Davacı lehine verilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tescil kararının, tapulu taşınmazda görev ve delil eksikliği ile imar durumu araştırılmadığı gerekçesiyle bozulması.
Özet: Davacıların, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kadastro dışı bırakılan taşınmazın tescilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına uyarak verdiği kabul kararının; Hazine adına tescilli bir kısım taşınmaz için görevli mahkeme hususunda yeterli araştırma yapılmaması, kazandırıcı zilyetlik iddiasına rağmen hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması yerine soyut mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmesi, taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığının belirlenmemesi gibi eksiklikler nedeniyle usul ve yasaya aykırı bulunarak Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/179 E., 2024/154 K. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar .. vekili, .. .. vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... dava dilekçesinde; .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan ve 1997 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan temyize konu taşınmaz hakkında, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 04.07.2017 tarihli ve 2016/716 Esas, 2017/223 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Kapatılan (16). Hukuk Dairesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/3716 Esas, 2021/1345 Karar sayılı ilamıyla “Mahkemece öncelikle davacıya, davasını yasal hasım konumundaki .. Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan Büyükşehir Belediyesinden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve ayrıca keşif sonucu elde edilen bilirkişi rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanları yöntemine uygun bir biçimde yaptırılmalı, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanakları dosya arasına konulmalı ve yasal 3 aylık itiraz sürenin dolması beklenilmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazlarda davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının oluştuğu” gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu .. ili .. ilçesi .. köyü .. mevkinde bulunan ve dosyada mevcut fen bilirkişisi .. ..a ait 11.09.2013 tarihli raporda kırmızı renkle taralı olarak (A) harfiyle gösterilen 308,30 m²lik tescil harici bırakılan kısmın müteveffa davacı ...'in mirasçıları olan davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline; dava konusu .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 29 00... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile dosyada mevcut fen bilirkişisi ...'a ait 11.09.2013 tarihli raporda mavi renkle taralı olarak (B) harfiyle gösterilen 347,88 m²lik kısmın müteveffa davacı ...'in mirasçıları olan davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; husumetlerinin olmadığını taşınmazda kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; öncelikle çalılık vasfı ile ... adına tapuda kayıtlı bulunan 29 00... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna göre (B) harfiyle gösterilen kısmı davacılar adına tesciline karar verilmiş olup, taşınmaza ilişkin tapu kaydı incelendiğinde, tesis kadastrosu edinme sebebi ile 23.11.2010 tarihinde ... adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava ise 16.04.2010 tarihinde açılmış olup İlk Derece Mahkemesince, Kadastro Mahkemesinin görevli olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.Bundan ayrı olarak davacı taraf kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı halde dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması yapılmadan soyut mahalli bilirkişi beyanlarına göre karar verilmiştir.Yine taşınmazın öncesi itibarıyla imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu halde taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı da belirlenmemiştir.O halde İlk Derece Mahkemesince öncelikle 29 00... parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağı getirtilerek görev hususu üzerinde durulmalı, bundan sonra taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığı araştırılmalı, yöreye ait dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait (1985-1990-1995) yıllarına ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.