Milli Eğitim Bakanlığı şikayetiyle hırsızlık mahkumiyetinin onanması ve iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçunda zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında hırsızlık suçundan Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet hükmünü onama kararını, cezalandırmada eksiklik bulunsa da aleyhe temyiz olmadığı için hukuka uygun bularak onamıştır; ancak, suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının temyiz başvurusu üzerine, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen beraat hükmünü, suçun dava zamanaşımına uğraması nedeniyle bozarak bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine hükmetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/3980 E.  ,  2026/10209 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/2424 E., 2017/2477 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Milli Eğitim Bakanlığı
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraat kararı, istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Katılan sıfatını alabilecek surette atılı suçlardan zarar gören ve bu itibarla duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin hırsızlık eyleminin gece vakti gerçekleştiğine yönelik delil bulunmadığına, suçu ikrar eden sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına; suçtan zarar gören MEB vekilinin temyiz isteminin ise, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden verilen beraat kararının bozulması gerektiğine, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde
Sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143 maddelerinden uygulama yapılıp 7 yıl 6 ay hapis cezası verildikten sonra anılan yasanın 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine yazılı şekilde 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında şikâyetçilere yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
II)Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2-4 maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet karar tarihi olan 07.09.2017 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1-a maddesinde düzenlenen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.