Boşanma davasında davacının ölümü sonrası mirasçıların TMK 181/2 uyarınca kusur tespiti talebi üzerine verilen kararda tam kusurlu yerine boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu tespiti gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek onama.
Özet: Boşanma davası devam ederken davacı erkeğin vefat etmesi üzerine, mirasçılarının talebiyle Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi kapsamında kusur tespiti yargılamasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen davalı kadının "tam kusurlu" olduğuna dair kararın hatalı olduğu belirtilerek, Yargıtay tarafından bu kararın davalı kadının "boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespitine" şeklinde düzeltilerek onanmasına hükmedilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/9040 E.  ,  2026/3963 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1074 E., 2025/1579 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/1021 E., 2024/1059 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan yargılaması sırasında davacı erkeğin 22.07.2024 tarihinde vefat etmesi üzerine davacı erkeğin mirasçıları tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 181/2. maddesi hükmü uyarınca kusur tespiti yönünden devam eden davada İlk Derece Mahkemesince; evlilik ölümle sona erdiğinden boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı kadının 4721 sayılı Kanun'un 181/2. maddesi gereğince tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı kadın vekili tarafından kusur tespitine yönelik istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kusur belirlemesi yönünden devam eden davada 4721 sayılı Kanun'nun 181/2. maddesi gereğince sağ kalan eş olan davalının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun tespiti ile yetinilmesi gerekirken, davalının 4721 sayılı Kanun'un 181/2. maddesi gereğince tam kusurlu olduğunun tespitine şeklinde hüküm tesisi doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı kadın vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı kadın vekilinin "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesine ilişkin kurulan hüküm yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine (2) numaralı bent olarak; “Sağ kalan davalı kadın eşin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 181/2. maddesi uyarınca boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun TESPİTİNE” cümlesinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.