Yargıtay, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyeti onarken, 13/1 maddesi şartları oluşmadığından nakil aracının haksız müsaderesini CMUK 322. madde uyarınca düzelterek sahibine iadesine oy çokluğuyla karar verdi.
Özet: Sanığın kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü onanırken, kaçak eşyanın araç yükünün büyük kısmını oluşturmaması nedeniyle nakil aracının müsaderesi kararının hukuka aykırı bulunması üzerine, Yargıtay tarafından 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesindeki şartlar oluşmadığı gerekçesiyle aracın sahibine iadesine karar verilerek hükmün Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına oy çokluğuyla karar verilmiş, karşı oy ise bu düzeltme yöntemine usuli gerekçelerle karşı çıkmıştır.
7. Ceza Dairesi         2023/16560 E.  ,  2026/6989 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2021/1212 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak,
Dava konusu kaçak sigaraların, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı bu suretle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinde belirlenen şartların oluşmadığı gözetilerek nakil aracının sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki nakil aracının müsaderesine ilişkin bendin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde belirlenen şartların oluşmadığı anlaşılmakla nakil aracının trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılarak sahibine iadesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Şüpheli hakkında Osmaniye l.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21/10/2021 gün ve 2021/114 esas ve 2021/1212 karar sayı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararı ile birlikte kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın müsaderesine ilişkin hükmün sanık tarafından temyiz istemi sonrasında, dosya heyetimizce temyizen incelenmiş olmakla birlikte, suçun sübuta erdiğine dolayısı ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün doğru uygulandığına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmaktayım. Yine kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın mahkemece müsaderesine ilişkin değerlendirmenin de 5607 sayılı yasanın 13/1 maddesinde belirlenen şartlar oluşmadığına ilişkin , yine sayın çoğunluk görüşü ile hemfikirim.
Ancak, Bu durumun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 maddesi uyarınca bozma kararına konu edinilebileceğini, devamında sayın çoğunluk görüşünün aksine, CMK 322.maddesi kapsamında “yerel mahkemenin taktir ve kararını değiştirerek” denetleme dışında,yerel mahkeme yerine geçip, kararın aksine kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın, şartları oluşmadığından sahibine iadesine yönelik, “düzelterek onama” kararının usul ve yasaya uygun düşmeyeceğini, zira yerel mahkemenin dairemizce düzelterek onama şeklindeki kararın kesinleşmesi karşısında, direnme hakkının otomatik olarak ortadan kaldırılmış olacağı düşünce ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne aksine, bu gerekçe ile Ceza Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde sadece bozma kararı verilerek, bozma kararındaki gerekçe doğrultusunda ilk derece mahkemesine bu yönde değerlendirme fırsatı verilmeliydi.
Bu yönüyle sayın çoğunluğun, CMK 322. maddesi uyarınca düzelterek onama kararına usulen katılmadığımdan muhalifim.