Zorunlu trafik sigortası kapsamında alkollü sürücünün sebep olduğu kaza sonrası ödenen tazminatın araç kiralama şirketinden rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, alkollü bir sürücünün karıştığı trafik kazası sonucunda üçüncü şahsa ödeme yapan sigorta şirketinin, aracın sigortalısı konumundaki davalıdan rücuen tahsil etmek istediği hasar bedeli üzerine açılmıştır. Davacı sigorta şirketi, sürücünün 2,15 promil alkollü ve %100 kusurlu olması nedeniyle ödenen tazminatın tahsilini ve davalının icra takibine itirazının iptalini talep ederken; davalı, borcun zamanaşımına uğradığını, aracın çalışanı tarafından izinsiz kullanıldığını, sorumluluğun kendilerine ait olmadığını ve alkolün tek başına rücu sebebi olmayıp kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluştuğunun ispatının sigortacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/591 Esas - 2025/686
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/591 EsasKARAR NO : 2025/686..........x..............x.......................x................x........x.........x.................xDAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/08/2024KARAR TARİHİ : 07/11/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket nezdinde 53855725 sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı, davalı şirket adına kayıtlı, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile 17/11/2019 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile felek caddesi 39. sokak kavşağında ... plakalı araç ile çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası sürücü ...'ın alkol testi yapılarak, "2,15 promil" alkollü olup asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, meydana gelen kaza neticesinde, müvekkilince ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın sigorta şirketine hasar tazminatı olarak 14.800,00 TL ödendiğini, sürücünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olması ve kazanın alkolün etkisinde gerçekleşmesinden dolayı haklı rücu sebeplerinin varlığı nedeniyle ödenen miktarın poliçe tarafı davalı şirketten rücuen tahsili yoluna gidildiğini ve huzurdaki davaya konu ... 9. İcra Dairesinin 2021/6262 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, ve takibin durduğunu belirterek, davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerini ihtiyati tedbir konulması da talep edilerek, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarını kabul etmemekle birlikte bir an için aksi kabul edilse dahi ilgili alacağın zamanı aşımına uğradığını, somut olayda müvekkili şirket ya da yetkililerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gibi ihmal derecesinde bir sorumluluğun dahi mevcut olmadığını, müvekkilinin araç kiralama alanında faaliyet gösterdiğini, kiraladığı araçlarla ilgili olarak tüm objektif özen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, aracın kiracıya teslimi ile birlikte zilyetlik ve aracın fiili hakimiyeti kiracıya geçtiğini, olaya meydana gelmesindeki kusurun kiracıya ait olduğunu, müvekkiline ait aracın kazanın yaşandığı gece müvekkili şirketin çalışanı olan ... tarafından iş saatleri dışında ve izinsiz olarak kullanıldığını, olay günü aracın çalışan tarafından alınıp düğün salonuna gidildiği müvekkili tarafından bilinmediğini, alkollü araç kullanarak kazaya sebebiyet veren ...'ın tam kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, bir an için davalı ...'a kusur izafe edilebileceği düşünülse dahi bu kusurdan müvekkili firmanın sorumlu tutulamayacağını, dava dosyasında herhangi bir kusur durumunu gösterir rapor bulunmadığını, olay mahallinde tarafların beyanları dinlenilerek keşif yapılmasını, akabinde kusur değerlendirmesine karar verilmesini, itirazın iptali davalarında takip dayanağı belgeler dışında alacağın tespit edilmesinin mümkün olmadığını, itirazın iptali davasında alacaklarının takipte dayanmadığı delile davada dayanamayacağını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi için davacının somutlaştırma yüküne katlanması gerektiğini, müvekkili şirketin kötü niyetini kanıtlamasını talep ettiklerini, soyut veriler içeren icra dosyasına dayanarak davacının kötü niyet ile itham etmesinin kabul edilebilir yanının bulunmadığını, davanın araç sürücüsü ...'a ihbar edilmesinin talep edildiğini, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 2,15 promil alkollü olduğunun saptanmış ise de, sürücünün alkollü olmasının yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmeyeceğini, kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekeceğini, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerektiğini, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükünün TTK'nın 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketi tarafından açılan, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (KZMMS) poliçesi kapsamında zarar gören dava dışı üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle rücu koşullarının oluştuğu ileri sürülerek sigortalıya karşı rücuen tahsil talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından sigorta örtüsüne alınan, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştıkları kaza nedeniyle ... plakalı aracın sigorta şirketine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, sigortalı araç sürücüsü ...'ın alkollü ve ehliyetsiz olması nedeniyle rücu koşullarının oluştuğunu belirterek sigortalı aleyhine başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, alacağın zaman aşımına uğradığını, dava dışı ...'ın müvekkili şirketin çalışanı olduğunu, bilgileri dışında aracı kullanarak kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek koşulları oluşmayan rücu talepli haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu itibarla eldeki dosyanın trafik sigorta poliçesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın akit davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun davalıya ait ticari nitelikteki aracın davacı tarafından trafik sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığı dönemde kazaya karışması sonrasında üçüncü kişiye ödenen zararın, sürücüsünün alkollü ve ehliyetsiz olması nedeniyle rücu şartlarının bulunup bulunmadığı, akit davalıdan ödenen tazminatın rucuan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. İtirazın iptaline karar verilmesi talep edilen ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6162 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 14.800,00 TL asıl alacak ve 1.050,80 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 15.850,80 TL toplam alacak yönünden 28/05/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin 08/06/2021 tarihinde borçlu davalıya tebliğ edildiği ve borçlu davalı tarafından 09/06/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür. Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.Tüm bu açıklamalar uyarınca eldeki dava dosyası incelendiğinde, davalının işleteni olduğu ... plakalı aracın 26/04/2019-2020 tarihlerini kapsar şekilde davacı sigorta şirketi nezdinde KZMMS ile sigortalı olduğu dosya kapsamından sabittir. Poliçesinin düzenlediği tarih itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının geçerli olduğu, bu kapsamda sigortacının, sigortalıya rücu hakkının "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlendiği tespit edilmiştir. İlgili madde uyarınca; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. Bahsi geçen maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, 17/11/2019 tarihinde davacı sigorta şirketine KZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücü ... idaresinde iken dava dışı ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan dava dışı Anadolu Anonim Türk Sigorta şirketine 14.800,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödenen tazminatın Genel Şartlar'ın B.4 maddesi kapsamında rücuen tahsili için başlatılan ... 9. İcra Müdürlüğünün 2021/6162 Esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin eldeki davanın ikame edildiği, dava dilekçesinde rücu sebebi olarak iki sebep gösterildiği, bu sebeplerden ilkinin sigortalı araç sürücüsü ...'ın alkollü araç kullanması hali olduğu, ikincisinin ise sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz araç kullanması hali olduğu görülmektedir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü bakımından dosya re'sen seçilen makine bilirkişisi ile nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulan heyete tevdi edilmiş ve bilirkişi heyetinden belirlenen uyuşmazlık konusu da dikkate alınarak, dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağı, ... 28. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 Esas sayılı dosyasındaki kusur oranları, sigorta hasar dosyası, icra dosyası, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler, alkol raporu ve sair tüm deliller irdelenmek sureti ile kazanın meydana gelmesinde tarafların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, kazanın gerçekleştiği saat itibariyle dava dışı ...'ın alkol oranı, yeterli ehliyete sahip olup olmadığı, icra dosyasında talep edilen bedelin ve yapılan ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığı, davacının ileri sürdüğü zarar kalemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmişse tutarı yönlerinden takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı yönlerinde, istenen faiz de hesaplanmak suretiyle dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor alınması talep edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından rapor dosyaya sunulmuştur. Bu bağlamda, bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ... ile ... plakalı araç sürücüsü Sertaç DİLSİZ'in % 50'şer oranda kusurlu olduğunun ve yapılan ödemenin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından yapılan kusur belirlemesinin kazanın oluş şekli ile tüm dosya kapsamına uygun, gerekçeli, açık, anlaşılır bir belirleme olduğu, davacı tarafından rücu sebebi olarak ileri sürülen sebeplerden ilki olan ehliyetsizlik halinin somut olayda söz konusu olmadığı, sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyete sahip olduğu görülmekle, davacının rücu sebebi olarak gösterdiği ehliyetsizlik halinin rücu sebebi olarak kabul edilemeyeceği ancak yukarıda bir vesileyle belirtmiş olduğumuz gibi, davacının rücu sebeplerinden alkollü araç kullanma sebebine de dayandığı, dava dilekçesinde rücu sebebi olarak ileri alkollü araç kullanma iddiası yönünden yapılan değerlendirmede, kaza tarihinin 17/11/2019 tarihi olduğu, dosya kapsamından kazanın hemen ardından kaza tespit tutanağı ile alkol tespit tutanağının tanzim edildiğinin sabit olduğu, kaza tespit tutanağı ve alkol tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın 2.15 promil alkollü olduğunun, dolayısıyla Kanun'da belirtilen 0.50 promil sınırının aşıldığının açık olduğu, sigortacının rücu hakkının düzenlendiği "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı madde uyarınca aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması halinde sigortacının rücu hakkının doğacağının düzenlendiği, 01.06 2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarında önceki düzenlemenin aksine alkollü sürücünün idaresinde bulunan araçla “alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa” ifadesine yer verilmediğinden kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçeklemediğinin rücu şartlarının oluşmasına etkisi bulunmadığı değerlendirilmekle, rücu şartlarının oluştuğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar verilerek icra takibinin aynı koşullarda devamı yönünde hüküm tesis edilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, alacağın miktarının yargılamayı gerektirdiği, ödenen hasar tazminatının piyasa rayicine uygunluğunun ancak bilirkişi raporu ile tespit edilebildiği, bu nedenle likit ve muayyen bir alacaktan söz edilemeyeceği değerlendirilmiş ve davacının icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KABULÜNE, davaya konu ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6162 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 1.082,77 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 655,17 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 15.850,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,6-Davacı tarafından yapılan 10.900,40 TL (427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 412,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/11/2025