Kurban Bayramı vekalet yoluyla kurban kestirme hizmet sözleşmesinden kaynaklı, davacının avans iadesi, maliyet farkı ve cezai şart talepli itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacı dernek ile davalı şirket arasında kurban bayramı için akdedilen vekaletle kurban kesim sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddialarına ilişkindir; davacı, davalının 6.000 adet kurbanın temini ve kesimine yönelik taahhüdünü kısmen yerine getirmediğini, eksik kesim, teslim edilemeyen veya imha edilen hayvanlar, doğan ek maliyetler ve cezai şartlar nedeniyle 1.851.402,00 Euro ve 321.800,00 TL alacağın tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı ise hayvan sayısındaki artışın karşılıklı mutabakat ve izinlere bağlı olduğunu, davacının izin eksikliği nedeniyle tam kesimin gerçekleşemediğini ve ödemenin karkas et kilosu üzerinden yapılması gerektiğini savunmaktadır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2855 E., 2025/681 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/232 E., 2023/274 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 03.08.2018 tarihinde, 2018 yılı Kurban Bayramı'nda davacı derneğe vekalet yoluyla kurban kestirmek isteyenlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, davacı dernek tarafından kestirilecek kurban miktarının davalı şirket tarafından temin edilmesi, kesilmesi, depolanması ve davacı derneğin belirleyeceği teslimat adreslerine karkas et olarak teslimi için sözleşme imzalandığını, sözleşmede 5.000 adet olarak belirlene kurban sayısının davacının 16.08.2018 tarihli yazısı ile 6.000 adede çıkarıldığını, davacıya 3.520.624,00 Euro avans ödemesi yapıldığını, ancak davalının 31218 adet hayvanın kesimini gerçekleştirdiği, kesilmeyen hayvan sayısının 2782 adet olduğunu, sözleşmenin 12.3. maddesi uyarınca davalı tarafından kesilmeyen 2.542 adet hayvanın davacı tarafından yurt içinde üçüncü firmalardan tedarik edilerek kesildiğini ve yurtiçi laboratuvar analizleri de dahil tüm bedellerin davacı tarafından ödendiğini, davacının Letonya'da kesimini yaptığı 11 adet ve Polanya'da kesimini yaptığı 2 adet hayvanın ise teslimini yapmadığını, yine Polanya'da kesimi yapılan 151 adet karkasın gümrük kontrolünde ülkeye girişi uygun bulunmayarak bedeli davacı tarafından karşılanmak suretiyle imha edildiğini, davacıya kesmiş olduğu 3.218 adet hayvan için sözleşmeye göre ödenmesi gereken bedel 2.619.452,00 Euro olup, avans ödemesinin bakiye kısmının, kesildiği hale davacıya teslimi yapılmayan 13 adet hayvan ile imha edilen 151 adet hayvanın bedeli ile imha masrafının, sözleşmeye göre davalının ödemesi gereken, ancak davacı tarafından karşılanan veteriner ücret ve masraflarının, davalının kesmediği ancak davalı tarafından yurt içinde kestirilen hayvanlara ilişkin ödenen maliyet farkı ile laboratuvar ücretlerinin ve sözleşmenin 12.3. maddesi uyarınca kesilmeyen 2.782 adet, kesildiği halde teslim edilemeyen, 13 adet, kesilmesine rağmen imha edilen 151 adet hayvan bedelinin ve yurt içinde kesimi yapılan hayvanların maliyet farkı bedelinin %10'u oranında cezai şart alacaklarının toplamı olan 1.851.402,00 Euro asıl alacağın ve ayrıca sözleşmenin 6.4.4. maddesi uyarınca bedeli davalı tarafından sonradan ödenecek olan sakatat ve deriler için tedariki yapılan firmaların davacı derneğe ödediği en düşük bedel olan 100,00 TL'den 321.800,00 TL'nin işlemiş faizleri birilikte davalıdan tahsili için davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 5.5. maddesinde kurban sayısının arttırılmasının taraflarının karşılıklı mutabakatı ile olacağının belirtildiğini, davacı tarafından kurban sayısının 6.000 adede çıkartılması istenmiş ise de, T.C. Tarım Bakanlığı'ndan gelecek olan resmi izin ve belgelerin davacının eline ulaşmaması nedeniyle davacının bu artışa onay vermediğini ve mezbaha ve tedarikçilerle durumun müzakere edileceği, onay alınırsa davacıya bilgi verileceğinin bildirildiğini, davacının yine de kesin yerlerinde her ihtimale karşılık 5.997 hayvanı hazır ettiğini, davacının kesim izni