Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararını lehe kanun tatbiki, ceza tayini ve etkin pişmanlık hükümleriyle nakil aracı iadesine ilişkin usul hataları nedeniyle bozmuştur.
Özet: Kaçakçılık suçundan sanığın mahkumiyet hükmü, suçun işlendiği tarihteki ve sonradan yürürlüğe giren kanunlar arasında lehe olanın belirlenmesi için kıyaslama yapılmaması, ceza miktarının hesaplanmasında yasalarda belirtilen uygulama sıralamasına uyulmaması, zincirleme suçlardaki kaçak eşya değerlerinin fahişlik tespitinin hatalı yapılması, etkin pişmanlık hükümleri hakkında sanığa yanlış indirim oranı bildirilerek uygulama imkanının engellenmesi ve yargılaması birleştirilen dosyada nakil aracı hakkında daha önce kesinleşmiş iade kararı varken yeniden iade kararı verilmesi gibi usul ve yasaya aykırılıklar sebebiyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2023/7476 E.  ,  2026/6841 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/35 E., 2022/326 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 07.11.2013, 21.07.2013
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarları ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Bozma ilâmlarından önce 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca kurulan hükümlerde teşdit uygulanmadığı, bozma ilâmları sonrasında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle 3/5. ve 3/10. maddeleri uyarınca kurulan hükümde ise teşdit ve fahişlik uygulandığı, etkin pişmanlık hükümlerinin ise uygulanmadığı nazara alındığında, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı
Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 65 45... sayılı Kanunlar ile
değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve aynı Kanun'un 5/2. maddesi hükümlerinin teşdit uygulanmış hali ile olaya ayrı ayrı tatbiki sonrası ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe Kanun'un denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerekirken hiçbir kıyaslama yapılmadan ve gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
1.Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin (7243 sayılı Kanun ile değişik 23. fıkrası) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama sırasında yanılgıya düşülmesi,
2.Zincirleme suça konu eylemlerde ele geçen kaçak eşyalardan gümrüklenmiş değeri fazla olan eşyanın değeri esas alınarak 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesiyle ilgili bir tespit yapılması ve birleşen dosyada ele geçen eşyaya ait kaçak eşyaya mahsus tespit varakası (KEMT) da bulunmadığı halde yazılı şekilde ve dosya kapsamına uygun düşmeyecek biçimde gümrüklenmiş değerler toplamının fahiş olduğundan bahisle cezada artırım yapılması,
3.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için Mahkemece, zincirleme suçlara konu eşyalara ait gümrüklenmiş değerler toplamının iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda usule uygun ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği halde indirim oranı olarak 1/3 indirim oranı bildirilmek suretiyle usule uygun ihtarat yapılmadan, ödeme yapılmadığından bahisle ilgili hükmün sanık hakkında uygulanmaması,
4.Birleşen dosyaya konu nakil aracı hakkında Baykan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/1 Esas, 2015/60 Karar sayılı hükmü ile verilen iade kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/22401 Esas, 2019/13770 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği halde, nakil aracı hakkında yeniden iade kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.