Haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonucu vefat eden yolcunun ailesinin sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin mahkeme kararı.
Özet: Davacılar, sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddia edilen bir trafik kazasında kızlarının vefat etmesi neticesinde, sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı olarak başlangıçta sembolik, ardından toplamda 1.800.000 TLye varan meblağların kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ederken; davalı sigorta şirketi, davacıların eksik evrakla başvuru yapması nedeniyle dava şartının yerine gelmediğini, kaza ile vefat arasında illiyet bağı eksikliğini, sürücünün kusur oranının yeniden belirlenmesi gerektiğini, vefat edenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunu ve hatır taşıması ilişkisini ileri sürerek davanın usulden veya esastan reddini talep etmiştir.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/538 Esas - 2025/688
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/538 EsasKARAR NO : 2025/688..........x..............x.......................x................x........x.........x.................xDAVA : Destekten Yoksun Kalma TazminatıDAVA TARİHİ : 02/08/2024KARAR TARİHİ : 10/11/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 25/02/2024 tarihinde meydana gelen kazada, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kazada yolcu konumunda bulunan, davacıların kızı ...'ın vefat ettiğini, ilgili trafik kazasından kaynaklı ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/133845 numaralı soruşturma dosyasının açıldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, arabuluculuk kanun yoluna gidildiğini, ancak davalı taraf ile uzlaşma sağlanamadığını belirterek; açıklanan nedenlerle, 25/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak 26/06/2024 tarihinde vefat eden ...'dan kaynaklı olarak müvekkilleri ... ve ... için şimdilik ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere toplamda 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının(fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'unun 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... vekili 03/09/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; müvekkili ... için 100,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini sigorta teminat limitleri göz önüne alınarak ve garameten dağıtım dikkate alınarak 875.359,42 TL'ye artırdıklarını, işbu tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... vekili 06/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; müvekkili ... yönünden daha önce 100,00 TL olarak talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini sigorta teminat limitleri ve garamaten dağıtım esasları dikkate alınarak 924.640,58 TL'ye artırdıklarını, iş bu tazminatın arabuluculuk son tutanağının imzalandığı 19/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkiline eksik evrak ile başvuru yapıldığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından 10/07/2024 tarihli yazı ile davacılara eksik olan bir kısım evrakların gönderilmesinin istendiğini, davacı tarafından bu taleplerinin dikkate alınmayarak başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmediğini, mahkeme tarafından kaza ile müteveffanın vefatı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, illiyet bağı olmaması halinde davanın reddi gerektiğini, bu durumun adli tıp raporları alınmak suretiyle araştırılmasını talep ettiklerini, davacılar tarafından talep edilen destek tazminatı zararının, ilgili Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve KZMSS sigortası kapsamında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olmadığını, bu hususların kaza tespit tutanağı ve ifade tutanaklarında anlaşılacağını, kusur oranının tespiti için de Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiğini, müteveffanın yaralandığı bölgeler dikkate alındığında emniyet kemeri takmadığının ve bu nedenle zararın oluşmasına ve artmasına sebep olduğunun açık olduğunu, bu nedenle müterafik kusuru bulunduğundan belirlenecek tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, yine araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ... ile araç işleteni ... arasında hatır taşımacılığı ilişkisi bulunduğunu, aksinin davacı taraflarca ispatı gerektiğini, bu nedenle hatır taşıması indiriminin uygulanması gerektiğini, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmamış olması sebebiyle müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın faize ilişkin taleplerinde haksız olduğunu belirterek; açıklanan nedenlerle, davanın öncelikle usulüne uygun başvuru yapılmadan açılması sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, kaza ile vefat arasında uygun illiyet bağı bulunmaması halinde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/133845 sayılı soruşturma dosyasında alınan ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne ait 27/01/2025 tarihli raporda özetle; ...'ın hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan seyir halindeyken, geldiği olay mahallinde, solunda seyreden aracın geçişini bekledikten sonra, sol şeride geçerek seyretme becerisi gösteremeyip, önünde dubalarla işaretlenmiş olan kamyona arkadan çarpmasıyla direksiyon hakimiyetine gerekli özeni göstermeden geldiği olay mahallinde, solundan gelen araca karşı, zamanında etkin tedbir alamayıp sağında park halinde olan kamyona çarpmasıyla meydana gelen kazada, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsü sevk ve idaresindeki aracın bölünmüş yolun sol şeridinde seyir halindeyken, sağında seyreden otomobilin sağ tarafta duran kamyona çarpmasıyla meydana gelen kazada, kazanın oluşuna etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru olmadığını, sürücü ...'in , idaresindeki aracın lastiğinin patlaması akabinden, aracını yolun sağına çekip, dubalarla önlem aldıktan sonra, geriden gelen otomobilin çarpmasıyla meydana gelen kazada, oluşa etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru olmadığını, sonuç olarak sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bilidirilmiştir.29/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... plakalı araç sahibi / sürücüsünün olayda kusursuz olduğu, plakası belirlenemeyen ve sol şeritte seyrettiği beyan edilen aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsünün olayda kusursuz olduğu, davacı baba ... lehine 1.437.766,87 TL ve davacı anne ... lehine 1.518.710,57 TL olmak üzere toplam 2.956.477,44 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının hesaplandığı, poliçe limitinin 1.800.000,00 TL olduğu ve tazminatın poliçe limitini aştığı, garameten dağıtım yapıldığında, davalı sigorta şirketinden davacı ...'