alabildiği 3.200 adet hayvanın davacıya teslim edildiği ve bedelinin faturaya bağladığını, teslim edilmediği belirtilen 13 adet hayvanın bedelinin zaten faturalara yansıtılmadığını, izin alınamaması nedneiyle yurt dışında kesimi yapılamayan hayvanlarla ilgili bir mağduriyet yaşanmaması için davalının Konya’da 1.200 civarı hayvanı kesime hazır ettiğini, ancak davacı bu talebe olumlu yanıt vermemesi nedeniyle kesim yapılmadığını, kesimi yapılan ülkelerde 200-220 kg aralığında kesime hazır hayvan populasyonu olmaması sebebiyle davacı veterinerlerinin kontrolünde hem canlı kilo ve sağlık kontrolü, hem de kesimden sonra sağlık muayeneleri yapılarak kurbanlık hayvanların kesiminin sonlandırıldığını, davacının teslim aldığı karkas etlerin kilolarını cinslerini yaşlarını bilerek kesim öncesinde kesim emri vererek kestirdiğini ve kiloları fazla yaşı küçük hayvanların bilerek davacı tarafından kestirilmesi nedeniyle hayvan başı 220 kg üzerinden ödeme yapılmasının hakkaniyet aykırı olduğunu, karkas et kilosu esas alınarak ödeme yapılması gerektiğini, davalı tarafında 21.08.2018 tarihinde davacıya yazılan yazı ile kesim için gerekli izinlerin kesin yapılacak ülkelerin ilgili mercilerine ulaşmadığı aksi halde kesim de sorun yaşanacağı belirtilmesine rağmen davacının gerekli belgeleri göndermediğini, sözleşmeye göre kesilmesi gereken 24 aydan büyük dişi hayvanların kesim ve ithalatı için davacı tarafından alınacak kesim izinlerinin kesim yapılacak ülkelere gönderilmemesi nedeniyle fazla kilolu genç erkek hayvanların kesilebildiğini, davacıya 888.038,41 kg karkas et teslimi yapıldığını, nakliye dahil bedelin 3.520.518,98 Euro olduğunu ve davalının her hangi bir borcunun olmadığını, kesilen etlerin veteriner kontrolünden geçirildikten sonra sınır kapılarına sevke edildiklerini, davacının izinleri geç almasından dolayı sınırı kapısından uzun süre bekletilen 2 tır içindeki 151 adet hayvan etinin bozulduğunu, bozulmadan davacının sorumlu olduğunu, deri ve sakatatların davalı tarafından alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından kestirilecek kurban miktarının davalı şirket tarafından temin edilmesi, kesilmesi, depolanması ve davacının uygun gördüğü noktaya davalı tarafından karkas et olarak teslimi işi için 03.08.2018 tarihli sözleşme imzalandığı ve davacının davalı firmaya toplam 3.520.624,00 Euro avans ödemesi yaptığı, davacının Tarım Bakanlığı'ndan Polonya ülkesi için 2.000 ton taze karkas sığır eti ithalatı için, Letonya ülkesi için 1.000 ton taze karkas sığır eti ithalatı için 20.08.2018 tarihli kontrol belgelerini aldığı, davacı dernek yetkililerince düzenlenen 17.08.2018 günlü tutanakta, firmanın Polonya ve Letonya ülkelerinde bulunan 7 ayrı kesimhanede toplam 5.293 adet hayvanı, 20.08.2018 günlü tutanakta, firmanın Polonya ülkesinde bulunan 1 kesimhanede toplam 654 adet hayvanı kesime hazır hale getirdiğinin tespit ediliği, alınan bilirkişi raporlarına göre davalı firma tarafından sözleşme hükümlerine uygun olarak kesimi gerçekleştirilen 3.218 adet hayvanın bedeli (220 kg/adet) 2.619.452,00 Euro olduğundan, iadesi gereken avans bedelinin 901.172,00 Euro ve kesilmeyen hayvan bedelinin %10’una tekabül eden ceza bedelinin ise 145.054,00 Euro olduğunun hesaplandığı, davalının kesmediği davacı tarafından kesildiği iddia edilen 2.542 adet hayvan için maliyet farkı talebinin ve cezasının hesaplanmasının mümkün bulunmadığı, kesimi gerçekleştirilmesine rağmen Türkiye’ye sevk edilmeyen toplam 13 karkasın bedelinin 10.582,00 Euro ve %10 ceza bedelinin 1.058,20 Euro, imha edilen 151 hayvanın ceza bedelinin 12.291,40 Euro olarak hesaplandığı, görevli veterinerlerin ulaşım, konaklama, harcırah, yemek vb. giderlerinin ise toplam 17.365,92 Euro olarak hesaplandığı, imha masrafı talebi yönünden imha edilen etlere ilişkin olduğunun takdiri halinde imha bedelinin 1.955,80 Euro olarak hesaplandığı, davacının Türkiye kesilen kurbanlar için ödediğini iddia ettiği laboratuvar analiz bedelinin doğduğunun net olarak tespit edilemediği, Türkiye’de yapılan