurunun yapıldığı bildirilmiş olunması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.03.2025 tarihli ve 2025/1042 Esas, 2025/1321 Karar sayılı kararı ile, “çekişmeli 1 24... parsel sayılı taşınmaza yönelik verilen kararın dosya kapsamına uygun olmadığı, dava konusu taşınmaz hakkında ilgili Kanun gereğince davacının idareye yaptığı başvuru sonucunun beklenmesi, şayet idarece başvurunun reddine karar verilmesi ya da zımnen ret kararı verildiğinin anlaşılması üzerine çekişmeli taşınmaz hakkında önceki bozma kararı doğrultusunda esastan bir karar verilmesi" gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, çekişmeli 1 24... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 2.943, 17... 'lik kısım hakkında açılan davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.