7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmündeki kazanılmış hak ihlali kaynaklı ceza belirleme hatasının Yargıtayca düzeltilerek onanmasına karar verdi.
Özet: Sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin kararın temyiz incelemesinde, yargılama sürecinde usul ve esas yönünden bir eksiklik bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve diğer temyiz itirazlarının reddedildiği belirtilmiştir; ancak, bozma öncesi aleyhe temyiz olmaması nedeniyle kazanılmış hak kapsamında belirlenen cezanın infazı konusunda mahkemece "ile cezalandırılmasına" şeklinde verilen hükmün hukuka aykırı olduğu, doğru ibarenin "üzerinden infazına" olması gerektiği tespit edilmiş ve bu aykırılığın Yargıtay tarafından yeniden yargılamayı gerektirmeksizin düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hükümlerin ilgili bentlerindeki ifadeler değiştirilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2026/1163 E.  ,  2026/6737 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1079 E., 2025/783 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, suç eşyasının ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Bozma öncesi karar bakımından aleyhe temyiz bulunmaması nedeni ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerde ceza belirlendikten sonra, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezanın, kazanılmış hak nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanıkların sonuç ceza olarak "2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası'' ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümlerin sanıkların kazanılmış hakkının korunduğu bendlerinden "İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine gelmek üzere "ÜZERİNDEN İNFAZINA" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.