kesimlere ilişkin bedelin 868,49 Euro olarak hesaplandığı, deri ve sakatat bedeli kurban tedariki yapılan firmaların derneğe ödediği en düşük bedel olan 100,00 TL üzerinden 3.218 adete karşılık 321.800,00 TL olarak hesapladığı, davalının icra takibinden önce temerrüte düşürüldüğü ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 1.210.437,52 Euro asıl alacak ile 18.156,56 Euro işlemiş faizi ve 321.800,00 TL asıl alacak ve 4.827,00 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.228.594,08 Euro ve 326.627,00 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ek karara ilişkin istinaf başvurusunun, davacının esasa ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede kesilecek hayvan sayısı 5.000 adet olarak kararlaştırılmasına rağmen sözleşmede hayvan sayısının önceden bildirilmek suretiyle %20 oranında arttırılabileceği kararlaştırıldığından davalıya 16.08.2018 tarihinde gönderilen yazıyla hayvan sayısının 1.000 adet daha arttırılarak 6000 adete çıkarıldığını ancak davacı tarafın 3.218 adet hayvanın kesimini gerçekleştirdiğini, kesilmeyen hayvan sayısı 2.782 adet olup, davacının bağışçılarına karşı sorumluluğunu yerine getirebilmek için sözleşmenin 12.3. maddesi uyarınca 2.782 adet hayvanı yurt içinde üçüncü şahıslardan temin ederek kesim işlemini yerine getirdiğini ve yurtiçi laboratuvar analizleri de dahil olmak üzere tüm bedellerin davacı tarafından karşılandığını, bilirkişi raporunda, davacı derneğin iddiasını destekler mahiyette fatura, makbuz, karar ve benzeri kanıt niteliği taşıyan belgeler olmadığı, yurt içinde ilave kesim yapıldığını gösterir belgelerin dernek tarafından hazırlanan dökümlerden olduğu, bu dökümlerde yer alan rakamların her hangi bir ticari belgeye dayandığına dair bir veri olmadığından kanıt niteliği taşımayan dökümlerden yola çıkılarak talep edilen meblağın hesaplanmasının mümkün olmadığı yönünden görüş bildirilmiş ise de, 18.11.2020 tarihli tutanakla sunulan toplam 2.105 sayfa ve 5 klasör halindeki evrak içerisinde bilirkişi heyetinin eksik olduğunu iddia ettiği yurt içinde muhtelif firmalardan alınan kurbanlıklara ilişkin tüm fatura ve resmi yazışmaların mevcut olduğunu, mahkemece belgelerin yeterince incelenmediğini, davacının yurt içinde kesmek zorunda kaldığı 2.542 adet hayvan için fazladan maliyet farkı olarak ödemek zorunda kaldığı 505.782,00 Euro ile bu bedelin %10'una tekabül eden 50.578,00 Euro'nun ve ayrıca bu hayvanlar için ödenen laboratuvar analiz ücretlerinin ödenmesi gerektiğini, bilirkişiler ve mahkemece davacının keseceği kurban sayısının 5.000 olduğu kabul edilerek, kesilmeyen kurban sayısının 1.782 adet olduğu kabul edilerek bu miktar üzerinde sözleşmenin 12.1. maddesi uyarınca %10 ceza bedeli hesaplanarak eksik bedele hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacının 16.08.2018 tarihindeki kurban sayısının 6.000 adede çıkarıldığına ilişkin yazısı üzerine davacının 5.947 adet hayvanı kesim için hazır etmesiz üzerine, bu miktar hayvan üzerinden avans ödemesi yapıldığını ve davacının da bu ödemeye itiraz etmediğini, avansı iade etmeyerek arttırımı kabul etmiş olduğunu, sözleşme hükümleri uyarınca dava dilekçesindeki tüm taleplerinin kabulü gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karkas etlerin sözleşmeye uygun olarak Türkiye'ye girişi için Türkiye Tarım Bakanlığı'nın bu girişe uygun izin ve veteriner sağlık sertifikalarını oluşturup kesim yapılacak ülkelere bildirmesi ve kesim sonrası sertifikaların uygun hayvanlara göre doldurulması ve bu sertifikaya göre sevk edilmesi gerektiğini, Kızılay'ın bu evrakı ve izinleri hiç oluşturmadığını, sadece gümrükten karkas et alınabilmesi ilişkin izinleri aldığını, Tarım Bakanlığı'ndan alınması gereken izinlere davalıya ulaşmadığından davalının kesilecek hayvan sayısının 6.000 adete çıkarılmasına muvafakat etmediğini, taraflar arasındaki sözleşmede kurban olabilecek 24 aydan büyük dişi sığırların kesilmesinin kararlaştırıldığını, tespit edilen kurbanların kulak küpe ve pasaport numaralarından, Kızılay'ın yetkili