Dövizli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesinin Türk lirasına uyarlanmaması üzerine haksız fesih iddiasıyla açılan yatırım tazminatı ve cari hesap alacağı davası.
Özet: Taraflar arasındaki endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesinin, davalının dövizli ödeme yükümlülüklerinin yasal düzenleme gereği TLye çevrilmesi talebinin davacı tarafından reddedilmesi üzerine davalıca haksız feshedildiğini ileri süren davacı, yatırım bedeli tazminatı ve cari hesap alacağı talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf, davalının feshini haklı bularak tazminat talebini reddederken cari hesap alacağını kabul etmiş, davacı ise sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, döviz yasağının bu sözleşmeye uygulanamayacağını ve feshin haksız olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1056 E., 2025/717 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2019/491 E., 2021/1019 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalıya ait otelin tekstillerin yıkanması amacıyla 31.03.2018 tarihli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın sözleşmeye ve mevzuata aykırı düzenlemiş olduğu kur farkı faturasıyla cari hesap ilişkisinde haksız ihtilaf yarattığını, davalının noter aracılığı ile gönderdiği ihtarnamede sözleşme gereğince dövizli fiyatlandırılan faturaların 12.09.2018 tarihli 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden kararlaştırılamayacağı ve sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması gerektiğinin hukuki bir zorunluluk olduğu hususunun müvekkiline ihtar edildiğini, taraflar arasında yapılan görüşmelerde mutabakat sağlanamadığını, yapılan sözleşmenin davalı tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini, sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle sözleşme gereğince haksız fesihten kaynaklı 30.000 Euro bedelin ve 6.025,55 TL cari hesap alacağının ödenmesi hususunda davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü belirterek, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız ve geçersiz şekilde feshinden dolayı 30.000 Euro yatırım bedeli tazminatı alacağının şimdilik 4.000,00 Euro (25.210,80 TL) bedelin ve 6.062,55 TL cari hesap alacağının 25.04.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaf konusu olmayan 18.03.2019 tarihli mutabakat mektubu uyarınca davacının, davalıdan 5.138,75 TL bakiye alacağının bulunduğu, mutabakat tarihinden sonra davalının, davacıdan 14.04.2019 tarihli 923,71 TL bedelli faturaya konu hizmeti aldığı ve bu faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu fatura bedelinin de eklenmesi sonucunda davacının, davalıdan bakiye 6.062,46 TL cari hesap alacağının olduğu, anılan tebliğin 8/27. maddesi uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin 32 sayılı Kararın geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu, davalının anılan düzenlemeler doğrultusunda ihtarname ile sözleşme bedelinin uyarlanmasını talep ettiği, talebin davacı tarafından kabul edilmediği, feshin belirtilen yasal düzenlemeler karşısında haklı nedene dayandığı belirtilerek davacının cezai şart alacağına ilişkin talebinin reddine, 6.062,46 TL alacağın 25.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davalı tarafın yapılan fesih işlemine esas alınan, sözleşmelerdeki döviz cinsinden ödemenin TL olarak yapılması gerektiği iddiasının geçerli bir hukuki nedene dayanmadığını, taraflar arasındaki tüm fatura işlemleri ile cari hesap işlemlerinin TL üzerinden gerçekleştirildiğini, ayrıca davacı şirketin davalı tarafa sunduğu endüstriyel tekstil yıkama hizmeti sözleşmesinin, sui generis yapıda olup, mevzuata ve yüksek mahkeme kararlarına göre "eser sözleşmesi" olarak nitelendirildiğini,b. Tebliğin bu sözleşmeye uygulanamayacağını,c. Davacının iş bu eser sözleşmesine konu ürün ve enerji maliyetinin tamamının döviz cinsinden maliyet içerdiğini, bu hususun da dosyaya sunulan belgelerle ispatlandığını,d. Davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve cari hesap borcunu ödemediği sabit olduğu halde, sözleşmeyi ileriye etkili olarak feshetmesinin, dürüstlük kuralına aykırı haksız ve kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 7-F maddesi uyarınca davacıya bir aylık fesih öneli de yapılmadığından davalının 30.000,00 Euro yatırım bedeli tazminatını ödemesi gerektiğini,e. Dinletmek istediği tanıkların dinlenmediğini,f. Davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığını, savunmanın genişletilmesine muvafakatleri olmadığını beyan etmektedir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu, feshin haklı olduğunun tespit edildiğini, bu durumda kesinlen fiyat farkı faturası da göz önünde bulundurulduğunda davalının alacaklı olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cari hesap alacağı ve tazminat istemlerine ilişkindir.1-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 6.062,46 TL olup, 6100 sayılı HMK'nın 04.06.2025 tarih, 7550 sayılı Yasa ile değişik Ek Madde 1/2 maddesine göre İlk Derece Mahkemesinin dava tarihi (2019) itibariyle kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu durumda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,2. Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.