ın 875.359,42 TL ve davacı ...'ın 924.640,58 TL olmak üzere toplam 1.800.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı bildirilmiştir.GEREKÇE:Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.25/02/2024 tarihinde, müteveffa ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın sürücüsünün, seyir halinde iken sağ şeride geçmek istediğinde, geriden gelen ve solundan geçen araca karşı direksiyon hakimiyetini kaybederek, yolun sağında lastik arızası sebebiyle durmakta olan ... plakalı kamyona çarpması suretiyle dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, iş bu kaza neticesinde, davacıların kızları ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan 29/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ile, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, iş bu kusur raporunun, savcılık dosyasında alınan ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne ait 27/01/2025 tarihli kusur raporu ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu görülmekle, olayın oluş şekline uygun düzenlenmiş 29/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, kusur oranı tespiti yönünden hükme esas alınmıştır.Aynı tarihli bilirkişi heyet raporu ile, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, teknik faiz kullanılmadan, progresif rant yöntemine göre, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında belirtildiği gibi, müteveffanın evlenme ve çocuk sahibi olma ihtimaline göre destek payları ayrılarak ve müteveffanın kaza tarihinde lise öğrencisi olduğu, 18 yaşında üretici konumuna geçeceği dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde, davacı baba ... lehine 1.437.766,87 TL, davacı anne ... lehine 1.518.710,57 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS sakatlanma/ölüm poliçe limitinin 1.800.000,00 TL olması nedeniyle garameten dağıtım yapıldığında, davacı baba ...'ın 875.359,42 TL, davacı anne ...'ın 924.640,58 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep haklarının bulunduğu belirlenmiş ve usul, yasaya uygun düzenlenmiş iş bu aktüerya uzmanına ait rapor hükme esas alınmıştır.SGK Başkanlığı'ndan rücuya tabi ödeme olmadığından, bu yönde bir indirime gidilmemiştir.Davalı taraf müterafik kusur indirimi yapılması isteminde bulunmuş ise de; kaza tespit tutanağında, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunda "belirsiz" olarak tespit yapıldığı, aksi duruma ilişkin davalı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı dikkate alınarak, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.Hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu, alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği, alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı, bu suretle yasal cevap süresi içerisinde hatır taşımasının ileri sürülmesi gerektiği dikkate alındığında, somut davada, davalı sigorta şirketi tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimi talep edildiği anlaşılmış olmakla, iş bu def'i yönünden dosya kapsamı incelenmiştir. Bu kapsamda, savcılık dosyasında alınan, ...'e ait 26/02/2024 tarihli ifade tutanağı incelendiğinde; "...olay günü ... isimli arkadaşım kendi kullandığı ... plakalı araç ile beni evden aldı. Birlikte Ulus Arena Spor Salonundaki konsere gittik. Onbeş dakika sonra konserden ... ve ... 'ı da alarak sitelerde biraz dolaştıktan sonra Karapürçek mahallesine geçtik. ..." şeklinde beyanda bulunulduğu, buna göre müteveffa ... 'in hatır için taşındığı dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin hatır taşıması indirimi istemi yerinde görülmüştür. Ancak, bilirkişi tarafından davacılar için ayrı ayrı belirlenen toplam zarar üzerinden indirildiğinde de, davacı baba ... yönünden (1.437.766,87TL x %20_=287.553.37, 1.437.766,87-287.553.37= )1.150.213,50 TL, davacı anne ... yönünden (1.518.710,57 TL x %20 =303.742,11, 1.518.710,57 -303.742,11=)1.214.968,46 TL olarak belirlenen destekten yoksun kalma tazminatının da poliçe limitinin üzerinde kaldığı dikkate alınarak, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile garameten belirlenen tazminat tutarları üzerinden davacıların ayrı ayrı davalarının kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenler ışığında, kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olmakla, davacılar tarafından, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketlerine yapılan ön başvurunun tebliğine ilişkin kayıtlar sunulmadığından, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 19/07/2024 tarihi itibariyle, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilmek ve sigortalı aracın hususi olması nedeniyle belirlenen tazminata temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:1-Davacı ...'ın davasının kabulü ile; 875.359,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 19/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı ...'ın davasının kabulü ile; 924.640,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının 19/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 122.958,00 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 18.777,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 104.180,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı ... tarafından yatırılan 2.989,60 TL harcın davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,5-Davacı ... tarafından yatırılan 15.788,00 TL harcın davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,6-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 137.303,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,7-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 144.696,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,8-Davacı ... tarafından yapılan 5.428,90 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, vekalet harcı, başvurma harcı ve posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 9-Davacı ... tarafından yapılan 4.560,80 TL ( bilirkişi ücreti, vekalet harcı) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 10- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 11-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, davacılar vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/11/2025 ................YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:DAVACI ...Bilirkişi Ücreti : 4.500,00 TLPosta Masrafı : 440,50 TLBaşvurma Harcı : 427,60 TLVekalet Harcı : 60,80 TLDAVACI ...Bilirkişi Ücreti : 4.500,00 TLVekalet Harcı : 60,80 TL