elemanlarının sayım tutanaklarından anlaşılacağı üzere hayvanların sözleşmeye uygun olarak kurban olabilecek 24 aydan büyük dişi inek olduklarını, 24 aydan küçük erkek sığır eti için ithalat izni varsa da 24 aydan büyük dişi sığırlar için kesin ve et ithalat izninin alınması gerektiğini, davalının yurt dışı hayvan kesim ve sevk sertifikalarını çıkarmaması nedeniyle Kızılay temsilcilerinin ve veterinerlerinin bilgisi dahilinde yaşı küçük kiloları 220 kilogramın çok üstünde erkek sığırların kesildiğini, davacının gerekli izinler alamaması nedeniyle davalının sadece 3.200 adet hayvan kesebildiğini, bu hususa ilişkin yabancı ülke bakanlıklarından alınan evrakın dosyaya sunulduğunu, sözleşmenin 6.2. maddesinde etlerin Türkiye'ye sözleşmeye uygun şekilde getirilmesi için tüm izinlerin davacı tarafından alınacağının kararlaştırıldığını, davalının da bayram öncesinde 21.08.2018 tarihinde davacıya gönderdiği yazıda gerekli bütün izinlerin alınmasını aksi halde kesim yapılmasında sorunlarla karşılaşılabileceğini davacıya bildirdiğini, davacı yetkililerinin bilgisi dahilinde 220 kilodan fazla genç erkek sığırların kesilmesi ve davacının 21.08.2019 tarihli yazısında 220 kilogram altında hayvan bulunmaması nedeniyle 240 kilogram hayvan kesilmesi halinde bu durumun değerlendirileceğine ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde kilogram artışına davacının da onay verdiğinin kabulü ile hayvan başı kilo hesabında 220 kilogramın esas alınmasının doğru olmadığını, davalının 3.200 adet hayvandan elde ettiği ve davacıya teslim edilen 888.034,41 kg et karşılığında 3.520.518,98 TL ödeme yapması gerektiğini ve avans ödemesinden davalının davacıya borcunun kalmadığını, davalının kesim yapılamamasında kusuru olmadığından ceza talebinin yerinde olmadığını, kesimine izin verilmeyen ve imha edilen 13 adet hayvanın ise davacıya fatura edilmemesine rağmen bedel hesabı yapılamasının doğru olmadığını, kesimi yapılan hayvanların Türk veterinerlerince kontrolünün yapılarak sevkiyat için yüklemelerinin yapıldığını, 2 adet tır da yüklü 151 hayvan karkas etinin tırların davacı tarafından izinlerin gününde alınmayarak gümrükte bekletilmesi nedeniyle bozulduğunu, sakatat ve derilerin davalı tarafından teslim alınmadığını, sözleşmenin 6.2.4. maddesi uyarınca veteriner ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, Kızılay harçtan muaf olup eşitlik ilkesi gereğince davalı da temyizi harçları alınmadan kararın temyiz incelemesinin yapılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet sözleşmesine dayalı alacak ve tazminat istemlerine ilişkindir. 1.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 344. maddesi gereğince, istinaf dilekçesi verilirken ödenmeyen istinaf harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun’un anılan hükmü gereğince verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, istinaf başvurusu yapılmamış sayılır.Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf ettiği, ancak yatırması gereken nispi istinaf harcı ve diğer giderleri kendisine gönderilen muhtıraya rağmen süresinde yatırmadığı ve İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ek kararla istinaf başvurusunun reddine karar verdiği, 20.09.2023 tarihli ilk derece mahkemesi ek kararının davalı tarafça istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2025 tarihli, 2023/2855 E., 2025/681 K. sayılı kararında mahkemece eksik yatırılan istinaf harç ve masraflarının tamamlanması için davalı tarafa çıkartılan ihtarlı muhtıranın usulüne uygun tebliğine rağmen davalının süresi içerisinde istinaf harç ve masraflarını tamamlamadığı İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesinde istinaf harçlarını yatırmayan davalının istinaf başvurusunun reddine dair verilen ilk derece mahkemesi ek kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı HMK'nın 344. maddesi uyarınca doğru olduğundan davalı vekilinin ek karar yönelik temyiz başvurusunun reddi ile ek karar ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının onanması