İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, tescilli ve tanınmış markaya tecavüz iddiasıyla köklü bir hastane aleyhine verilen, arama, el koyma ve internet içerik kaldırma ihtiyati tedbir kararının istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, tanınmış bir markanın sahibinin, sağlık sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluşun benzer bir ibareyi kullanarak marka tecavüzünde bulunduğu iddiasıyla talep ettiği ve ilk derece mahkemesince 3 milyon TL teminat karşılığında işyeri araması, el koyma ve internet içeriklerinin kaldırılması gibi ağır hükümlerle kabul edilen ihtiyati tedbir kararına karşı, davalının ibarenin kendi köklü geçmişinden geldiğini ve davacıdan çok daha önce kullanıldığını ileri sürerek yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine istinaf mahkemesince yapılan incelemeyi konu almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2026/351 EsasKARAR NO: 2026/621İNCELENEN ARA KARARINMAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 02/12/2025 (Tarihli Ara Kara)NUMARASI: 2025/165 E. - DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları: TALEP: Talep eden vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin tescilli ve sağlık sektöründe tanınmış markaları ile benzerlik ve iltibas yaratan, müvekkillerine ait tanınmış markadan haksız kazanç sağlayan ve tanınmış markanın itibarını ve ayırt etme gücünü zedeleyen “...” ibareli markasal kullanımın her türlü ürün ve hizmet üzerinde kullanımı sureti ile davalının yarattığı marka tecavüzünün tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını ve tüm sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, “...” ibaresini içeren ticaret unvanının iptaline ve ticaret sicilinden terkinine, işletme adının terkinine, müvekkilleri aleyhine yaratılan marka tecavüzü durumu dikkate alınarak; karşı yana tebligat yapılmaksızın ve tensip ile birlikte; davaya konu “...” markalarını içeren Sağlık Hizmetleri başta olmak üzere her türlü mal ve hizmet ile ilgili tüm kullanımların durdurulmasını ve önlenmesini ile “... ...” markasını taşıyan kartvizit, tabela gibi tanıtım materyalleri, online ve ticari sunumların vb. tespit edilecek tüm kullanımlarının ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasını ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 02/12/2025 tarihli kararı ile; "6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 3.000.000-TL (üçmilyontürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ İLE, -Davalıya ait "... Mah. ... Caddesi No:..., ..." adresindeki işyerlerinde ve ilgili işyerinde arama ve el koyma işlemi yapılarak ... ibaresini tek başına yahut sair unsurlar ile birlikte kullanıldığı ürün, katalog, broşür, tanıtım materyali, etiket, ambalaj, tabela ve bu emtialara Hastane hizmetlerinin aksatılmaması ve hizmete engel teşkil etmeyecek şekilde EL KONULMASINA, el konulanların toplanmasına ve dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar emin bir yerde TEDBİREN MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA,(Mahkememizce alınan 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına infazda dikkate alınmasına) 2-https://.../ -https://www..../ isimli internet adresinde mahkememizce alınan 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit konusu edilen talep edene ait tescilli tasarımlara benzer olduğu tespit edilen tasarımlara ait içeriklerin ilgili internet adresinden kaldırılmasına, kaldırılması için aleyhine tedbir talep edilen tarafa işbu ara kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA SÜRE VERİLMESİNE, (Mahkememizce alınan 27/10/2025 tarihli Bilirkişi raporunun infazda dikkate alınmasına ve KARARIN EKİ SAYILMASINA,) verilen kesin süre içerisinde tespit edilen içeriklerin ilgili internet adresinden kaldırılmaması halinde internet sitesine erişimin engellenmesi hususunun talep halinde ayrıca değerlendirilmesine,3-6100 sayılı HMK'nın 393/2 maddesi gereğince el koyma kararı yönünden tedbirin, İstanbul İcra Dairesi aracı kılınarak infazına,4-6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 1 hafta içinde teminat yatırılmadığı takdirde ya da teminat yatırılsa bile aynı süre içinde kararın infazı için ilgili icra dairesine başvurulmadığı takdirde iş bu tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına, karar verilmiştirDavalı vekili 15/12/2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının davalı hastanenin telafisi imkansız zararlara uğramaması ve talepte bulunanların haksız yere kazanç elde etmemesi adına ivedi şekilde kaldırılmasını, itiraz aşamada yapılan değerlendirmede davacının kötü niyetli olmadığı hususu da göz önünde bulundurularak davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 20/01/2026 tarihli kararı ile; İtirazın REDDİNE, karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın talebiyle verilen ihtiyati tedbir kararının hatalı olduğunu, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun eksik ve marka tecavüzünü kanıtlamaktan uzak olduğunu, müvekkili hastanenin 1879 yılına dayanan köklü bir geçmişi ve padişah fermanı ile kurulmuş bir yapısı bulunduğunu, "..." ibaresinin kurucu doktorların milliyetinden ve sunulan sağlık hizmetinin niteliğinden kaynaklandığını, bu ibarenin davacıdan on yıllar önce kullanılmaya başlandığını, benzer konuda Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde alınan heyet raporunda tarafların uzun yıllardır barışçıl şekilde birlikte faaliyet gösterdiğinin ve hak ihlali olmadığının tespit edildiğini, bilirkişi incelemesinde müvekkilin tarihçesi, logo farklılıkları ve tescil süreçlerinin yeterince değerlendirilmediğini, davacı tarafın kötü niyetli itirazlarla müvekkilin markalaşma sürecini sekteye uğrattığını, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun son kararlarında markalar arasında benzerlik bulunmadığına hükmettiğini, düşük bir teminatla verilen tedbir kararının müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar doğuracağını belirterek; söz konusu ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait markanın tanınmış bir marka olduğu, yargı kararları ile sabit olduğunu, Davalının, dava konusu kullanımları, müvekkili şirketin itibarına zarar vermekte, sunduğu hizmetin kalitesiz olması, müvekkili şirkete ait markanın ayırt edici karakterini zedelediğini, ve davalı şirket, tanınmış bir markayı kullanarak, haksız bir kazanç da elde ettiğini, “... ..." şeklindeki kullanımlarda, “...” ibaresini ön plana çıkarması, hiç şüphesiz davalı şirketin, müvekkili şirket ve tanınmış markalarından haberdar olduğunun açık bir göstergesi olduğunu ileri sürerek davalı şirketin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Davacı şirket, tescilli ve tanınmış “... / ...” ibareli markalarına, davalı tarafından “... ... ...” adı altında yapılan kullanımlarla tecavüz edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve tüm sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, “...” ibaresini içeren ticaret unvanının iptali talepli dava dilekçesi ile davalı yanın markasal kullanımlarının tedbiren önlenmesi talep edilmiştir. 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafından kullanılan “... ...” ve “... ... ...” ibarelerinin esas unsurunun “...” kelimesi olduğu, bu ibarenin davacıya ait tescilli markalarla karıştırılabilecek derecede benzerlik oluşturduğu ve marka hakkına tecavüz ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.Mahkemenin 02/12/2025 tarihli ara kararıyla, yukarıda yazılı olduğu üzere ihtiyati tedbir talebinin 3.000.000 TL teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, davalı yanın ihtiyati tedbir kararına itirazının ise reddine karar verilmiş, davalı vekili istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre, davacı şirkete ait “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” tescil numaralı “...” veya “...” esas unsurlu markaların 41. Sınıf sağlık hizmetlerinde tescilli olduğu , davalı tarafından kullanılan “... ...” ve “... ... ...” ibarelerinde de yine baskın ve ayırt edici unsurun “...” kelimesi olduğu, “...”, “... ...” ve “Hastanesi” ibarelerinin ise tali nitelikte, tamamlayıcı unsurlar olduğu , davalının yerinde tespit edilen ... ... ... unvanlı işyerinin ön, sağ ve sol cephelerinde bina üzerinde, tabelalarında, girişte cam kapılar üzerinde, bahçede yer alan totem üzerinde “... ...” yazılı olduğu, içeride her birimin, muayene odalarının kapılarının üzerinde, bankolarda, cam ile ayrılan bölümlerde, kapılarda yer alan tabelalarda, reklam afiş ve broşürlerde, kartvizitlerde vs. “... ... ...” yazılı olduğu, bu kullanımlarının davacının markalarının tescil sınıfında gerçekleştiği tespit edilmiş olup , söz konusu tespitler mevcut kullanım durumu esas alınarak yapılmıştır.Dosyaya Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/486 E. Dosyası nezdinde görülen davada alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiş olup davalının ''...'' ibaresini eskiye dayalı kullanımıyla ilgili tespitler yapıldığı anlaşılmakla, bu aşamada mevcut delil durumuna göre tedbir talebinin tümden kabulü yada reddinin taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesinin korunması ve ölçülülük ilkesine uygun düşmeyecektir. Bu itibarla, somut olayda SMK m.159/2-(c) gereğince ters teminat alınmak suretiyle ihtiyati tedbire karar verilmesinin uygun olacağı gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile aleyhine tedbir istenen davalı tarafça, talep eden davacı tarafın olası zararlarının karşılanması yönünden, kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince 3.000.000,00 TL tutarında teminat yatırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi'nin 20/01/2026 tarihli kararın kaldırılmasına, Tedbir talebinin ters teminat olarak kabulü ile, kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince 3.000.000,00 TL tutarında teminatın davalı tarafından yatırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi'nin 20/01/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına,2- Davalı vekilinin İhtiyati tedbir kararına itirazının KISMEN KABULÜNE, İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ,../12/2025 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına,3-Davacı yanın tedbir talebinin ters teminat olarak kabulü ile, kararın tebliğinden itibaren ... haftalık kesin süre içerisinde 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince 3.000.000,00 TL tutarında teminatın davalı tarafından yatırılmasına, 4-HMK 393/1. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun davacı tarafa ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına,5-İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 7-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan giderlerin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,9-6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 09/04/2026