gerekir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 2a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.b Taraflar arasında 2018 yılı Kurban Bayramı'nda davacı derneğe vekalet yoluyla kurban kestirmek isteyenlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, davacı dernek tarafından kestirilecek kurban miktarının davalı şirket tarafından temin edilmesi, kesilmesi, depolanması ve davacı derneğin uygun gördüğü noktaya davalı şirket tarafından karkas et olarak teslimine ilişkin 03.08.2018 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmede kesilecek hayvan sayısının 5.000 adet olduğu ancak tarafların karşılıklı mutabakatı ile en geç 22.08.20 18... 'e kadar firmaya yazılı bildirilmek kaydıyla bu miktarın %20'ye kadar arttırılabileceği kararlaştırılmış olup, davacı tarafından 16.08.2018 tarihinde sayının 6.000 adet çıkarıldığı davalıya bildirilmiştir. Davalı tarafça sözleşme kapsamında Letonya ve Polonya ülkesinde olmak üzere toplam 3.218 adet kurban kesilebildiği, kesilen kurbanlardan 13 adet karkas etin davacıya teslim edilmediği, 151 adet karkas etinde bozulduğu için imha edildiği anlaşılmıştır. Teslim edilmeyen ve imha edilen karkas hayvan sayısı için sözleşmenin 12.1. maddesindeki ''İşin sözleşmeye uygun surette teslim edilmemesi halinde sözleşmeye aykırılık teşkil eden iş bedelinin %10'u firma tarafından cezai şart olarak ödenecektir'' hüküm uyarınca ayrıca cezai şart hesaplanmakla birlikte davacı taraf kesilmeyen 2.782 adet (6.000- 3.218) hayvanın bedeli üzerinden aynı madde uyarınca hesaplanacak cezai şart bedelini talep etmiş, mahkemece davalının hayvan sayısının 6.000 adede çıkarılmasına davalının açık muvafakati olmadığı gerekçesiyle bu sayı 5.000 adet olarak kabul edilip 1.782 adet hayvan bedeli üzerinden hesaplanan cezai şarta hükmedilmiş ise de; davalının kesim için yurt dışında toplam 5.947 adet hayvanı kesime hazır halde bulundurduğu taraflarca tutulan tutanaklarla tespit edildiği gibi bu husus taraflarında kabulündedir. Ayrıca davalı tarafa sözleşmede kararlaştırılan bedelin %80 oranındaki avans ödemesi de 5947 hayvan üzerinden yapılmış olup, (5.947 adet x 200 kg x 3,70 Euro x 80/100 = 3.520.624,00 Euro) avans ödemesini alan ve 5.947 adet hayvanı hazır halde bulunduran davalının 5.947 adet hayvan yönünden muvafakatinin olduğu kabul edilerek, kesilmeyen 2.729 adet (5.947-3.218) hayvan bedeli üzerinden cezai şart bedeli hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken eksik bedele hükmedilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler yazılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve hüküm altına alına miktar içine imha edilen 151 adet karkas bedeli olan 122.914,00 Euro'nun da dahil olduğu anlaşılmış ise de, gerekçe kısmında imha edilen 151 adet karkas bedeli ile ilgili açıklama yapılmadığı sadece 151 adet karkas bedeli üzerinden hesaplanan 12.291,40 Euro cezai şart bedeline yer verildiği, yine imha için ödendiği belirtilen 1.955,80 Euro imha masrafı ile Türkiyede yapılan kesimlere ilişkin hesaplandığı belirtilen 868,49 Euro laboratuvar analiz bedelinin de mahkemece kabul edilip edilmediğinin gerekçeden anlaşılmadığı, mahkeme gerekçesinin bu alacak kalemleri yönünden 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi kapsamında yeterli gerekçe içermediği, bu haliyle de verilen kararın hatalı olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan sebepler doğrultusunda yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına dair karar vermek gerekmiştir. VI.KARARAçıklanan sebeple;1.Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ek kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verdiği kararının ONANMASINA,2.Yukarıda (2.a) numaralı paragrafta açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3.Yukarıda (2.b) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz isteminin kabulüne, 4.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,5.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Aşağıda yazılı olan temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.